Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kırt" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kırt ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kırt olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kırt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KIRT
Küçük : Bunun askere alınmamasının sebebi daha kırttır. Gevrek, çabuk kırılan, az sert.
KIKIRT
Bir şeyin sonu.
KAÇKIRT
Bir çeşit ot.
KIZKIRT
Kızılımtırak, beyazla karışık kızıl renk.
KISKIRT
İyi kızarmış tandır ekmeği.
MIZKIRT
Cılız, sıska, çelimsiz.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIRT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EJEKTÖR
Fışkırtıcı.
DÜRTMEK
Ucu sivri bir şeyle veya elle hafifçe itmek. Değmek, dokunmak. İstenilen şeyi yaptırmak için birine kışkırtıcı söz söylemek, tahrik etmek. Uyarmak, ikaz etmek.
FİTLENMEK
Biri başkasına karşı kışkırtılmak.
FIŞKIRTMA
Fışkırtmak işi.
FİTİLLEMEK
Fişek, dinamit vb. patlayıcı maddelerin fitilini ateşlemek. Birini kızdırmak veya kışkırtmak, fitil vermek.
ÇÖĞDÜRMEK
İşemek. İleri doğru fışkırtmak.
FIŞKIRDAK
Sıvıları fışkırtmaya yarayan araç. Ağzındaki iki cam borudan biri üflendiğinde ötekinden su fışkıran, laboratuvarlarda yıkama işlerinde kullanılan bir deney aracı.
BÜROKRAT
Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yönetici. Devletle ilgili işlerin yürütülmesinde, kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştıran, kırtasiyeci, şekilci, formalist.
FISKİYE
Suyu yukarıya doğru, türlü biçimlerde fışkırtan ağızlık, fışkırık.
ATEŞLEMEK
Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.
GEVEZE
Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.
ARTEZYEN
Burgu ile delinerek açılan ve suyu yükseğe fışkırtan kuyu.
ATEŞLENDİRMEK
Coşturmak, kışkırtmak, şiddetlendirmek.
BÜROKRASİ
Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yöneticiler topluluğu. Devlet kurumlarında kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştırma, kırtasiyecilik.
DÜRTÜKLEMEK
Üst üste birkaç kez dürtmek. Birini uyarmak ya da kışkırtmak.
FİTLEMEK
Birini, başkasına karşı kışkırtmak, fitnelemek.
FİT
Birini başkasına karşı kışkırtma. Razı olma. Ödeşme. 30,5 santimetrelik İngiliz uzunluk ölçüsü birimi.
FIŞKIRTILMA
Fışkırtılmak işi.
FİTİLLENMEK
Fitil takılmak. Kızdırılmak, kışkırtılmak.
FISTIKLAMAK
Kışkırtmak amacıyla araya nifak sokmak.