Kelimeler arşivi içinde; sonunda "köpür" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu köpür ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında köpür olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde köpür olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KÖPÜR
KÖPÜR
Ağaçtan ağaca geçmekte kullanılan merdiven.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖPÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİKİRDEMEK
Pekmez ve yoğurt ekşiyip köpürmek.
KÖPÜRTMEK
Köpürmesini sağlamak.
ÇALPALAMAK
Yoğurt, pekmez ve benzerleri şeyleri sulandırarak ezmek. Çalkalamak (sıvılık.). Kaynatılan şıra köpürmek.
SİNİRLENMEK
Duygu ve davranışlarını denetleyemeyecek duruma gelmek, öfkelenmek, köpürmek, feveran etmek.
ÇAĞLARCA
Akarsuların, yataklarındaki çok eğimli kesimlerde ya da artık oldukça düzleşmiş eski eğim kesintisi üzerinde köpürerek, kaya döküntüleri arasından hızla aktıkları yerlere verilen ad. Antalya ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel kenti, Arslanköy nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Tunceli ilinde, Çağlarca bucağına bağlı bir yer.
SETLİÇ
İç sürdürücü bir maden suyu. Karbonat katılarak köpürtülmüş limonata.
SODA
Sindirimi kolaylaştırmak, susuzluğu gidermek, içkileri sulandırmak için kullanılan, içinde sodyum karbonat bulunan, köpüren su. Temizlik işlerinde kullanılan bir çeşit tuz.
ÇAĞLAMAK
Su, köpürerek ve ses çıkararak coşkun bir biçimde akmak. Coşmak.
KÖPÜRME
Köpürmek işi.
KÖPÜRTÜŞ
Köpürtme işi.
ÇATLAMA
Çatlamak işi. Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması. Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma. Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak.
KÖPÜRÜŞ
Köpürme işi.
KÖPÜRTME
Köpürtmek işi.
FEVERAN
Fışkırma, kaynama. Birdenbire öfkelenme, köpürme, parlama.
ÇÖVEN
Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis). Çevgen.
SARA
Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi.
MAYALANMA
Sıvı veya hamur durumda bulunan organik maddelerin kendiliğinden kabarıp köpürerek gaz çıkarması olayı. Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimler etkisiyle uğradığı değişiklik, tahammür, fermantasyon.
KAYNAMAK
Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.
BELESTİK
Ele sürünce sabun gibi köpüren bir çeşit bitki.
TEHEVVÜR
Çok kızma, öfkelenme, köpürme.