KIK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kık" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. kık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

KIKIRDATMAK, KIKIRDAKSIZ

10 harfli kelimeler

KIKIRDEMEK, KIKIRDAYIŞ, KIKIRDATMA, KIKIRDAMAK, KIKIRDAKLI, KIKIRDAKSI

9 harfli kelimeler

KIKIRDAMA

8 harfli kelimeler

KIKRAMAK, KIKKILIK, KIKIRLIK, KIKIRDAK

7 harfli kelimeler

KIKIRİK, KIKIRTI, KIKİRİK

6 harfli kelimeler

KIKICI, KIKIRT

5 harfli kelimeler

KIKIN, KIKIL, KIKIK, KIKKI, KIKAÇ, KIKOF

4 harfli kelimeler

KIKI

3 harfli kelimeler

KIK

Bazı kelimelerin anlamları

KIK

Eski. Kırk.

KIKIRDATMA

Kıkırdatmak işi.

KIKIRDATMAK

Kıkırdamasına sebep olmak.

KIKIRDAMAK

"Kıkır kıkır" diye ses çıkararak gülmek. Ölmek. Donacak kadar üşümek. Soğuktan donmak.

KIKIRDAKLI

Yapısında kıkırdak bulunan.

KIKIRDAYIŞ

Kıkırdama işi.

KIKIRDAMA

Kıkırdamak işi.

KIKIRDEMEK

Kıkır kıkır gülmek.

KIKIRDAKSI

Kıkırdakla ilgili, kıkırdak yapısında, kıkırdaktan oluşmuş, kıkırdaklı, kartilajinöz.

KIKIRLIK

İçten gülme durumu.

KIKRAMAK

Koyun melemek.

KIKIRİK

Temiz giyinmiş insan. Çömelerek oturma durumu. Yerfıstığı.

KIKKILIK

Ağaçların en yüksek yeri, tepesi.

KIKIRTI

Kıkırdama sırasında çıkan sesin adı.

KIKIRDAKSIZ

Yapısında kıkırdak bulunmayan.

KIKIRDAK

Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu. Kakırdık. Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça.

  -   -   -  

Anlamında KIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİŞLEK

Dişleri dışarıya doğru çıkık olan (kimse). Sözünü geçiren, istediğini yaptırabilen (kimse).

KOPARAN

Kolları geriye sarkık cepken biçiminde, beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir tür ceket.

DÜĞME

Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı. Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça. Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı.

CIVADRA

Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk.

ÇIKIKÇI

Çıkıkları düzelten kimse.

AKREP

Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.

GEDİK

Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne. Güçlük, güç durum. Boşluk, eksiklik. Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer. Eksik dişli. Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak, imtiyaz. Dağ geçidi.

JELATİN

Genellikle hekimlik ve fotoğrafçılıkta kullanılan, hayvanların kemik, kıkırdak vb. dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam, renksiz, kokusuz bir madde. Ambalaj için kullanılan ince, parlak bir madde.

BERHANE

Yıkık dökük, kullanışsız ve büyük (ev).

FIRLAK

Dışarı doğru fırlamış, çıkmış, çıkık.

DIŞBÜKEY

Yüzeyi tümsek, çıkık ve şişkin olan, tümsekli, muhaddep, konveks.

KAKIRDAK

Kuyruk yağının eritildikten sonra kalan gevrek posası, kıkırdak.

BINGILDAK

Kafatasının kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde bulunan kıkırdak bölümü.

ÇIKIKLIK

Çıkık olma durumu.

KALKIKLIK

Kalkık olma durumu.

ÇAPAR

Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.

CEBİRE

Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha, süyek, koaptör. Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk.

KARAKAŞ

Genellikle Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve tırnakları siyah, yağlı kuyruğunun uç kısmı fazla sarkık bir tür koyun.

ÇENE

Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.

KEMİRCİK

Burun, kulak vb.nde bulunan küçük kıkırdak.