Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kusur" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kusur ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kusur olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kusur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KUSUR
Eksiklik, noksan, nakısa. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama. Özür. Elverişsiz durum.
İÇKUSUR
Yüzeyin altında olan ve görünmeyen yapı kusuru.
Bu bölümde tanımı içerisinde KUSUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARILAMAK
Bir şeyde herhangi bir ayıp veya kusur bulunmadığını bildirmek, tenzih etmek.
ENGELLİ
Engeli olan, mânialı. Vücudunda eksik ya da kusuru olan.
DÜZGÜN
Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.
AYIPSIZ
Ayıbı, kusuru olmayan.
CÜRÜM
Suç. Yanlışlık, kusur ya da hata.
DEFO
Kusur, özür, bozukluk.
HARİKA
Yaradılışın ve imkânların üstünde nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran. "Güzel" anlamında kullanılan bir söz. Çok büyük bir hayranlık uyandıran, eksiksiz, kusursuz, tam, mükemmel.
EKSİK
Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. Az. İhtiyaç duyulan şey.
DEFOLU
Defosu olan, bozuk, özürlü, kusurlu, ayıplı (kumaş, giysi, mal vb.).
CAHİLLİK
Bilgisizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik yüzünden işlenen kusur.
DETONE
Kusurlu.
ESTETİK
Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat. Güzellik duygusuna uygun olan. Güzellik duygusu ile ilgili olan. Kusurlu bir organı düzeltmek veya güzelleştirmek amacıyla uygulanan (yöntemler). Güzelliği ve güzelliğin insan belleğindeki ve duygularındaki etkilerini konu olarak ele alan felsefe kolu, güzel duyu, bedii.
AYIP
Toplumun ahlak kurallarına aykırı olan, utanılacak durum veya davranış. Kusur, eksiklik. Utanç veren.
FALSOSUZ
Hatasız, kusursuz. Hatasız, kusursuz bir biçimde.
FALSOLU
Yanlış, hatalı, kusurlu. Uygun ve yerinde olmayan. Döne döne ve ekseninden kayarak, kavisli.
EĞLENMEK
Neşeli, hoşça vakit geçirmek. Bir kimsenin herhangi bir kusuru veya zayıf noktası ile alay etmek. Bir yerde durmak, beklemek, tevakkuf etmek. Oyalanmak.
AF
Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama. Görevden çıkarılma.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
DENETÇİ
Denetlemeyle görevli kimse, murakıp, kontrolör. Görüntülerin, sesin, rengin kusursuz olup olmadığını, çizik vb. bulunup bulunmadığını gösterim odasında filmi izleyerek inceleyen kimse.
AYIPLI
Ayıbı, kusuru olan.