İçinde KUSUR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kusur" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kusur bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kusur ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kusur olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KUSUR

Eksiklik, noksan, nakısa. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama. Özür. Elverişsiz durum.

KUSURLU

Kusuru olan.

KUSURSUZ

Kusuru olmayan, mükemmel.

İÇKUSUR

Yüzeyin altında olan ve görünmeyen yapı kusuru.

KUSURLULUK

Kusurlu olma durumu.

KUSURA

Eşya konulan kutu, çekmece. Afyon şehrinde, Sandıklı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KUSURSUZLUK

Kusursuz olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında KUSUR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KUSUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DETONE

Kusurlu.

DENETÇİ

Denetlemeyle görevli kimse, murakıp, kontrolör. Görüntülerin, sesin, rengin kusursuz olup olmadığını, çizik vb. bulunup bulunmadığını gösterim odasında filmi izleyerek inceleyen kimse.

DÜZGÜN

Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.

ESTETİK

Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat. Güzellik duygusuna uygun olan. Güzellik duygusu ile ilgili olan. Kusurlu bir organı düzeltmek veya güzelleştirmek amacıyla uygulanan (yöntemler). Güzelliği ve güzelliğin insan belleğindeki ve duygularındaki etkilerini konu olarak ele alan felsefe kolu, güzel duyu, bedii.

AYIP

Toplumun ahlak kurallarına aykırı olan, utanılacak durum veya davranış. Kusur, eksiklik. Utanç veren.

EĞLENMEK

Neşeli, hoşça vakit geçirmek. Bir kimsenin herhangi bir kusuru veya zayıf noktası ile alay etmek. Bir yerde durmak, beklemek, tevakkuf etmek. Oyalanmak.

EKSİK

Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. Az. İhtiyaç duyulan şey.

AYIPSIZ

Ayıbı, kusuru olmayan.

DEFOLU

Defosu olan, bozuk, özürlü, kusurlu, ayıplı (kumaş, giysi, mal vb.).

ENGELLİ

Engeli olan, mânialı. Vücudunda eksik ya da kusuru olan.

ARILAMAK

Bir şeyde herhangi bir ayıp veya kusur bulunmadığını bildirmek, tenzih etmek.

CÜRÜM

Suç. Yanlışlık, kusur ya da hata.

DEFO

Kusur, özür, bozukluk.

AYIPLI

Ayıbı, kusuru olan.

CAHİLLİK

Bilgisizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik yüzünden işlenen kusur.

FALSOSUZ

Hatasız, kusursuz. Hatasız, kusursuz bir biçimde.

HARİKA

Yaradılışın ve imkânların üstünde nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran. "Güzel" anlamında kullanılan bir söz. Çok büyük bir hayranlık uyandıran, eksiksiz, kusursuz, tam, mükemmel.

ALAY

Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.

AF

Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama. Görevden çıkarılma.

FALSOLU

Yanlış, hatalı, kusurlu. Uygun ve yerinde olmayan. Döne döne ve ekseninden kayarak, kavisli.