Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kıyas" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kıyas ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kıyas olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kıyas olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KIYAS
KIYAS
Bir tutma, denk sayma. Tasım. Karşılaştırma, oranlama, mukayese. Örnekseme.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIYAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ORANLAMA
Oranlamak işi, tahmin, kıyas.
MUKAYESE
Benzeterek veya karşılaştırarak değerlendirme, karşılaştırma, kıyaslama.
KIYAKI
Bir topluluğun bir ağızdan çıkardıkları ses, gürültü. Kıyasıya, haddinden fazla, lâyıkıyla, mükemmel. Müthiş, korkunç.
KIYASLAMA
Kıyaslamak işi, mukayese.
KIYASLANMAK
Kıyaslama işi yapılmak, karşılaştırılmak.
GRAFİKLER
Veri sonuçlarının daha kolay ve çabuk algılanabilmesi amacıyla kullanılan, göze hitap eden, bir olayın dağılımlarını, sayısal ve işlemsel özelliklerini, diğer olaylarla olan ilişkisini ve diğer olaylarla kıyaslanmasını ve ayrıca zaman içinde gösterdikleri değişimleri ortaya koyan ve poligon, daire pay ve çubuk gibi türleri olan geometrik biçimler.
ÖRNEKSEME
Örneksemek işi. Bir kelime veya ek örnek tutularak başka kelime ve eklerin yaratılması, kıyas, analoji.
BİNKAT
Pek çok, kıyaslanmayacak ölçüde.
İKİLEM
İki önermesi bulunan ve her iki önermenin vargısı olan tasım, kıyasımukassem, dilemma. İnsanı istenmeyen seçeneklerden birini, çoğunlukla iki seçenekten birini izlemeye zorlayan tartışma, sorun veya usa vurma durumu.
KIYASEN
Kıyas edilerek, kıyas yoluyla. Karşılaştırarak, oranlayarak. Benzeterek.
BOĞAZLAŞMAK
Birbirini boğazlamak. Kıyasıya dövüşmek.
KURALLI
Kuralı olan, kurala uygun olan, kaideli, kıyasi.
TASIM
Doğru olarak kabul edilen iki yargıdan üçüncü bir yargı çıkarma temeline dayanan bir uslamlama yolu, kıyas.
NAZARAN
Göre, oranla, kıyasla.
KABUKİ
(Japonca) Japonya'da dans ve şarkı ile karışık olan halk dramının adı. Jap. Ka- Ezgi, Bu - Dans, Ki - Beceriklilik sözcüklerinin bir araya gelmesinden ortaya çıkan Kabuki soyluların tiyatrosu olan "No" ya kıyasla günlük yaşama yönlü Halk tiyatrosu.
KARŞILAŞTIRMAK
Karşılaştırma işini yaptırmak. Kişi ve nesnelerin benzer veya ayrı yanlarını incelemek için kıyaslamak, mukayese etmek. Dikişte giysinin bir yanına yapılmış olan işlemi, eşitlik sağlamak amacıyla öbür yanında uygulamak.
KARŞILAŞTIRMA
Kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese.
ORANLA
Herhangi bir şeye göre, herhangi bir şeyle kıyaslayarak, nispeten.
ORANLAMAK
Ölçmek, hesaplamak, hesap etmek. Eşit tutmak. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak hüküm vermek, tahmin etmek. Karşılaştırmak, kıyaslamak.
TEPELEMEK
Ayakları altında ezmek. Kıyasıya dövmek. Bozguna uğratmak, hırpalamak. Öldürmek.