Sonu KURU ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kuru" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kuru ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kuru olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kuru olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

MENDEMEÇUKURU, KAVURMAÇUKURU

12 harfli kelimeler

GÖYNÜKÇUKURU, ZEYTİNÇUKURU

11 harfli kelimeler

TAVUKÇUKURU, PINARÇUKURU, KETENÇUKURU, KİRENÇUKURU, KÖMÜRÇUKURU

10 harfli kelimeler

DARIÇUKURU, MURTÇUKURU, EFENÇUKURU, ELMAÇUKURU, KURTÇUKURU, KUMAÇUKURU

9 harfli kelimeler

YANAVKURU, KUŞÇUKURU, FIRINKURU

8 harfli kelimeler

APARKURU, UNÇUKURU, AYÇUKURU

7 harfli kelimeler

ALAKURU, KUPKURU, DOVKURU, DOĞKURU, ÖZÜKURU

6 harfli kelimeler

USKURU, AVKURU, ARKURU, ALKURU

Bazı kelimelerin anlamları

KURU

Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

KİRENÇUKURU

Sinop ilinde, Gerze belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop ili, Kabalı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

MENDEMEÇUKURU

Erzincan ilinde, Çatalçam nahiyesine bağlı bir bölge.

KURTÇUKURU

İçel şehrinde, Gülek bucağına bağlı bir bölge.

MURTÇUKURU

Adana ili, Karaisalı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ZEYTİNÇUKURU

İçel ili, Mut ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KÖMÜRÇUKURU

Hatay ilinde, Belen ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KETENÇUKURU

Giresun ili, Tirebolu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

GÖYNÜKÇUKURU

Çankırı ilinde, Çerkeş ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

KUMAÇUKURU

İçel şehrinde, Mut belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

PINARÇUKURU

Giresun kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

TAVUKÇUKURU

İzmir şehrinde, Yuntdağ bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

EFENÇUKURU

İzmir şehri, Menderes ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

DARIÇUKURU

Balıkesir kenti, Kepsut belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ELMAÇUKURU

Gümüşhane şehri, Şiran belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kastamonu kenti, Abana belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Ordu ilinde, Ulubey ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Samsun ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KAVURMAÇUKURU

Erzurum şehrinde, Çiftlik nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında KURU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KURU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACİZ

Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ADRES

Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.

AÇILIŞ

Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

ADAMOTU

Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).

ADLİYE

Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları. Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

AKBAKLA

Kuru fasulye.

AKADEMİ

Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AKLANMAK

Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.

AHBAP

Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.

ACENTELİK

Acentenin yaptığı iş. Acente kuruluşu.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AKAÇLAMAK

Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.