Kelimeler arşivi içinde; başında "kurş" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. kurş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kurş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kurş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KURŞUNGEÇİRMEZ
KURŞUNİLEŞMEK
KURŞUNLATMAK, KURŞUNLAŞMAK, KURŞUNLANMAK, KURŞUNÇALIMI, KURŞUNİLEŞME
KURŞUNLATMA, KURŞUNLAŞMA, KURŞUNLANMA, KURŞUNLAMAK, KURŞUNCULUK, KURŞUNÇAVUŞ
KURŞUNUMSU, KURŞUNLAMA, KURŞUNKAYA
KURŞUNSUZ
KURŞUNCU, KURŞAMAK, KURŞUNLU, KURŞUNSU
KURŞUNİ, KURŞETE
KURŞUN, KURŞUM, KURŞAK, KURŞAĞ
KURŞ
KURŞ
Çürük; ezilmiş. Taş yığını; toprağa gömülü büyük taş.
KURŞUNLANMAK
Kurşunlama işine konu olmak.
KURŞUNİLEŞME
Kurşunileşmek işi.
KURŞUNİLEŞMEK
Kurşuni bir duruma girmek.
KURŞUNCULUK
Kurşuncunun işi veya mesleği.
KURŞUNLATMAK
Kurşunlama işini yaptırmak.
KURŞUNLATMA
Kurşunlatmak işi.
KURŞUNLAMAK
Kurşunla kaplamak. Kurşunla mühürlemek. İçinde kurşun bulunan silahla ateş etmek, vurmak.
KURŞUNLAMA
Kurşunlamak işi.
KURŞUNUMSU
Kurşunsu.
KURŞUNLANMA
Kurşunlanmak işi.
KURŞUNÇAVUŞ
Ardahan şehri, Posof ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KURŞUNGEÇİRMEZ
Ateşli silahlardan atılan mermilerin girmesini engelleyecek yapıda ve özellikte olan (yelek, cam vb.).
KURŞUNÇALIMI
Kurşunun yetişeceği en yakın yer.
KURŞUNLAŞMA
Kurşunlaşmak işi.
KURŞUNLAŞMAK
Kurşun gibi ağırlaşmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KURŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GRAFİT
Kurşun kalemi ve bazı araç parçalarının yapımında kullanılan, yumuşak, kolay toz durumuna gelebilen, gri siyah renkli, yapay olarak billurlaşabilen bir tür doğal karbon.
İNDİYUM
Atom numarası 49, atom ağırlığı 114,8 olan, gümüş parlaklığında, kurşundan daha kolay ezilen yumuşak bir element (simgesi In).
KOVAN
Fişeğin kapsül, barut ve kurşun taşıyan yuva bölümü, kapçık. Yayık. Çoğunlukla toprak veya tahtadan yapılmış olan arı barınağı.
BOYNUZ
Bazı hayvanların başında bulunan, tırnaksı bir maddeden, uzun, kıvrık veya çatallı korunma organı. Bu organdan yapılmış. Kurşun borudan kol alma işleminde kullanılan demirden yapılmış alet.
DOMDOM
Domdom kurşunu.
İSPARİ
İzmaritgillerden, kurşun renginde bir balık (Sargus annularis).
KANGAL
Tel, kurşun boru gibi uzun ve bükülebilir şeylerin halka biçiminde sarılmasıyla yapılmış olan bağ. Sivas iline bağlı ilçelerden biri. Deve dikeni. Bu biçimde bükülmüş şeylerin her bir halkası.
KAZOLİT
Hidratlı doğal kurşun ve uranyum silikat.
GALENİT
İçinde doğal kurşun bulunan sülfür.
BOZUMCA
Kurşun renginde iri bir kertenkele.
KURŞUNCU
Kurşun satan veya işleyen kimse. Kurşun döken kimse.
KALEMTIRAŞ
Kurşun kalemlerin ucunu açmak için kullanılan türlü biçimlerdeki keski, kalem açacağı. Kamış kalemleri açmak için kullanılan uzun saplı küçük bıçak.
ESMER
Siyaha çalan buğday rengi. Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan (kimse), yağız. Bu renkte olan. Kurşuni renk.
FİLİNTA
Namlusu kısa, kurşun atan bir tür küçük tüfek. Güzel, yakışıklı.
CONTA
Geçirmezliği sağlamak için sıkıştırılmış iki yüzey arasına yerleştirilen, genel olarak kauçuk ve kurşundan yapılmış olan ince parça.
KURŞUNSUZ
Kurşunu olmayan. Kurşun elementi içermeyen.
BAT
Kurşun boruların ağzını açmakta kullanılan, şimşirden yapılmış, ucu sivri bir takoz türü.
KURŞUNİ
Koyu kül rengi, kurşun rengi. Bu renkte olan.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
KURŞUNLU
İçinde kurşun elementi bulunan. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Kurşunlanmış olan. Kubbesi kurşunla örtülü.