Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kısı" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kısı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kısı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kısı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KAHVECİASKISI, ZIVANABIÇKISI
SABANBASKISI, TEPSİBIÇKISI
DENİZÇAKISI, GAFABIÇKISI, OYGUBIÇKISI, ŞAMRAZAKISI
KOLBIÇKISI
ARIÇAKISI, AŞIÇAKISI, ELBIŞKISI
TIPKISI, DIPKISI, KISKISI
KISI
KISI
Acı, sıkıntı: Yaratan, kısıda olanlara yardım eder.
KAHVECİASKISI
Kahvehanelerde çay, kahve ve diğer içilecek nesneleri taşımak için kullanılan saplı tepsi. (Bursa).
DENİZÇAKISI
Süline.
SABANBASKISI
Saban demirinin ökçeden ayrılmamasını sağlayan baş kısmı bükük çivi. (Akçaşar Yalvaç Isparta).
ŞAMRAZAKISI
Kalın kabuklu bir çeşit üzüm.
KOLBIÇKISI
Testere laması ip ya da telle gerdirilerek kullanılan, kollu ağaç kesme aracı. Büyük testere. (Kemalpaşa İzmir).
TEPSİBIÇKISI
Ortasından geçen bir mil yardımıyla dönen yuvarlak testere. (Yalvaç Isparta).
OYGUBIÇKISI
Tahta üzerinde oyma süs yapmakta kullanılan araç. (Maraş).
DIPKISI
Tıpkısı.
GAFABIÇKISI
Ağaç kesmeye yarayan iki ağızlı testere. (Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta).
ZIVANABIÇKISI
Pencerenin çerçeve tahtasına geçme açan testere. (Aksaray Niğde).
TIPKISI
Aynı.
ELBIŞKISI
Testere. (Senirkent Isparta).
ARIÇAKISI
Peteği kafesinden ayırmak için kullanılan aşı çakısı. (Bursa).
AŞIÇAKISI
Ağaçlara aşı yapmakta kullanılan bıçak. (Bursa).
KISKISI
Cimri, pinti.
Bu bölümde tanımı içerisinde KISI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKTÖR
Erkek oyuncu. Herhangi bir olayda etkisi veya katkısı olan kimse.
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
BASIK
Basılmış, yassılaşmış. Çok yüksek olmayan, alçak. Kısık.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
BASKICI
İşlenecek kumaşlar üzerine kalıplara resim basan kimse. Kısıtlayan. Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
BASKISIZ
Hak ve özgürlükleri kısıtlanmamış. Terbiyesiz, ahlaksız. Disiplinsiz.
ASLIK
Kısır olan (kadın veya dişi hayvan).
BAŞIBOŞ
Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan. (başı'boş) Kendi isteğine göre, hiçbir etki altında kalmadan. (başı'boş) Yönetimsiz, baskısız, denetimsiz bir biçimde. Bağlanmamış, serbest bırakılmış.
ALVEOL
Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.
BASKILI
Baskısı olan.
AKROMEGALİ
Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.
AKAMET
Kısırlık, verimsizlik. Başarısızlık, sonuçsuzluk.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
ARMATÜR
Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım. Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası.
AYET
Kur'an surelerini oluşturan kısımlardan her biri.
ASKILI
Askısı olan.
ATKILI
Atkısı olan.
AKSAM
Kısımlar.
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.