Kelimeler arşivi içinde; başında "kık" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. kık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KIKIRDATMAK, KIKIRDAKSIZ
KIKIRDEMEK, KIKIRDAYIŞ, KIKIRDATMA, KIKIRDAMAK, KIKIRDAKLI, KIKIRDAKSI
KIKIRDAMA
KIKRAMAK, KIKKILIK, KIKIRLIK, KIKIRDAK
KIKIRİK, KIKIRTI, KIKİRİK
KIKICI, KIKIRT
KIKIN, KIKIL, KIKIK, KIKKI, KIKAÇ, KIKOF
KIKI
KIK
KIK
Eski. Kırk.
KIKIRDATMA
Kıkırdatmak işi.
KIKIRDATMAK
Kıkırdamasına sebep olmak.
KIKIRDAMAK
"Kıkır kıkır" diye ses çıkararak gülmek. Ölmek. Donacak kadar üşümek. Soğuktan donmak.
KIKIRDAKLI
Yapısında kıkırdak bulunan.
KIKIRDAYIŞ
Kıkırdama işi.
KIKIRDAMA
Kıkırdamak işi.
KIKIRDEMEK
Kıkır kıkır gülmek.
KIKIRDAKSI
Kıkırdakla ilgili, kıkırdak yapısında, kıkırdaktan oluşmuş, kıkırdaklı, kartilajinöz.
KIKIRLIK
İçten gülme durumu.
KIKRAMAK
Koyun melemek.
KIKIRİK
Temiz giyinmiş insan. Çömelerek oturma durumu. Yerfıstığı.
KIKKILIK
Ağaçların en yüksek yeri, tepesi.
KIKIRTI
Kıkırdama sırasında çıkan sesin adı.
KIKIRDAKSIZ
Yapısında kıkırdak bulunmayan.
KIKIRDAK
Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu. Kakırdık. Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİŞLEK
Dişleri dışarıya doğru çıkık olan (kimse). Sözünü geçiren, istediğini yaptırabilen (kimse).
KOPARAN
Kolları geriye sarkık cepken biçiminde, beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir tür ceket.
DÜĞME
Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı. Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça. Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı.
CIVADRA
Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk.
ÇIKIKÇI
Çıkıkları düzelten kimse.
AKREP
Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.
GEDİK
Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne. Güçlük, güç durum. Boşluk, eksiklik. Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer. Eksik dişli. Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak, imtiyaz. Dağ geçidi.
JELATİN
Genellikle hekimlik ve fotoğrafçılıkta kullanılan, hayvanların kemik, kıkırdak vb. dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam, renksiz, kokusuz bir madde. Ambalaj için kullanılan ince, parlak bir madde.
BERHANE
Yıkık dökük, kullanışsız ve büyük (ev).
FIRLAK
Dışarı doğru fırlamış, çıkmış, çıkık.
DIŞBÜKEY
Yüzeyi tümsek, çıkık ve şişkin olan, tümsekli, muhaddep, konveks.
KAKIRDAK
Kuyruk yağının eritildikten sonra kalan gevrek posası, kıkırdak.
BINGILDAK
Kafatasının kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde bulunan kıkırdak bölümü.
ÇIKIKLIK
Çıkık olma durumu.
KALKIKLIK
Kalkık olma durumu.
ÇAPAR
Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.
CEBİRE
Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha, süyek, koaptör. Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk.
KARAKAŞ
Genellikle Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve tırnakları siyah, yağlı kuyruğunun uç kısmı fazla sarkık bir tür koyun.
ÇENE
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.
KEMİRCİK
Burun, kulak vb.nde bulunan küçük kıkırdak.