Kelimeler arşivi içinde; başında "kın" olan, toplam 201 adet kelime bulunmaktadır. kın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KINCIFIRLANMAK, KINCİFİRLENMEK
KINCIFIRDAMAK, KINDIRIBUĞDAY, KINIKDELİLERİ, KINKANATLILAR
KINALIPARMAK, KINAYABİLMEK, KINCIKLANMAK, KINDILLANMAK, KINDIRLANMAK, KINGIRDANMAK
KINAYABİLME, KINCIKLAMAK, KINCİKLEMEK, KINDILLAMAK, KINDIRDAMAK, KINDIRIŞMAK, KINDIRLAMAK, KINDIŞLAMAK, KINIKININDA, KINIKTIRMAK, KINTIRLAMAK
KINAÇLAMAK, KINALANMAK, KINALITEPE, KINAMSAVUK, KINASIZLIK, KINCALAMAK, KINCIFILLI, KINDIRALIK, KINDIRTMAK, KINIKASLAN, KINIKGÜNEY, KINIKININA, KINIKKONAZ, KINIKSIMAK, KINNAÇLAMA
KINALAMAK, KINALANMA, KINALIÇAM, KINALIKOÇ, KINALITAŞ, KINAYTÜRK, KINBIÇAĞI, KINCALMAK, KINCETMEK, KINCIFMAK, KINCIRDAK, KINCIRGIÇ, KINCIRLIK, KINCITMAĞ, KINCITMAK, KINÇIRLIK, KINDIRALİ, KINDIRDAK, KINDIRGEÇ, KINDIRMAK, KINGIRGIÇ, KINIKIMAK, KINIKIRIK, KINIKYERİ, KINIRTMAK, KINPIÇAĞI, KINRANMAK, KINSIZLIK, KINTARMAK, KINTIMALI, Devamını Oku »»
KINAKINA, KINAKMAK, KINALAMA, KINAMSIK, KINANMAK, KINATİRE, KINAYMAN, KINCIFIR, KINCIFLI, KINCILAR, KINCIMAK, KINCIRAK, KINCIRIK, KINÇIMAK, KINÇIRIK, KINDIMCI, KINDIRAÇ, KINDIRAK, KINDIRAN, KINDIREK, KINDIRGA, KINDIRĞA, KINDIRIK, KINDIRKA, KINDİREK, KINDİRİK, KINDİYİN, KINGILIK, KINGIRAÇ, KINIKLAR, Devamını Oku »»
KINACIK, KINACUK, KINAFIR, KINAĞAN, KINAKÖY, KINALAR, KINAMAĞ, KINAMAK, KINANMA, KINASIZ, KINAŞIK, KINAYIŞ, KINCALI, KINCILI, KINCİYH, KINCOLA, KINDILA, KINDIMA, KINDIRA, KINETİR, KINĞILI, KINICIK, KINIFIR, KINIKLI, KINIKMA, KINIŞIK, KINLAMA, KINTIMA, KINTINA
KINACI, KINALI, KINALP, KINAMA, KINARA, KINBIK, KINCAL, KINCIK, KINCIL, KINCIR, KINCİK, KINÇAK, KINDAK, KINDAM, KINDAP, KINDIK, KINDIL, KINDIM, KINDIR, KINDIS, KINDIZ, KINDİK, KINDİL, KINDİN, KINGAK, KINLIK, KINMAK, KINNAK, KINNAP, KINNAV, Devamını Oku »»
KINAÇ, KINAK, KINAM, KINAN, KINAY, KINDI, KINEL, KINGA, KINIG, KINIK, KINIŞ, KINIT, KINİR, KINLI, KINMA
KINA, KINC, KINÇ, KINI, KINK, KINT, KINU
KIN
KIN
Bıçak, kılıç vb. kesici araçların kabı. Buğdaygillerde olduğu gibi yapraklarda sapın bir bölümünü uzunlamasına saran, geniş dış bölüm.
KINDIRIBUĞDAY
Yeğlenen bir çeşit buğday.
KINAYABİLME
Kınayabilmek işi.
KINALIPARMAK
Havuç.
KINCIKLANMAK
Gıdıklanmak.
KINAYABİLMEK
Kınama imkânı veya olasılığı bulunmak.
KINGIRDANMAK
Yavaş sesle şarkı söylemek, mırıldanmak.
KINDIRLANMAK
Yuvarlanmak.
KINIKDELİLERİ
Çorum ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KINCIFIRLANMAK
Nazlanmak, cilve yapmak. İstemeyerek gönlü yatmak.
KINCİFİRLENMEK
Nazlanmak, cilve yapmak.
KINCIFIRDAMAK
Nazlanmak, cilve yapmak.
KINCIKLAMAK
Gıdıklamak. İplik dolaşmak : İpliği kıncıklama.
KINKANATLILAR
Birinci çift kanatları sert, boynuzsu, ikinci çift kanatları zarsı, ağız parçaları çiğneyici, tambaşkalaşma gösteren böcekler dizisi. (25.000 türü sayılmıştır. Bitkiler ve ev eşyası için zararlı olanlardan başka, az sayıda, insanlarla hayvanların dış asalağı olarak yaşayanları da vardır. Ayrıca kimi türleri, başka asalaklara, özellikle türlü solucanlara arakonakçı olarak önem taşırlar.). (Coleoptera), Çokgözeli hayvanlardan eklembacaklılar (Arthropoda) dalının gerçek-eklem bacaklılar (Euarthropoda) alt-dalının böcekler (İnsecta) sınıfının kanatlılar (Pterygota) alt-sınıfına giren bir takımı. Büyüklük, biçim ve renk bakımından oldukça geniş değişiklikler gösterirler. Orta-göğüs bölütü büyüktür. Ön kanatlar elitra denen kın biçimindeki kanat örtülerine değişmişlerdir. Bazen elitralar bulunmayabilir. Ard kanatlar uçmayı sağlar ve zar gibidir. Ağız parçaları çiğneyici tipdir. Gelişmede tüm-başkalaşma vardır. Çok türü vardır. Altın böcek (Cetonia aurata), uğur böceği (Coccinella septempunctata), Mayıs böceği (Melolontha vulgaris), ateş böceği (Lampyrus noctiluca), un böceği (Tenebrio molitor), kürk böceği (Attagenus pellio), buğday böceği (Calandra granaria), geyik böceği (Lucanus cervus), mercimek böceği (Bruchus lentis), su böceği (Hydrophilus caraboides) lomeküze (Lomechusa), girinus (Gyrinus), klaviger (Claviger), pislik böceği (Ateuchus sacer) bu zengin familyanın en iyi bilinen tür ve cinsleridir.
KINDILLANMAK
Yuvarlanmak.
KINCİKLEMEK
Gıdıklamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFAL
Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez.
ADALI
Ada halkından olan (kimse).
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
AĞCIK
Palmiyelerde çiçeklerin dibinin çevresindeki telli kın.
ADEMELMASI
Gırtlak çıkıntısı.
ABLALIK
Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
AFALLAMAK
Şaşkınlıktan sersemleşmek.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
AFALLAŞMAK
Şaşkınlık içinde kalmak, şaşırıp bir şey yapamaz olmak.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
AĞIRAYAK
Doğurması yakın (kadın).
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
AFGAN
Afganistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
AĞALANMAK
Ağa tavrı takınarak çalım yapmak.
AFALLAŞTIRMAK
Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
AFALLATMAK
Şaşkınlığa düşürerek sersemleştirmek.