Kelimeler arşivi içinde; başında "köpür" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. köpür ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu köpür ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde köpür olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KÖPÜREBİLMEK
KÖPÜREBİLME
KÖPÜRTMEK, KÖPÜRTKEN
KÖPÜRCEK, KÖPÜRCÜK, KÖPÜRTÜŞ, KÖPÜRGEN, KÖPÜRKÖZ, KÖPÜRTME, KÖPÜRMEG, KÖPÜRMEK
KÖPÜRÜŞ, KÖPÜRME, KÖPÜRLÜ, KÖPÜRGE
KÖPÜR
KÖPÜR
Ağaçtan ağaca geçmekte kullanılan merdiven.
KÖPÜRLÜ
Çankırı kenti, Kurşunlu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KÖPÜRTMEK
Köpürmesini sağlamak.
KÖPÜRTME
Köpürtmek işi.
KÖPÜRTKEN
Çöven, Şam çöveni.
KÖPÜRCÜK
Sabun gibi suda köpüren bir çeşit ot. Köpük.
KÖPÜRGEN
Gerekli gereksiz, hızlı, aralıksız ve bıktırıcı biçimde konuşan.
KÖPÜREBİLMEK
Köpürme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KÖPÜRÜŞ
Köpürme işi.
KÖPÜRMEK
Köpük yapmak, köpük oluşmak, köpük çıkararak kabarmak. Gerekli gereksiz, aralıksız ve bıktırıcı konuşup durmak. Çok kızmak, birdenbire öfkelenmek, feveran etmek. Ekşiyip köpüklenmek.
KÖPÜRME
Köpürmek işi.
KÖPÜRMEG
Ateş çok alevli yanmak.
KÖPÜRTÜŞ
Köpürtme işi.
KÖPÜRCEK
Mürekkep balığı. Sabun gibi suda köpüren bir çeşit ot.
KÖPÜREBİLME
Köpürebilmek işi.
KÖPÜRKÖZ
Korla dolu mangal. İyice yanmış ateşle dolu (ocak, mangal, soba).
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖPÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİKİRDEMEK
Pekmez ve yoğurt ekşiyip köpürmek.
SODA
Sindirimi kolaylaştırmak, susuzluğu gidermek, içkileri sulandırmak için kullanılan, içinde sodyum karbonat bulunan, köpüren su. Temizlik işlerinde kullanılan bir çeşit tuz.
ÇAĞLAMAK
Su, köpürerek ve ses çıkararak coşkun bir biçimde akmak. Coşmak.
ÇOĞAN
Kökü ve dalları sabun gibi köpüren hem helvacılıkta, hem de temizlik işlerinde kullanılan bir bitki, çöven. Çöven. Kökü ve dalları sabun gibi köpüren bir bitki, çöven. Şanlıurfa ilinde, Birecik ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ÇOĞEN
Kökü ve dalları sabun gibi köpüren hem helvacılıkta, hem de temizlik işlerinde kullanılan bir bitki, çöven.
ÇUVAN
Kökü ve dalları sabun gibi köpüren hem helvacılıkta, hem de temizlik işlerinde kullanılan bir bitki, çöven.
SİNİRLENMEK
Duygu ve davranışlarını denetleyemeyecek duruma gelmek, öfkelenmek, köpürmek, feveran etmek.
ÇATLAMA
Çatlamak işi. Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması. Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma. Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak.
TEHEVVÜR
Çok kızma, öfkelenme, köpürme.
SARA
Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi.
FEVERAN
Fışkırma, kaynama. Birdenbire öfkelenme, köpürme, parlama.
DİFLENMEK
Arapça kökenli lif: Yıkanırken, lifi sabunla köpürterek sürünüp yıkanmak.
SETLİÇ
İç sürdürücü bir maden suyu. Karbonat katılarak köpürtülmüş limonata.
MAYALANMA
Sıvı veya hamur durumda bulunan organik maddelerin kendiliğinden kabarıp köpürerek gaz çıkarması olayı. Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimler etkisiyle uğradığı değişiklik, tahammür, fermantasyon.
ÇÖVEN
Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis). Çevgen.
ÇAĞLARCA
Akarsuların, yataklarındaki çok eğimli kesimlerde ya da artık oldukça düzleşmiş eski eğim kesintisi üzerinde köpürerek, kaya döküntüleri arasından hızla aktıkları yerlere verilen ad. Antalya ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel kenti, Arslanköy nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Tunceli ilinde, Çağlarca bucağına bağlı bir yer.
DELİOT
At ve eşeklerin az yediklerinde ağızlarını köpürten, çok yedikleri zaman da onları patlatan, koyu yeşil renkli, sivri yapraklı bir dağ otu.
BELESTİK
Ele sürünce sabun gibi köpüren bir çeşit bitki.
KAYNAMAK
Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.
ÇALPALAMAK
Yoğurt, pekmez ve benzerleri şeyleri sulandırarak ezmek. Çalkalamak (sıvılık.). Kaynatılan şıra köpürmek.