Sonu KUŞAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kuşak" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kuşak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kuşak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kuşak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

SAÇAKLIKUŞAK

11 harfli kelimeler

GOZALIKUŞAK

10 harfli kelimeler

YEŞİLKUŞAK, ALTINKUŞAK, GÜMÜŞKUŞAK, TELLİKUŞAK

9 harfli kelimeler

AKÇAKUŞAK, YENİKUŞAK, İPEKKUŞAK, SARIKUŞAK

8 harfli kelimeler

YÜRKUŞAK, ÜSTKUŞAK, ŞALKUŞAK, ÖLÜKUŞAK, ALTKUŞAK, ALAKUŞAK

7 harfli kelimeler

ALKUŞAK

5 harfli kelimeler

KUŞAK

Bazı kelimelerin anlamları

KUŞAK

Bele sarılan uzun ve enli kumaş. Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge. Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm. Yaklaşık yirmi beş, otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği, göbek, nesil, batın, jenerasyon. Bir ürünün, bir aygıtın teknolojideki ve bilimdeki gelişmeye göre üretilen yeni biçimleri. Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ. Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi. Yeryüzünün kutuplar, kutup daireleri ve dönencelerle belirlenen beş bölümünden her biri, küre kuşağı. Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu.

ÖLÜKUŞAK

Bir mıknatıssal yükselteçte çıktı değişimi oluşturmayan, girdi ünlemi değişim aralığı.

ALTKUŞAK

Başkalaşmış kayaçların en derin kuşağı.

GÜMÜŞKUŞAK

Ağrı ilinde, Hamur ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ŞALKUŞAK

Gökkuşağı.

GOZALIKUŞAK

Püsküllü kalın kuşak. (Yeşilköy Gelendost Isparta).

İPEKKUŞAK

Ağrı ili, Tutak belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

TELLİKUŞAK

Şarpa balığı.

SAÇAKLIKUŞAK

Kadınların üçetek giydikleri zaman bellerine doladıkları kalın kuşak. (Celiptaş Yalvaç Isparta).

YÜRKUŞAK

Van şehrinde, Özalp belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

ÜSTKUŞAK

Grubenman'a göre, başkalaşmış kayaçların oluştuğu en üst kuşak.

YEŞİLKUŞAK

Alkım, gökkuşağı.

YENİKUŞAK

Adıyaman ili, Akıncılar bucağına bağlı bir bölge.

AKÇAKUŞAK

Şırnak şehri, Fındık nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

SARIKUŞAK

Bingöl kenti, Karlıova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ALTINKUŞAK

Elâzığ ilinde, Hıdırbaba nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında KUŞAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KUŞAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KUŞAKLAMAK

Kuşaklarla sağlamlaştırmak.

BATIN

Karın. Kuşak.

İSTRALYA

Gemide direk ve çubukları baş tarafından yani burundan tutan halat. Geminin kaburgalarını birbirine bağlayan demir kuşak.

NESİL

Kuşak. Hayvanlarda döl.

EŞLEMESİZ

Görüntü ve ses kuşakları veya ses kuşakları arasında eşleme bulunmayan (film). Eşlemesi bozulmuş olan (film).

ATACILIK

Uzaklarda bulunan ve birçok kuşaktan beri görünmeyen birtakım özelliklerin yeni bir kuşakta birden ortaya çıkması, ataya çekme, atavizm.

ÇEMBER

Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.

GELENEK

Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

KUŞANMAK

Beline kuşak, kılıç, kemer vb. şeyler bağlamak. Giyinmek.

ARKIT

Köy evlerinde kapıların arkasına konulan kalın kuşak.

KRAMPON

Futbol ayakkabılarının altındaki, çimende rahat hareket etmeyi sağlayan, deri veya sentetik kabara, tutmalık. Tuğla bacaların sağlamca durması için çevresine sarılan kuşak. İki parçayı sıkıca tutup sıkmaya yarayan metal parçası.

ANIT

Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.

ÇEKİNİK

Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan (soya çekim nitelikleri), resesif. Çekingen. Çekingen bir biçimde.

KUŞAKLAMA

Kuşaklamak işi. Kuşak biçimini andırarak.

JENERASYON

Kuşak.

GEN

Geniş. Bir süre sürülmeyerek boş bırakılmış (tarla). İçinde bulunduğu hücre veya organizmaya özel bir etkisi olan, kuşaktan kuşağa ve hücreden hücreye geçen kalıtımsal öge. Üçgen, dörtgen vb. geometri terimlerinde "kenarlı" anlamıyla kullanılan bir söz.

KOLAN

At, eşek vb. hayvanların semerini veya eyerini bağlamak için göğsünden aşırılarak sıkılan yassı kemer. Dokuma, deri, kenevir vb. maddelerden yapılmış olan yassı ve enlice bağ. Yünden veya iplikten yapılmış, üzeri işli ince kuşak.

KALITIM

Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim, irs, irsiyet, veraset.

KEMER

Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılmış olan bel bağı. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. Tümsekli. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak. Emniyet kemeri. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü.

GÖBEK

İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.