İçinde KÖPÜR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "köpür" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde köpür bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu köpür ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında köpür olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KARŞIKÖPÜRÜCÜ

12 harfli kelimeler

KARŞIKÖPÜRME, KÖPÜREBİLMEK

11 harfli kelimeler

KÖPÜREBİLME

9 harfli kelimeler

KÖPÜRTMEK, KÖPÜRTKEN

8 harfli kelimeler

KÖPÜRGEN, KÖPÜRMEK, KÖPÜRTME, KÖPÜRTÜŞ, KÖPÜRMEG, KÖPÜRCEK, KÖPÜRCÜK, KÖPÜRKÖZ

7 harfli kelimeler

KÖPÜRME, KÖPÜRLÜ, KÖPÜRGE, KÖPÜRÜŞ

5 harfli kelimeler

KÖPÜR

Bazı kelimelerin anlamları

KÖPÜR

Ağaçtan ağaca geçmekte kullanılan merdiven.

KÖPÜRMEG

Ateş çok alevli yanmak.

KÖPÜREBİLMEK

Köpürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KÖPÜRCÜK

Sabun gibi suda köpüren bir çeşit ot. Köpük.

KÖPÜRTKEN

Çöven, Şam çöveni.

KÖPÜRME

Köpürmek işi.

KÖPÜRTMEK

Köpürmesini sağlamak.

KARŞIKÖPÜRÜCÜ

Karşıköpürme olayını yaratmak için kullanılan kimyasal özdek.

KÖPÜREBİLME

Köpürebilmek işi.

KÖPÜRGEN

Gerekli gereksiz, hızlı, aralıksız ve bıktırıcı biçimde konuşan.

KÖPÜRTME

Köpürtmek işi.

KARŞIKÖPÜRME

Temizleme işlemlerinde, aşırı köpürme olayını bastırma olayı.

KÖPÜRMEK

Köpük yapmak, köpük oluşmak, köpük çıkararak kabarmak. Gerekli gereksiz, aralıksız ve bıktırıcı konuşup durmak. Çok kızmak, birdenbire öfkelenmek, feveran etmek. Ekşiyip köpüklenmek.

KÖPÜRCEK

Mürekkep balığı. Sabun gibi suda köpüren bir çeşit ot.

KÖPÜRTÜŞ

Köpürtme işi.

KÖPÜRKÖZ

Korla dolu mangal. İyice yanmış ateşle dolu (ocak, mangal, soba).

  -   -   -  

Anlamında KÖPÜR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÖPÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇİKİRDEMEK

Pekmez ve yoğurt ekşiyip köpürmek.

ÇOĞAN

Kökü ve dalları sabun gibi köpüren hem helvacılıkta, hem de temizlik işlerinde kullanılan bir bitki, çöven. Çöven. Kökü ve dalları sabun gibi köpüren bir bitki, çöven. Şanlıurfa ilinde, Birecik ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ÇOĞEN

Kökü ve dalları sabun gibi köpüren hem helvacılıkta, hem de temizlik işlerinde kullanılan bir bitki, çöven.

MAYALANMA

Sıvı veya hamur durumda bulunan organik maddelerin kendiliğinden kabarıp köpürerek gaz çıkarması olayı. Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimler etkisiyle uğradığı değişiklik, tahammür, fermantasyon.

ÇAĞLAMAK

Su, köpürerek ve ses çıkararak coşkun bir biçimde akmak. Coşmak.

SODA

Sindirimi kolaylaştırmak, susuzluğu gidermek, içkileri sulandırmak için kullanılan, içinde sodyum karbonat bulunan, köpüren su. Temizlik işlerinde kullanılan bir çeşit tuz.

ÇAĞLARCA

Akarsuların, yataklarındaki çok eğimli kesimlerde ya da artık oldukça düzleşmiş eski eğim kesintisi üzerinde köpürerek, kaya döküntüleri arasından hızla aktıkları yerlere verilen ad. Antalya ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel kenti, Arslanköy nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Tunceli ilinde, Çağlarca bucağına bağlı bir yer.

DELİOT

At ve eşeklerin az yediklerinde ağızlarını köpürten, çok yedikleri zaman da onları patlatan, koyu yeşil renkli, sivri yapraklı bir dağ otu.

BELESTİK

Ele sürünce sabun gibi köpüren bir çeşit bitki.

ÇATLAMA

Çatlamak işi. Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması. Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma. Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak.

FEVERAN

Fışkırma, kaynama. Birdenbire öfkelenme, köpürme, parlama.

ÇÖVEN

Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis). Çevgen.

ÇUVAN

Kökü ve dalları sabun gibi köpüren hem helvacılıkta, hem de temizlik işlerinde kullanılan bir bitki, çöven.

ÇALPALAMAK

Yoğurt, pekmez ve benzerleri şeyleri sulandırarak ezmek. Çalkalamak (sıvılık.). Kaynatılan şıra köpürmek.

TEHEVVÜR

Çok kızma, öfkelenme, köpürme.

SETLİÇ

İç sürdürücü bir maden suyu. Karbonat katılarak köpürtülmüş limonata.

KÖPÜRÜŞ

Köpürme işi.

SİNİRLENMEK

Duygu ve davranışlarını denetleyemeyecek duruma gelmek, öfkelenmek, köpürmek, feveran etmek.

KAYNAMAK

Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.

SARA

Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi.