KINC ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kınc" olan, toplam 32 adet kelime bulunmaktadır. kınc ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kınc ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kınc olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KINCIFIRLANMAK, KINCİFİRLENMEK

13 harfli kelimeler

KINCIFIRDAMAK

12 harfli kelimeler

KINCIKLANMAK

11 harfli kelimeler

KINCİKLEMEK, KINCIKLAMAK

10 harfli kelimeler

KINCALAMAK, KINCIFILLI

9 harfli kelimeler

KINCITMAĞ, KINCIRLIK, KINCITMAK, KINCIFMAK, KINCIRDAK, KINCETMEK, KINCALMAK, KINCIRGIÇ

8 harfli kelimeler

KINCIRAK, KINCIRIK, KINCIMAK, KINCILAR, KINCIFLI, KINCIFIR

7 harfli kelimeler

KINCİYH, KINCOLA, KINCILI, KINCALI

6 harfli kelimeler

KINCIR, KINCIL, KINCIK, KINCİK, KINCAL

Bazı kelimelerin anlamları

KINC

Uslu, sessiz : Kınc oturah.

KINCALAMAK

Bilip bilmeden fikir yürütmek.

KINCIFIRLANMAK

Nazlanmak, cilve yapmak. İstemeyerek gönlü yatmak.

KINCIRLIK

Tahterevalli.

KINCİKLEMEK

Gıdıklamak.

KINCIKLAMAK

Gıdıklamak. İplik dolaşmak : İpliği kıncıklama.

KINCETMEK

Kırkım zamanı gelmeden koyun sırtından el ile yün koparmak.

KINCIFIRDAMAK

Nazlanmak, cilve yapmak.

KINCİFİRLENMEK

Nazlanmak, cilve yapmak.

KINCIRDAK

Tahterevalli.

KINCIFILLI

Çok süslü, temiz ve güzel giyinen.

KINCALMAK

Olduğundan başka görünmek, yapmacık davranışlarda bulunmak, gösteriş yapmak.

KINCITMAK

Ezmek, örselemek. Dolaştırmak; buruşturmak.

KINCIKLANMAK

Gıdıklanmak.

KINCITMAĞ

Sinirlenerek dişlerini sıkmak.

KINCIFMAK

Huylanmak, çekinmek. Üşenmek.

  -   -   -  

Anlamında KINC bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KINC geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GÖRÜNÜRDE

Dıştan bakınca, görünüşe göre, ortada, meydanda.

MAŞALIK

Başkasının pek de hoş olmayan, sakıncalı isteklerine, amaçlarına alet olma durumu. Aşırı hırçınlık, yaramazlık yüzünden dayak yemeye aday (çocuk).

ÖRTMECE

Söylenmesi kaba, çirkin veya sakıncalı görülen nesnelerin, kavramların, başka kelimelerle daha uygun ve edepli bir biçimde anlatılması, edebikelam. Kandırma, gizleme.

ÖRTÜNMEK

Kendi üzerine bir şey örtmek. Kadın, dinî açıdan görünmesi sakıncalı olan yerlerini örtmek.

NAMAHREM

Evlenmelerinde yasa bakımından sakınca olmayan (kadın ve erkek). Yabancı, el.

EMİN

Güvenli. Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz. Osmanlı Devleti'nde bazı devlet görevlerindeki sorumlu kişi. Şüphesi olmayan.

CAİZ

Din, yasa, töre vb. bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen. Uygun, yerinde sayılan, yakışık alan.

ÇÜRÜKLÜK

Çürük olma durumu. Sakıncalı, şüpheli, belirsiz durum. İşe yaramayan maddelerin bırakıldığı yer.

MÜBAH

Dinî bakımdan yapılmasında sakınca olmayan, yapılması günah veya sevap olmayan. Yapılmasında sakınca görülmeyen.

İTİRAF

Başkaları tarafından bilinmesi sakıncalı görülen bir gerçeği saklamaktan vazgeçip açıklama, söyleme, bildirme.

MAHZUR

Sakınca. Engel.

DIŞRAK

Herkesin öğrenmesinde sakınca görülmeyen, gizli kapalı olmayan (her türlü bilgi, öğreti), içrek karşıtı.

İSTER

Bir şeyin yapılabilmesinin veya olabilmesinin bağlı olduğu şey, gerek, icap, lüzum. Cümledeki görevleri aynı olan kelimelerin ayrı ayrı her birinin başına getirilerek herhangi birinin onanmasında sakınca olmadığını anlatan bir söz.

ENGELSİZ

Engeli olmayan, mâniasız. Engeli, sıkıntısız, sakıncası olmayan bir biçimde.

BELA

İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum. Hak edilen ceza. Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse.

MALKOÇ

Osmanlılarda akıncılar ocağının komutanı.

KAZALI

Kazaya yol açan, sakıncalı, tehlikeli. İlçesi olan. Kaza geçirmiş olan.

AKINCILIK

Akıncı olma durumu.

ÇAPKINLIK

Çapkın olma durumu. Çapkınca davranış.

MAHZURLU

Sakıncalı.