Kelimeler arşivinde; içinde "küll" olan, toplam 52 tane kelime bulunuyor. İçerisinde küll bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu küll ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında küll olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ŞEYTANKÜLLÜĞÜ
VEZİKÜLLEŞME, MÜŞKÜLLEŞMEK, KÜLLENDİRMEK
KÜNKÜLLEMEK, KÜSKÜLLEMEÇ, KÜLLEŞTİRME, KÜSKÜLLEMEK, KÜLLÜMAĞARA, MÜŞKÜLLEŞME, KÜLLENDİRME
TEVEKKÜLLÜ, KÜLLİYETLİ, LÖKÜLLEMEK, PEDÜNKÜLLÜ, PARTİKÜLLÜ
KÜLLİYYAT, KÜLLÜKARA, PATAKÜLLE, ALİKÜLLEK, PETEKÜLLE, TEMEKÜLLÜ, KÜLLENMEK
PÜSKÜLLİ, TEHKÜLLÜ, TEKÜLLÜK, TERKÜLLÜ, TEVKÜLLÜ, KÜLLEMEK, KÜLLENİŞ, KÜLLENME, KÜLLİYAT, KÜLLİYEN, KÜLLİYET, PÜSKÜLLÜ
KAKÜLLÜ, KÜLLEME, KÜLLİYE, TEKÜLLÜ, ÖNKÜLLÜ, LÖKÜLLÜ, KÜLLEŞİ, KÜLLÜCE, KÜLLÜYH
KÜLLÜM, KÜLLAH, KÜLLÜH, KÜLLÜK
KÜLLÜ, KÜLLE, KÜLLİ
KÜLL
KÜLL
tüm.
KÜLLENDİRMEK
Küllenme işini yaptırmak.
KÜLLEŞTİRME
Yanabilen radyoaktif maddeleri yakarak, hacimce küçültüp kül hâline getirme.
KÜNKÜLLEMEK
Uyuklamak, uyuklarken düşecek gibi olmak. Yaşı ilerlemek, elden ayaktan düşmek, gözleri görmez olmak. Yaşlı kimse güçsüz, uykuda gezer gibi olmak.
KÜLLÜMAĞARA
Malatya şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KÜSKÜLLEMEÇ
Ağaç ya da demir sopa (havuç, çiğdem ve benzerleri çıkarmakta kullanılır).
ŞEYTANKÜLLÜĞÜ
Oda içindeki ocaklarda kandil koymaya yarayan koltuk taşındaki çıkıntı.
KÜSKÜLLEMEK
Kıyıda balık avlarken sırıkla taş aralarını karıştırmak.
MÜŞKÜLLEŞME
Müşkülleşmek durumu.
KÜLLİYETLİ
Pek çok, bir hayli.
LÖKÜLLEMEK
Çatlak, kırık çanak, çömlek gibi kapları yumurta akı, sabun, kireçten yapılan özel bir macunla yapıştırmak.
PEDÜNKÜLLÜ
Bir sapı olan yüzeyden kabarık, patolojik değişim.
KÜLLENDİRME
Küllendirmek işi.
MÜŞKÜLLEŞMEK
Müşkül duruma girmek, güçleşmek, zorlaşmak.
TEVEKKÜLLÜ
Tevekkülü olan.
VEZİKÜLLEŞME
Vezikül oluşumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜLL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOĞADA
Küllü veya sodalı su ile çamaşır yıkama. Yıkanmak üzere hazırlanmış çamaşırın üzerine sıcak kül suyu süzme işi.
İZOMER
Aynı oranlarda birleşmiş aynı elementlerden oluşan fakat moleküllerinde atom gruplaşmaları değişik olduğu için birbirlerinden farklı özellikler gösteren (maddeler).
GEÇİŞME
Geçişmek işi. Yarı geçirgen bir çeperin iki yanına yerleştirilmiş, derişikliği farklı iki sıvıdan oluşan yer değiştirme olayı, hulul, ozmoz. Moleküllerin kinetik enerjileri sebebiyle çok yoğun bir bölgeden az yoğun bir bölgeye hareketleri, difüzyon.
BALLIK
Bal konulan kap. Ballıbaba. Bağlarda görülen külleme hastalığı.
KOÇAN
Marul, lahana vb. sebzelerde yaprakların çıktığı sert gövde. Mısırın tanelerini taşıyan, üzeri yaprakla sarılı, püsküllü meyvesi. Belge, izin belgesi. Defter biçimindeki makbuz ve biletlerin zımbalı bölümü koparıldıktan sonra cilde bağlı kalan parçası. Mısırın taneleri atıldıktan sonra kalan sert bölüm. Tapu senedi.
İYONLAŞMA
Moleküllerin parçalanmasıyla, atomlara, moleküllere, molekül gruplarına elektron katılması veya çıkarılmasıyla iyonların oluşması, iyonlanma.
ÇÖPLÜK
Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer, çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele, mezbelelik. Çok kirli yer. Her türlü yetkinin sınırsızca kullanıldığı yer.
BİLLURLAŞMA
Billur durumuna gelme. Herhangi bir cisim moleküllerinin bazı fizik ve kimya değişmeleriyle geometrik biçim alması, kristalleşme.
KISMET
Tanrı'nın her kişiye uygun gördüğü yaşama durumu, nasip. Talih, kader, şans. "Şimdiden belli değil, ya olur ya olmaz" anlamlarında bir seslenme sözü. Olayların kötü sonuçlarını tevekkülle karşılama durumu. Evlenme talihi.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
ASLAN
Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.
KEFİYE
Arapların kullandığı ve omuzları da örten, püsküllü erkek başörtüsü.
KLOROPLAST
Yeşil bitkilerde hücrelerin içinde bulunan, klorofil moleküllerinden oluşan, karmaşık yapılı kromoplast.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AYRIŞMAK
Birbirinden ayrılmak, birliği bozulmak. Moleküller, türlü etkenler sebebiyle geçici olarak daha yalın atom veya moleküllere bölünmek.
BANDIRMAK
Banmak. Üzüm salkımlarını, inciri çabuk kuruması ve renginin parlak olması için küllü veya potaslı ılık suya daldırıp çıkarmak.
AYRIŞMA
Ayrışmak işi. Moleküllerin, türlü etkenlerle geçici olarak daha yalın atom ve moleküllere bölünmesi, inhilal.
FOTOSENTEZ
Yeşil bitkilerin ışıkta basit birleşiklerinden karmaşık yapılı organik moleküller üretmesi.
BİYOELEKTRONİK
Moleküler biyolojinin hücrelerin yapısına giren moleküller arasında geçerli elektrostatik güçlerini inceleyen bölümü.
KOHEZYON
Moleküller arasındaki çekim kuvveti. Yakınlık derecesi.