Kelimeler arşivi içinde; başında "kırt" olan, toplam 50 adet kelime bulunmaktadır. kırt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kırt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kırt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KIRTIPİLLEŞMEK, KIRTASİYECİLİK
KIRTIPİLLEŞME
KIRTASİYECİ
KIRTIŞIKLI, KIRTKIRTCI, KIRTIKIRAN, KIRTLATMAK
KIRTLAMAK, KIRTASİYE, KIRTARMAK, KIRTIŞMIK
KIRTILCI, KIRTİŞİK, KIRTIPİL, KIRTIRAK, KIRTLAMA, KIRTDAMA, KIRTEKİN, KIRTÇALA, KIRTARLA, KIRTANEK, KIRTABAN
KIRTLAN, KIRTLAK, KIRTNAK, KIRTLAZ, KIRTLIK, KIRTMAĞ, KIRTMAK, KIRTMIL, KIRTDIK, KIRTEKE, KIRTEPE
KIRTIN, KIRTAÇ, KIRTAK, KIRTAL, KIRTAN, KIRTAŞ, KIRTAY, KIRTIÇ, KIRTIK, KIRTIL, KIRTİŞ, KIRTİK, KIRTİG, KIRTIZ, KIRTIŞ
KIRT
KIRT
Küçük : Bunun askere alınmamasının sebebi daha kırttır. Gevrek, çabuk kırılan, az sert.
KIRTKIRTCI
Cimri, pinti.
KIRTARMAK
Üşümek, donmak : Elin ayağın kırtarmış, gel de biraz ısın. Karıştırmak, çatmak.
KIRTIKIRAN
Ekin bitmeyen kıraç yer.
KIRTILCI
Vergi toplayan.
KIRTIŞMIK
Çok buruşmuş (yüz için).
KIRTASİYECİ
Kırtasiye satan kimse. Bürokrat.
KIRTASİYE
Defter, kâğıt, kalem, mürekkep vb. yazı araç ve gereçlerinin bütünü. Kâğıtla yapılmış olan işlemler.
KIRTIPİLLEŞMEK
Kırtıpil durumunda olmak.
KIRTASİYECİLİK
Kırtasiyecinin yaptığı iş. Bürokrasi.
KIRTIPİLLEŞME
Kırtıpilleşmek işi veya durumu.
KIRTIŞIKLI
Açılıp kapanan (hava için): Kırtışıklı hava insanı işden alıkoyar.
KIRTİŞİK
Sert, sıkışık.
KIRTLAMAK
Yavaş yavaş pişirmek. Bir şeyi az az ısırmak. Birşeyi küçük parçalara bölmek.
KIRTIPİL
Değersiz, bayağı, yarım yamalak.
KIRTLATMAK
Parmakları bükerek ek yerlerini çatlatmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIRT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FISKİYE
Suyu yukarıya doğru, türlü biçimlerde fışkırtan ağızlık, fışkırık.
BÜROKRASİ
Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yöneticiler topluluğu. Devlet kurumlarında kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştırma, kırtasiyecilik.
FIŞKIRDAK
Sıvıları fışkırtmaya yarayan araç. Ağzındaki iki cam borudan biri üflendiğinde ötekinden su fışkıran, laboratuvarlarda yıkama işlerinde kullanılan bir deney aracı.
BÜROKRAT
Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yönetici. Devletle ilgili işlerin yürütülmesinde, kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştıran, kırtasiyeci, şekilci, formalist.
FIŞKIRTMA
Fışkırtmak işi.
FİT
Birini başkasına karşı kışkırtma. Razı olma. Ödeşme. 30,5 santimetrelik İngiliz uzunluk ölçüsü birimi.
ÇÖĞDÜRMEK
İşemek. İleri doğru fışkırtmak.
FİTİLLEMEK
Fişek, dinamit vb. patlayıcı maddelerin fitilini ateşlemek. Birini kızdırmak veya kışkırtmak, fitil vermek.
FIŞKIRTILMA
Fışkırtılmak işi.
FİTLEMEK
Birini, başkasına karşı kışkırtmak, fitnelemek.
ARTEZYEN
Burgu ile delinerek açılan ve suyu yükseğe fışkırtan kuyu.
EJEKTÖR
Fışkırtıcı.
FİTİLLENMEK
Fitil takılmak. Kızdırılmak, kışkırtılmak.
DÜRTMEK
Ucu sivri bir şeyle veya elle hafifçe itmek. Değmek, dokunmak. İstenilen şeyi yaptırmak için birine kışkırtıcı söz söylemek, tahrik etmek. Uyarmak, ikaz etmek.
GEVEZE
Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.
FISTIKLAMAK
Kışkırtmak amacıyla araya nifak sokmak.
ATEŞLENDİRMEK
Coşturmak, kışkırtmak, şiddetlendirmek.
FİTLENMEK
Biri başkasına karşı kışkırtılmak.
ATEŞLEMEK
Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.
DÜRTÜKLEMEK
Üst üste birkaç kez dürtmek. Birini uyarmak ya da kışkırtmak.