Kelimeler arşivi içinde; başında "küll" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. küll ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu küll ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde küll olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KÜLLENDİRMEK
KÜLLÜMAĞARA, KÜLLENDİRME, KÜLLEŞTİRME
KÜLLİYETLİ
KÜLLÜKARA, KÜLLENMEK, KÜLLİYYAT
KÜLLEMEK, KÜLLENİŞ, KÜLLENME, KÜLLİYAT, KÜLLİYET, KÜLLİYEN
KÜLLÜYH, KÜLLÜCE, KÜLLİYE, KÜLLEŞİ, KÜLLEME
KÜLLÜH, KÜLLÜK, KÜLLÜM, KÜLLAH
KÜLLİ, KÜLLÜ, KÜLLE
KÜLL
KÜLL
tüm.
KÜLLÜMAĞARA
Malatya şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KÜLLENDİRMEK
Küllenme işini yaptırmak.
KÜLLEMEK
Genellikle ateşin üzerini külle örtmek. Bir acıyı, bir sıkıntıyı unutturmak.
KÜLLİYETLİ
Pek çok, bir hayli.
KÜLLİYEN
Bütünüyle, tamamıyla, tamamen.
KÜLLENDİRME
Küllendirmek işi.
KÜLLÜKARA
Bir çeşit kara üzüm.
KÜLLENMEK
Genellikle ateşin üzerinde kül oluşmak. Bir acı, bir sıkıntı, bir olay unutulur gibi olmak.
KÜLLEŞTİRME
Yanabilen radyoaktif maddeleri yakarak, hacimce küçültüp kül hâline getirme.
KÜLLİYAT
Bir yazarın bütün eserlerini içeren dizi.
KÜLLENME
Küllenmek işi.
KÜLLİYYAT
topgu.
KÜLLÜYH
Kül ve süprüntü atılan yer, çöplük. Köylerde kanalizasyona bağlı olmayan ve tandır küllerinin örtü maddesi olarak döküldüğü Apteshane.
KÜLLENİŞ
Küllenme işi.
KÜLLİYET
Bütünlük, tümlük. Çokluk, bolluk.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜLL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYRIŞMAK
Birbirinden ayrılmak, birliği bozulmak. Moleküller, türlü etkenler sebebiyle geçici olarak daha yalın atom veya moleküllere bölünmek.
GEÇİŞME
Geçişmek işi. Yarı geçirgen bir çeperin iki yanına yerleştirilmiş, derişikliği farklı iki sıvıdan oluşan yer değiştirme olayı, hulul, ozmoz. Moleküllerin kinetik enerjileri sebebiyle çok yoğun bir bölgeden az yoğun bir bölgeye hareketleri, difüzyon.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
BİYOELEKTRONİK
Moleküler biyolojinin hücrelerin yapısına giren moleküller arasında geçerli elektrostatik güçlerini inceleyen bölümü.
KOÇAN
Marul, lahana vb. sebzelerde yaprakların çıktığı sert gövde. Mısırın tanelerini taşıyan, üzeri yaprakla sarılı, püsküllü meyvesi. Belge, izin belgesi. Defter biçimindeki makbuz ve biletlerin zımbalı bölümü koparıldıktan sonra cilde bağlı kalan parçası. Mısırın taneleri atıldıktan sonra kalan sert bölüm. Tapu senedi.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ASLAN
Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.
İYONLAŞMA
Moleküllerin parçalanmasıyla, atomlara, moleküllere, molekül gruplarına elektron katılması veya çıkarılmasıyla iyonların oluşması, iyonlanma.
KOHEZYON
Moleküller arasındaki çekim kuvveti. Yakınlık derecesi.
KISMET
Tanrı'nın her kişiye uygun gördüğü yaşama durumu, nasip. Talih, kader, şans. "Şimdiden belli değil, ya olur ya olmaz" anlamlarında bir seslenme sözü. Olayların kötü sonuçlarını tevekkülle karşılama durumu. Evlenme talihi.
AYRIŞMA
Ayrışmak işi. Moleküllerin, türlü etkenlerle geçici olarak daha yalın atom ve moleküllere bölünmesi, inhilal.
KLOROPLAST
Yeşil bitkilerde hücrelerin içinde bulunan, klorofil moleküllerinden oluşan, karmaşık yapılı kromoplast.
KEFİYE
Arapların kullandığı ve omuzları da örten, püsküllü erkek başörtüsü.
ÇÖPLÜK
Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer, çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele, mezbelelik. Çok kirli yer. Her türlü yetkinin sınırsızca kullanıldığı yer.
BOĞADA
Küllü veya sodalı su ile çamaşır yıkama. Yıkanmak üzere hazırlanmış çamaşırın üzerine sıcak kül suyu süzme işi.
BİLLURLAŞMA
Billur durumuna gelme. Herhangi bir cisim moleküllerinin bazı fizik ve kimya değişmeleriyle geometrik biçim alması, kristalleşme.
İZOMER
Aynı oranlarda birleşmiş aynı elementlerden oluşan fakat moleküllerinde atom gruplaşmaları değişik olduğu için birbirlerinden farklı özellikler gösteren (maddeler).
BALLIK
Bal konulan kap. Ballıbaba. Bağlarda görülen külleme hastalığı.
BANDIRMAK
Banmak. Üzüm salkımlarını, inciri çabuk kuruması ve renginin parlak olması için küllü veya potaslı ılık suya daldırıp çıkarmak.
FOTOSENTEZ
Yeşil bitkilerin ışıkta basit birleşiklerinden karmaşık yapılı organik moleküller üretmesi.