Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kıyam" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kıyam ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kıyam olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kıyam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KIYAM
KIYAM
İslam inancına göre, ölümden sonra yeniden dirilip ayağa kalkma. Ayağa kalkma, ayakta durma. Namazda ayakta durma. Ayaklanma, başkaldırma, karşı gelme. Bir işe girişme, kalkışma, teşebbüs etme.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIYAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KİYAMET
Kıyamet.
RADİFE
Dinsel inanışa göre kıyamette üfürülecek surun ikincisi.
KALKIŞMA
Kalkışmak işi. İsyan, ayaklanma, kıyam.
CİMRİ
Elindeki parayı harcamaya kıyamayan, bitli, eli sıkı, ekti, hasis, kısmık, kibritçi, mıhsıçtı, nekes, pinti, sıkı, varyemez.
KIYAMAT
Kıyamet.
İSRAFİL
İslam inanışına göre kıyamet gününü, boru öttürerek bildirmekle görevli melek.
BERZAH
Kıstak. Dinî inanışlara göre ölenlerin ruhlarının kıyamete kadar bulunduğu yer.
DECCAL
Yalancı, fesat, dedikoducu (kimse). Dinî inanışlara göre kıyamete yakın bir zamanda ortaya çıkacak olan yalancı ve kötü yaradılışlı kimse.
ALAHOP
Kıyamet.
ARASAT
Müslüman inanışına göre, kıyamet günü bütün ölülerin dirilip toplanacakları yer.
HAŞİR
Toplanma, bir araya gelme. Kıyamet gününde ölülerin diriltilip mahşere çıkarılması.
TAPKIR
Basılarak sertleştirilmiş toprak, ekin, ot ve benzerleri şeyler. Bölge, semt : Yakın tapkırda bir kızıl kıyamet koptu. Bölük, manga, dizi, kafile. Istar adlı dokuma tezgahının alt bölümünde bulunan yuvarlak ağacı döndürmeye yarayan düzen. (Taşpınar Aksaray Niğde).
KIYAMET
Tek tanrılı dinlerin inanışına göre dünyanın sonu ve bütün ölülerin dirilerek mahşerde toplanacağı zaman, hesap günü, kıyamet günü, mahşer günü. Gürültülü karışıklık, gürültü patırtı. Büyük felaket, afet.
REKAT
Namazda bir kıyam, bir rükû ve iki secdeden oluşan bölüm.
MAHŞER
Kıyamet günü dirilenlerin toplanacaklarına inanılan yer. Büyük kalabalık. Kargaşa.
GIYAMET
Kıyamet.
GADAMAK
Bir şeyi bir yere sıkıca bağlamak, tutturmak, dikmek. Kısaltmak: Bizim çocuğun elbisesi çok uzun olmuş etekleri yerde sürünüyor, kesmiye kıyamadım içine büküp gadadım. Dayamak, yanaştırmak: Gapıyı geriye açtı duvara gadadı. Dikmek. Tamir etmek gayesiyle iki parçayı birbiri üzerine getirip dikmek; çivi ile tutturmak; perçinlemek; yamamak.
KİYİŞEMEMEK
Kıyamamak.