Kelimeler arşivi içinde; başında "kım" olan, toplam 68 adet kelime bulunmaktadır. kım ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kım ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kım olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KIMILDAYABİLMEK, KIMILDATABİLMEK
KIMILDATABİLME, KIMILDAYABİLME
KIMILTISIZLIK
KIMILDANMAK, KIMIŞTATMAK, KIMILDATMAK
KIMILDATMA, KIMILDAYIŞ, KIMILDANMA, KIMILDANIŞ, KIMILDAMAK, KIMIŞTAMAK, KIMILTISIZ, KIMILKURDU
KIMŞANMAK, KIMILKIZI, KIMILDAMA, KIMILTILI, KIMIŞIRIK, KIMRATMAK, KIMDINMAK, KIMDANMAK, KIMÇITMAK, KIMÇIRMAK, KIMCAŞMAK, KIMÇINMAK, KIMLANMAK, KIMCIŞMAK, KIMRANMAK, KIMRAŞMAK
KIMUŞMAK, KIMINMAK, KIMRAMAK, KIMLANMA, KIMIŞMAK, KIMIRMAK, KIMILDAK, KIMDIMAK, KIMÇIMAK, KIMÇIRIK
KIMALAK, KIMICIK, KIMPAÇA, KIMKIMA, KIMILTI
KIMKIM, KIMSIR, KIMBIL, KIMÇAN, KIMÇIK, KIMPIŞ, KIMPEŞ, KIMKAK, KIMDIK, KIMFIS
KIMIZ, KIMIT, KIMLI, KIMGA, KIMIŞ, KIMÇI, KIMIR, KIMIÇ, KIMIK, KIMIL
KIM
KIM
Koyun, keçi gübresi. Külah. Sus, sakın ha anlamında ünlem. Bağlanmış at.
KIMILDATMAK
Yerinden biraz oynatmak, hafifçe hareketlendirmek.
KIMILDANMAK
Kımıldamak.
KIMILDANIŞ
Kımıldanma işi.
KIMILTISIZLIK
Kımıltısız olma durumu.
KIMILDAYABİLME
Kımıldayabilmek işi.
KIMILDATABİLME
Kımıldatabilmek işi.
KIMILDATABİLMEK
Kımıldatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KIMIŞTAMAK
Kımıldamak, kıpırdamak.
KIMILDAYIŞ
Kımıldama işi.
KIMIŞTATMAK
Ağzını yavaş yavaş kımıldatarak birşey çiğnemek : Ağzını kımıştatıp durur, gine gizli gizli birşey yiyor galiba.
KIMILDAMAK
Yerinde hafifçe hareketlenmek.
KIMILTISIZ
Kımıltısı bulunmayan, kıpırdamayan.
KIMILDATMA
Kımıldatmak işi.
KIMILDAYABİLMEK
Kımıldama imkânı veya olasılığı bulunmak.
KIMILDANMA
Kımıldanmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
AKRAN
Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, böğür, taydaş, öğür.
AKASYA
Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
AKCİĞERLİLER
Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı.
AKIMÖLÇER
Bir elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan aygıt, amperölçer, ampermetre.
AKARLAR
Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.
AKIŞKANLAŞTIRMA
Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
AKIMCI
Belli bir akıma bağlı kişi.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
AHLAKÇA
Ahlak anlayışına göre, ahlak değerleri bakımından, ahlaken.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
AKREP
Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.
ADAMCA
İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.
AKREPLER
Örümceğimsilerin, örneği akrep olan takımı.
AKBABAGİLLER
Gündüz yırtıcıları alt takımının, kanatları geniş ve büyük olan, iyi uçan büyük kuşları içine alan bir familyası.