Sonu KINA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kına" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kına ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kına olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kına olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KINA

Kına ağacının kurutulmuş yapraklarından elde edilen, saç ve elleri boyamakta kullanılan toz.

KINAKINA

Kök boyasıgillerden, asıl yurdu Güney Amerika olan, Hindistan ve Endonezya'da da yetiştirilen, kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç (Cinchona). Bu bitkiden yapılmış olan içecek.

ŞARAPKINA

Üzüm kaynatma ocak ve araçlarının bulunduğu yer. (Güney Yeşilova Burdur).

HAKINA

Hakkıyla, gereği gibi: Keski Fatma gibi bir gelinim olsa, hakına gelin. Bir yaşında dişi keçi. İki yaşında yavrulayan keçi. İki ya da üç yaşında yavrulayan büyük ve küçük baş hayvan. Üç yaşında dişi sığır.

KIZKINA

Küçük kız.

ACABAKINA

Acaba.

HASKINA

Kına gecesi.

TIKITIKINA

Tastamam, eşit, tam, uygun : Saat yerine tıkıtıkına geldi.

  -   -   -  

Anlamında KINA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KINA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYIPLAMAK

Kınamak.

KINALAMA

Kınalamak işi.

GÜNAYDIN

"İyi sabahlar" anlamında sabahları söylenen bir selamlama sözü. Yeni mi farkına vardın? anlamında bir söz.

AYIPLAMA

Kınama.

BAKMAK

Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.

HİSSETMEK

Fiziksel bir uyarıyı duymak. Saymak, addetmek. Sezmek, farkına varmak, anlamak. Bir şeyden etkilenmek, duymak.

AĞALANMAK

Ağa tavrı takınarak çalım yapmak.

ÇIKINLAMAK

Çıkına koyup bağlamak.

AYMAZLIK

Çevresinde olup bitenlerin farkına varamama durumu, aymaza yakışacak durum, gafillik, gaflet, dalgı.

KINALAMAK

Kına koymak, kına ile boyamak.

ELÇEK

Gelinin elinin içine kına yakılmasından sonra giydiği, kumaştan yapılmış bir eldiven türü.

DEDİKODU

Başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılmış olan konuşma, kov, gıybet, kılükal.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

ÇAPKINCA

Çapkına benzer bir biçimde. Çapkın bir biçimde olan.

AYMAZ

Çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan, sezmeyen (kimse), gözü bağlı, gafil, bilgisiz.

KESTİRMEK

Kesme işini yaptırmak. Kısa bir süre uyumak, şekerleme yapmak. Anlamak, farkına varmak. Akıl yolu ile gerçeğe yakın bir yargıya varmak, tahmin etmek. Kesilmesini sağlamak, kesilmesine yol açmak. Karar vermek.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

HOPPALA

Bebeklerin içine konup zıplayarak eğlenmelerini sağlayan yaylı araç. Küçük çocuklar atlarken onları yüreklendirmek için söylenen bir söz. Şaşma ile birlikte kınama anlatan bir söz.

ÇAKILMAK

Çakma işine konu olmak. Ortaya çıkmak, farkına varılmak, anlaşılmak. Hızla düşüp saplanmak.

CAMGÜZELİ

Evlerde süs olarak yetiştirilen, pembe, kırmızı çiçekler açan bir tür kına çiçeği (Impatiens sultanı).