Kelimeler arşivinde; içinde "kınc" olan, toplam 62 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kınc bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kınc ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kınc olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KINCIFIRLANMAK, KINCİFİRLENMEK
KINCIFIRDAMAK, SAKINCASIZLIK
ŞAŞKINCASINA, KINCIKLANMAK
ZIPKINCILIK, KINCIKLAMAK, KINCİKLEMEK
SAKINCASIZ, AŞKINCILIK, KINCIFILLI, KINCALAMAK
KINCITMAĞ, KINCIRLIK, KINCIRGIÇ, KINCIRDAK, KINCITMAK, KINCIFMAK, AKINCILAR, KINCETMEK, KINCALMAK, AKINCILIK, SAKINCALI, KAYKINCAK, AKINCIBAY
KINCILAR, ÖZAKINCI, BAKINCAK, BASKINCI, ÇAPKINCA, KIRKINCI, KINCIRIK, ŞAŞKINCA, KINCIRAK, KINCIMAK, TAKINCAK, ZIPKINCI, YAKINCAK, KINCIFLI, BIÇKINCA, KINCIFIR, ÇAKINCIK, TAŞKINCA, ERAKINCI
SAKINCA, KINCOLA, KINCİYH, HAKINCA, KINCALI, DAKINCO, AŞKINCI, YAKINCA, KINCILI, AKINCAK
AKINCI, KINCIR, KINCİK, KINCIL, KINCIK, KINCAL
KINC
KINC
Uslu, sessiz : Kınc oturah.
AŞKINCILIK
Birey ve evrenseli birleştirmeye çalışan ahlaki nitelikli Amerikan felsefesi.
KINCİFİRLENMEK
Nazlanmak, cilve yapmak.
SAKINCASIZLIK
Sakıncasız olma durumu.
KINCİKLEMEK
Gıdıklamak.
ZIPKINCILIK
Zıpkıncı olma durumu.
ŞAŞKINCASINA
Şaşkınca.
KINCALAMAK
Bilip bilmeden fikir yürütmek.
KINCIKLAMAK
Gıdıklamak. İplik dolaşmak : İpliği kıncıklama.
SAKINCASIZ
Sakınmayı gerektirmeyen, mahzursuz.
KINCIFIRDAMAK
Nazlanmak, cilve yapmak.
KINCIFIRLANMAK
Nazlanmak, cilve yapmak. İstemeyerek gönlü yatmak.
KINCIFILLI
Çok süslü, temiz ve güzel giyinen.
KINCIKLANMAK
Gıdıklanmak.
KINCIRLIK
Tahterevalli.
KINCITMAĞ
Sinirlenerek dişlerini sıkmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KINC geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAHZURLU
Sakıncalı.
CAİZ
Din, yasa, töre vb. bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen. Uygun, yerinde sayılan, yakışık alan.
KAZALI
Kazaya yol açan, sakıncalı, tehlikeli. İlçesi olan. Kaza geçirmiş olan.
AKINCILIK
Akıncı olma durumu.
NAMAHREM
Evlenmelerinde yasa bakımından sakınca olmayan (kadın ve erkek). Yabancı, el.
MÜBAH
Dinî bakımdan yapılmasında sakınca olmayan, yapılması günah veya sevap olmayan. Yapılmasında sakınca görülmeyen.
ÇAPKINLIK
Çapkın olma durumu. Çapkınca davranış.
İTİRAF
Başkaları tarafından bilinmesi sakıncalı görülen bir gerçeği saklamaktan vazgeçip açıklama, söyleme, bildirme.
GÖRÜNÜRDE
Dıştan bakınca, görünüşe göre, ortada, meydanda.
DIŞRAK
Herkesin öğrenmesinde sakınca görülmeyen, gizli kapalı olmayan (her türlü bilgi, öğreti), içrek karşıtı.
ÇÜRÜKLÜK
Çürük olma durumu. Sakıncalı, şüpheli, belirsiz durum. İşe yaramayan maddelerin bırakıldığı yer.
ÖRTÜNMEK
Kendi üzerine bir şey örtmek. Kadın, dinî açıdan görünmesi sakıncalı olan yerlerini örtmek.
MAHZUR
Sakınca. Engel.
ÖRTMECE
Söylenmesi kaba, çirkin veya sakıncalı görülen nesnelerin, kavramların, başka kelimelerle daha uygun ve edepli bir biçimde anlatılması, edebikelam. Kandırma, gizleme.
ENGELSİZ
Engeli olmayan, mâniasız. Engeli, sıkıntısız, sakıncası olmayan bir biçimde.
BELA
İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum. Hak edilen ceza. Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse.
EMİN
Güvenli. Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz. Osmanlı Devleti'nde bazı devlet görevlerindeki sorumlu kişi. Şüphesi olmayan.
MAŞALIK
Başkasının pek de hoş olmayan, sakıncalı isteklerine, amaçlarına alet olma durumu. Aşırı hırçınlık, yaramazlık yüzünden dayak yemeye aday (çocuk).
İSTER
Bir şeyin yapılabilmesinin veya olabilmesinin bağlı olduğu şey, gerek, icap, lüzum. Cümledeki görevleri aynı olan kelimelerin ayrı ayrı her birinin başına getirilerek herhangi birinin onanmasında sakınca olmadığını anlatan bir söz.
MALKOÇ
Osmanlılarda akıncılar ocağının komutanı.