Kelimeler arşivi içinde; başında "kıl" olan, toplam 297 adet kelime bulunmaktadır. kıl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kıl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KILIÇBALIĞIGİLLER
KILIÇKUYRUKLULAR
KILÇIKBAŞLILAR, KILIKSIZLAŞMAK, KILLENSİNMEMEK
KILCALKURTLAR, KILDIRABİLMEK, KILIBIKLAŞMAK, KILIÇOYUNCUSU, KILIKSIZLAŞMA
KILAVUZLAMAK, KILAYAKLILAR, KILÇIKSIZLIK, KILDIRABİLME, KILIBIKLAŞMA, KILIÇLIYAYLA, KILINABİLMEK, KILKÜFLÜCESİ
KILAĞILAMAK, KILAĞLANMAK, KILAVLANMAK, KILAVULAMAK, KILAVUZLAMA, KILAVUZÖMER, KILAVUZTEPE, KILCALDAMAR, KILÇIKLILIK, KILDIRDAMAK, KILDIRKIBIÇ, KILDIRLAMAK, KILIÇARSLAN, KILIÇBALIĞI, KILIÇGAGALI, KILIÇGEDİĞİ, KILIÇKALKAN, KILIÇKUYRUK, KILIÇLAŞMAK, KILIÇMEHMET, KILIÇPINARI, KILIFSIZLIK, KILIKLANMAK, KILIKSIZLIK, KILINABİLME, KILKIRDAMAK, KILLANLAMAK
KILABİLMEK, KILAĞILAMA, KILAĞLAMAK, KILALANMAK, KILAVLAMAK, KILAVUZLAR, KILAVUZLUK, KILDIRAMAK, KILDIRAVUK, KILDIRAYIK, KILDIRTMAK, KILFIRANGA, KILFIRANGI, KILIBIKLIK, KILIÇASLAN, KILIÇÇILAR, KILIÇDOĞAN, KILIÇGÜNEY, KILIÇKIŞLA, KILIÇLAMAK, KILIÇLAYIŞ, KILIÇLILAR, KILIÇOYUNU, KILIÇTUTAN, KILIÇYUTAN, KILIFLAMAK, KILIKLILIK, KILIKSIZCA, KILINÇKAYA, KILIVERMEK, Devamını Oku »»
KILABİLME, KILAFATLI, KILAĞISIZ, KILAVUZLU, KILCALLIK, KILCANLAR, KILCIKSIZ, KILÇATLAK, KILÇATMAK, KILÇIKSIZ, KILDIRDAK, KILDIRDEK, KILDIRGIÇ, KILDIRMAK, KILDURMAK, KILEFETLİ, KILGUYRUK, KILIÇARPA, KILIÇDERE, KILIÇHANE, KILIÇKAYA, KILIÇLAMA, KILIÇÖREN, KILIÇTAŞI, KILIÇYAKA, KILIFLAMA, KILIKESİK, KILIKLAMA, KILINÇOTU, KILIRTMAK, Devamını Oku »»
KILAĞILI, KILAMADA, KILAPTAN, KILBASAN, KILCIKLI, KILCILAR, KILÇADIR, KILÇANNI, KILÇIKLI, KILDENCE, KILDIRAK, KILDIRAN, KILDIRGI, KILDIRIK, KILDIRKI, KILDIRMA, KILDUMAN, KILENMEK, KILGISAL, KILICINA, KILIÇALP, KILIÇARI, KILIÇBAY, KILIÇHAN, KILIÇKÖY, KILIÇLAR, KILIFSIZ, KILIHSIZ, KILIKILI, KILIKLIK, Devamını Oku »»
KILACUK, KILAÇNA, KILAGLI, KILAĞIZ, KILAĞLI, KILAMIK, KILAMUK, KILANLI, KILATMA, KILAVAN, KILAVAT, KILAVLI, KILAVUZ, KILBAŞI, KILEVLİ, KILGILI, KILIBIK, KILICAN, KILIÇAL, KILIÇAN, KILIÇÇI, KILIÇEL, KILIÇER, KILIÇLI, KILIFÇI, KILIFLI, KILIKÇI, KILIKLI, KILINIŞ, KILINMA, Devamını Oku »»
KILADE, KILAGI, KILAĞI, KILALI, KILAMA, KILANI, KILAPA, KILBAŞ, KILBAZ, KILBIK, KILBIZ, KILCAL, KILCAN, KILCAR, KILCIR, KILÇAK, KILÇAM, KILÇAN, KILÇAR, KILÇIK, KILDAK, KILDAM, KILDEN, KILDIÇ, KILDIK, KILDIR, KILDİK, KILEVİ, KILGIL, KILGIN, Devamını Oku »»
KILAÇ, KILAĞ, KILAN, KILAP, KILAV, KILCI, KILGI, KILIÇ, KILIF, KILIĞ, KILIK, KILIN, KILIR, KILIŞ, KILİK, KILİR, KILLA, KILLE, KILLI, KILMA, KILON, KILTI
KILA, KILE, KILI, KILİ, KILK, KILT
KIL
KIL
Bazı hayvanların derisinde, insan vücudunun belli yerlerinde çıkan, üst deri ürünü olan ipliksi uzantı. Keçi tüyü. Huysuz, geçimsiz (kimse). Bitkilerde görülen, genellikle silindirimsi, içi boş, çok ince uzantı. Keçi tüyünden yapılmış veya dokunmuş olan.
KILIKSIZLAŞMA
Kılıksızlaşmak işi.
KILIÇBALIĞIGİLLER
(Xiphiidae),( Yun. xiphos = kılıç) Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının kemikli-balıklar (Teleostei) takımının dikenliyüzgeçliler (Acanthopterygii) alt-takımına giren bir familyası. Dişleri ve pulları yoktur. Tek türü vardır: Kılıç balığı (Xiphias gladius).
KILÇIKBAŞLILAR
Sindirim aygıtları olmayan, yaşamları boyunca asalaklık eden, genellikle uzunlamasına yuvarlak, hortumları dikenli solucanlar sınıfı; başıdikenliler.
KILÇIKSIZLIK
Kılçıksız olma durumu.
KILIKSIZLAŞMAK
Kılıksız duruma gelmek.
KILDIRABİLME
Kıldırabilmek işi.
KILIBIKLAŞMA
Kılıbıklaşmak işi.
KILCALKURTLAR
Bir dizi gözeden yapılma yemek boruları kılcal ve yarı boydan kısa, yumurtalıkları tek, gövdelerinin son ucu ön ucundan kalın olmayan yuvarlak solucanlar familyası.
KILIÇKUYRUKLULAR
Eklem bacaklılar (Arthropoda ) şubesinden, denizlerde yaşayan, telsonları kılıç gibi uzun ve sivri bir kuyruk dikeni biçiminde olan bir sınıf.
KILAVUZLAMAK
Kılavuzluk etmek.
KILLENSİNMEMEK
İnsan yerine koymamak, önem vermemek.
KILAYAKLILAR
Çeşitli türleri, birçok asalak solucanın arakonakçılığını yapan halkalılar sınıfı.
KILIÇOYUNCUSU
Kılıçoyunu savutlarıyle çalışan ve yarışan sporcu.
KILIBIKLAŞMAK
Kılıbık duruma gelmek.
KILDIRABİLMEK
Kıldırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKILLANDIRMA
Akıllandırmak işi.
AÇKILAMA
Açkılamak işi.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AKBALIK
Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılmış olan bir balık (Leuciscus). Akya balığı.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
ACIKILMA
Acıkılmak işi.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AKILLANMA
Akıllanmak durumu.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
AKILCI
Akılcılıktan yana olan, usçu, rasyonalist (kimse). Akılcılıkla ilgili.
AKGÜNLÜK
Tütsü olarak yakılan bir ağaç sakızı türü.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AÇKILATMA
Açkılatmak işi.
AÇKILANMA
Açkılanmak işi.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
AHMAKLIK
Zekâsı az gelişmiş olma durumu, budalalık, anlayışsızlık, akılsızlık.
AÇIT
Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.