Kelimeler arşivi içinde; sonunda "köpük" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu köpük ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında köpük olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde köpük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KÖPÜK
Sabun, deterjan vb.nin suda erimesinden oluşan beyaz kabarcık. Çalkanan, kaynatılan, mayalanan, yukarıdan dökülen sıvıların üzerinde oluşan hava kabarcıkları yığını. Yapay olarak elde edilen, yumuşak ve esnek dolgu gereci. Gaz ve buharların sıvı katmanları ile kuşatılmasından oluşan yığın. Hayvanların, bazı kez de insanların ağzında görülen salyamsı kabarcıklar. Harmanda ekin saplarını çekip dağıtmaya yarayan ucu eğri tarım aracı. Bir iktisadi varlığın cari fiyatının, gelecekte yükseleceği beklentisiyle olması gereken düzeyin çok üzerine çıkması durumu. karşılığı istikrar bozucu spekülasyon. Gaz ve buharların sıvı katmanları ile kuşatılmasından oluşan dizge. Çok küçük boyutlu gaz kabarcıklarının bir sıvı fazda dağılması ile oluşan heterojen karışım. Genellikle bir sıvı içinde, asıltı durumunda bulunan gaz kabarcıklarının oluşturdukları nesne.
KARAKÖPÜK
Dut : İki okka kara köpük aldım.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖPÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KÖPÜKLÜ
Köpüğü olan, köpüklenen.
AKBAR
Üstübeç. Peynir, turşu, sirke gibi şeylerin üzerinde biriken beyaz köpük.
EPRİK
Çamaşır yıkandıktan sonra geriye kalan az kirli ve köpüklü su. Sabunlu su: Çamaşırı epriğe bas.
ŞAMPANYA
Açık renkli, tatlı ve köpüklü şarap.
CERP
Tahsildarın evleri dolaşması. Et, pişmeye başladığı zaman çıkan köpük. Et suyunun üstündeki yağ tabakası.
CARDAMİNE
Köpük otları.
ŞAMPUAN
Çoğunlukla saç yıkamakta kullanılan, kokulu ve bol köpüklü bir tür sıvı sabun.
ÇIĞIRDAMAK
Ses çıkarmak. Pekmez ve yoğurt ekşiyip kabarmak, köpüklenmek.
ÇAMÇAK
Ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı, çapçak. Köpüklenerek akma.
EBRİK
Erimeğe yüz tutmuş (kar, yağ vb.). Ağızda dağılan, yumuşak. Su içmeye ya da taşımaya yarayan kap. Yıpranmış, eskimeye yüz tutmuş çamaşır, elbise. Çamaşır yıkandıktan sonra geriye kalan az kirli ve köpüklü su.
KÖPÜKLENME
Köpüklenmek işi.
KÖPÜRMEK
Köpük yapmak, köpük oluşmak, köpük çıkararak kabarmak. Gerekli gereksiz, aralıksız ve bıktırıcı konuşup durmak. Çok kızmak, birdenbire öfkelenmek, feveran etmek. Ekşiyip köpüklenmek.
KÖPÜKLENİŞ
Köpüklenme işi.
CÖĞEN
Köpük helvası yapımında kullanılan, sıcak su ile karıştırıldığı zaman köpük olan, ağaç köküne benzer, açık veya koyu kahve renkli bir madde. Ucu eğri baston.
ÇIRIK
Serçeye benzer bir çeşit kuş. Yırtık, yarık. Su oluğu: Aha bu puğara bir çırıl yaptırmadık. Sıkılmış üzümün posası. Kirman, çıkrık. Köpük, kaymak.
POLİÜRETAN
Yoğunluğu çok düşük cam, vernik, kauçuk veya köpük görünüşündeki lastiğe benzeyen madde.
ÇINDIR
Sinirli ve köpüklü et. Sinsin denilen oyun. Küçük üzüm salkımı.
HEMOPTİZ
Akciğerlerden ve solunum yollarından ağız yoluyla dışarıya köpüklü taze kan gelmesi.
KÖPÜKLENMEK
Üstü köpük bağlamak.
FENNÜS
Gemici feneri. Bir tür ışıklı ve içi köpük doldurulmuş tahta bir şamandıra.