KURS ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kurs" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. kurs ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kurs ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kurs olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

KURSAKSIZ, KURSÜNBÜL

8 harfli kelimeler

KURSAKLI, KURSİYER

7 harfli kelimeler

KURSELİ

6 harfli kelimeler

KURSAK, KURSUK, KURSÜK

4 harfli kelimeler

KURS

Bazı kelimelerin anlamları

KURS

Ağırşak. Resmî ve özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda bilgi, beceri ve davranış kazandırmak amacıyla düzenlenen derslere dayanan ve belli bir süresi olan eğitim etkinliği. Bir gök cisminin teker biçimde görülen yüzü, çörek.

KURSÜNBÜL

Hamam külhanlarında yakılan çerçöpün külü.

KURSAKLI

Kursağı olan. Guatr hastalığı olan (kimse).

KURSELİ

Mısırın köklü sapı, gövdesi.

KURSİYER

Kurs öğrencisi.

KURSAKSIZ

Kursağı olmayan. Abur cubur şeyleri yiyebilen (kimse).

KURSUK

Tandır.

KURSAK

Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin organ. Boğaz. Kuş kursağı şişirilip kurutularak yapılmış olan veya ona benzetilen şişkin şey. Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı.

KURSÜK

Şişman.

  -   -   -  

Anlamında KURS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KURS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÜZEY

Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.

ÇEDENEYH

Tavuk kursağı.

TEF

Zilli bir kasnağa geçirilmiş kursak zarından oluşan çalgı.

AĞIRŞAK

Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).

PÜSKÜLCÜK

Güneş kursunun bazı tek renkli resimlerinde görülen parlak bulut.

GASTROLİT

Kabukluların (Crustaceae) kursağının iki yanında deri değişiminden önce görülen kalkerli maddeler. Kabukluların (Crustacea) kursağının iki yanında deri değişiminden önce görülen kalkerli maddeler.

GEKLİK

Kursak, mide.

DABANBAĞI

Sulanması olanağı varken susuz bırakılan bağ. (Kursarı Yalvaç Isparta).

GERİM

Dinlenme durumundaki kasın normal gerginliği. Dokumacılıkta tezgâha gerilen çözgü iplikleri: Günde kaç gerim bez dokursun. Hız: Yerin darlığından at gerimini alamadı. Kol, bacak ve benzerleri organların fazla iriliği, gelişimi: Ahmet pehlivanın gerimi Mehmet'ten çok fazla. Malın, canın yok olsun anlamında ilenç olarak kullanılır. Dokuma tezgâhlarında ipliklerin dönüş yaptığı yere kadar olan kısım. (Mudurnu Bolu). Top yumak durumuna getirilmiş çözgü ipliğinin, serbest bırakılan 3-4 cm.lik bölümü. (Bekilli Çal Denizli).

ÇÖREK

Az yağlı, bazen şekerli ve yumurtalı, gevrekçe bir hamur işi. Kurs.

DENCİK

Kümes hayvanları ve kuşların kursağı.

HAVSALA

Kuşun kursağı. Leğen. Zihnin bir şeyi anlama ve kavrama yetisi.

BOĞAZ

Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse. İki kara arasındaki dar deniz. İki dağ arasında dar geçit. Yeme içme. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Yedirip içirme yükümü, iaşe.

BAĞCAKTUTMA

Çobanların, bir ucunu ayaklarına bağladıkları ipin diğer ucunu koyunların bileğine bağlayarak yatmaları. (Kursarı Yalvaç Isparta).

DENDİK

Kümes hayvanları ve kuşların kursağı. Haydi.

BAĞCAKTUTMAK

Geceleri sürüsünün yanından uzaklaşmasını istemiyen çobanın, hayvanlardan birinin boğazına bağladığı ipin diğer ucunu ayağına bağlaması işlemi. (Kursarı Yalvaç Isparta).

GLENOİDALİS

Çukursu, yayvan ve düzce eklem yüzüyle ilgili olan.

MÜZİKEVİ

Çeşitli müzik türlerine ait kursların verildiği, müzik aletlerinin satıldığı yer.

EĞİTMEN

Eğitim işiyle uğraşan kimse. Kurs görerek köyde öğretmenlik yapan kimse, köy öğretmeni.

GEKRİK

Kursak, mide.