Kelimeler arşivinde; içinde "lale" olan, toplam 27 tane kelime bulunuyor. İçerisinde lale bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu lale ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında lale olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DENİZLALELERİ
LALETTAYİN, KEFELALESİ, DİLALENMEK, CELALETTİN
YÜLALEMEK, LALEAĞACI, BİLALEMEK
LALEDERE, GARALALE, LALEGÖLÜ, ALALEŞİŞ
LALEGÜL, LALEHAN, LALELİK, LALENGİ, LALERUH, ELLALEM, DALALET, LALEZAR, DELALET
ŞELALE, LALELİ, SÜLALE
ALALE, LALEK
LALE
LALE
Zambakgillerden, yaprakları uzun ve sivri, çiçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte bir süs bitkisi (Tulipa gesneriana). Ağır hapis mahkûmlarının boynuna geçirilen demir halka. Meyve koparmak için ucuna üçlü veya dörtlü bir çatal geçirilmiş sırık.
YÜLALEMEK
Bilemek, keskin duruma getirmek.
LALELİK
Osmanlı seramik ve cam sanatının güzel örneklerinden olan ve içine lale konulan vazo.
GARALALE
Karalâle.
LALETTAYİN
Herhangi bir. Sıradan.
DİLALENMEK
Üşenmek. Nazlanmak, Şımarmak.
BİLALEMEK
Bilemek.
ALALEŞİŞ
Hindi.
LALEGÜL
Lâle ve gül gibi güzel olan.
LALEGÖLÜ
Osmaniye kenti, Toprakkale belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
LALEHAN
Lâle gibi güzel olan.
LALEDERE
Yalova şehrinde, Kılıç bucağına bağlı bir yer.
KEFELALESİ
Utanmaz, arsız.
DENİZLALELERİ
Vücutları bir sapla deniz dibine bağlı veya serbest olabilen, beş veya daha fazla kollu, toplu durumda yaşayan derisi dikenlilerden bir sınıf.
LALEAĞACI
İçodunu yeşil kahverengi ile sarı arasında değişen, dışodunu açık sarı, hava kurusunun özgül ağırlığı 0.50-0,55 gr/cm3 olan bir tür ağaç.
CELALETTİN
Dinin ululuğu, yüceliği, büyüklüğü.
Bu bölümde tanımı içerisinde LALE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SOĞAN
Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki (Allium cepa). Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü.
ANEMON
Dağ lalesi.
CİMBEK
Küçük bir çeşit kuş. Çok esmer: Bizim cimbek kız Araplara benziyor. Sülalemizde kara yoktur amma.
ÇEKİŞLER
Çekiçler sülalesi.
SOY
Bir atadan gelen kimselerin topluluğu, sülale. Cins, tür, çeşit. İyi ve üstün nitelikleri bulunan. Manzum söz.
URUK
Soy, sülale.
ÇAĞLAK
Çağlayan. Yırtıcı kuş, çaylak. Suyun yüksekten düştüğü yer. Şelale, çağlayan.
TOHUM
Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey. Soy sop, döl, nesil, sülale. Spermatozoit.
ÇAĞLAYAN
Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar.
BEBECÜK
Lale tomurcuğu.
GÜNEŞTOPU
Acem lalesi.
ÇAVLAN
Şelale.
ANTROK
Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.
GELİŞİGÜZEL
Herhangi bir, baştan savma, rastgele, lalettayin. Üstünkörü.
ALEM
Bayrak. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça. Simge.
ZAMBAKGİLLER
Bir çeneklilerden, çiğdem, lale, soğan, pırasa, zambak vb. bitkileri içine alan bir familya.
AKMAÇ
Çağlayan, ırmak veya derede suyun hızlı aktığı yer. Şelale.
ATILAN
Çavlan, şelâle. Çağlayan, şelale.
LALEZAR
Lale yetiştirilen yer, lale bahçesi.
RASTGELE
Gelişigüzel. (ra'stgele) Seçmeden, iyisini kötüsünü ayırmadan, gelişigüzel, lalettayin.