KIYAS ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kıyas" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. kıyas ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kıyas ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kıyas olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KIYAS

Bir tutma, denk sayma. Tasım. Karşılaştırma, oranlama, mukayese. Örnekseme.

KIYASLAMAK

Karşılaştırmak, oranlamak, örneksemek, mukayese etmek.

KIYASİ

Uygulama ve benzetme ile elde edilen. Kurala göre yapılmış, kurallı.

KIYASIMUKASSEM

İkilem.

KIYASLAR

Bolu şehrinde, Mengen belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KIYASLAMA

Kıyaslamak işi, mukayese.

KIYASLANMAK

Kıyaslama işi yapılmak, karşılaştırılmak.

KIYASIYA

Çok şiddetli, korkunç, müthiş. (kıya'sıya) Şiddetli bir biçimde.

KIYASEN

Kıyas edilerek, kıyas yoluyla. Karşılaştırarak, oranlayarak. Benzeterek.

KIYASLANMA

Kıyaslanmak işi.

  -   -   -  

Anlamında KIYAS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIYAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İKİLEM

İki önermesi bulunan ve her iki önermenin vargısı olan tasım, kıyasımukassem, dilemma. İnsanı istenmeyen seçeneklerden birini, çoğunlukla iki seçenekten birini izlemeye zorlayan tartışma, sorun veya usa vurma durumu.

KABUKİ

(Japonca) Japonya'da dans ve şarkı ile karışık olan halk dramının adı. Jap. Ka- Ezgi, Bu - Dans, Ki - Beceriklilik sözcüklerinin bir araya gelmesinden ortaya çıkan Kabuki soyluların tiyatrosu olan "No" ya kıyasla günlük yaşama yönlü Halk tiyatrosu.

KURALLI

Kuralı olan, kurala uygun olan, kaideli, kıyasi.

MUKAYESE

Benzeterek veya karşılaştırarak değerlendirme, karşılaştırma, kıyaslama.

KARŞILAŞTIRMAK

Karşılaştırma işini yaptırmak. Kişi ve nesnelerin benzer veya ayrı yanlarını incelemek için kıyaslamak, mukayese etmek. Dikişte giysinin bir yanına yapılmış olan işlemi, eşitlik sağlamak amacıyla öbür yanında uygulamak.

ORANLAMA

Oranlamak işi, tahmin, kıyas.

ÖRNEKSEME

Örneksemek işi. Bir kelime veya ek örnek tutularak başka kelime ve eklerin yaratılması, kıyas, analoji.

GRAFİKLER

Veri sonuçlarının daha kolay ve çabuk algılanabilmesi amacıyla kullanılan, göze hitap eden, bir olayın dağılımlarını, sayısal ve işlemsel özelliklerini, diğer olaylarla olan ilişkisini ve diğer olaylarla kıyaslanmasını ve ayrıca zaman içinde gösterdikleri değişimleri ortaya koyan ve poligon, daire pay ve çubuk gibi türleri olan geometrik biçimler.

TEPELEMEK

Ayakları altında ezmek. Kıyasıya dövmek. Bozguna uğratmak, hırpalamak. Öldürmek.

TASIM

Doğru olarak kabul edilen iki yargıdan üçüncü bir yargı çıkarma temeline dayanan bir uslamlama yolu, kıyas.

BİNKAT

Pek çok, kıyaslanmayacak ölçüde.

NAZARAN

Göre, oranla, kıyasla.

KARŞILAŞTIRMA

Kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese.

KIYAKI

Bir topluluğun bir ağızdan çıkardıkları ses, gürültü. Kıyasıya, haddinden fazla, lâyıkıyla, mükemmel. Müthiş, korkunç.

ORANLAMAK

Ölçmek, hesaplamak, hesap etmek. Eşit tutmak. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak hüküm vermek, tahmin etmek. Karşılaştırmak, kıyaslamak.

YOSMAK

Karşılaştırmak, benzetmek: Beni kendine yosma!. Yeğlemek: Künk, demir boruya yosulmaz. Saman, toprak ve benzerleri kürek ya da yaba ile ileri itmek. Deşmek, dağıtmak. Benzetmek, karşılaştırmak. Yığını dağıtmak. Düzeltmek, yaymak. Yerleştirmek, bastırmak. Kıyas etmek, benzetmek, benzetmeğe çalışmak, sanmak.

SKOPOMETRİ

Aydınlatılmış bir hattı sabit şiddetdeki bir alan ile kıyaslayarak renkleri veya bulanıklıkları denkleştiren veya birbirine uyduran nefelometrinin bir dalı.

BOĞAZLAŞMAK

Birbirini boğazlamak. Kıyasıya dövüşmek.

ORANLA

Herhangi bir şeye göre, herhangi bir şeyle kıyaslayarak, nispeten.