KONA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kona" olan, toplam 54 adet kelime bulunmaktadır. kona ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kona ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kona olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KONAKLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

KONAKLAYABİLME

11 harfli kelimeler

KONAKLANMAK, KONAKLATMAK, KONAKÇIBAŞI

10 harfli kelimeler

KONAKADÜZÜ, KONAKLAMAK, KONAKKURAN, KONAKLATMA, KONAKALMAZ, KONAKPINAR, KONAĞLAMAK, KONALBUMİN, KONABİLMEK, KONARGÖÇER

9 harfli kelimeler

KONABİLME, KONAKTEPE, KONAKÖREN, KONAKYAZI, KONAKYERİ, KONAMAMAK, KONARAŞİN, KONAKKALE, KONAKLAMA, KONAKBEYİ, KONAKBAŞI

8 harfli kelimeler

KONAKLAR, KONAKKÖY, KONARYUS, KONAKLIK, KONAKÖZÜ, KONALMAK

7 harfli kelimeler

KONAYLA, KONARLI, KONARĞA, KONARGA, KONANKA, KONALKA, KONALGA, KONACIK, KONAKLI, KONAKÇI

6 harfli kelimeler

KONACI, KONACA, KONARI

5 harfli kelimeler

KONAN, KONAÇ, KONAR, KONAĞ, KONAH, KONAK, KONAS, KONAT

4 harfli kelimeler

KONA

Bazı kelimelerin anlamları

KONA

Hamur tahtası, sofra: Konayı getir de yufka açalım. İki elle kavranabilecek kadar olan ot ya da çalı çırpı bağlamı. Yemek tahtası olarak kullanılan hamur tahtası. (Saraycık Bozüyük Bilecik.).

KONAKLAMAK

Yolculuk sırasında bir yerde durup geçici bir süre kalmak.

KONAKLATMAK

Konaklama işini yaptırmak.

KONAKALMAZ

Elâzığ ilinde, İçme bucağına bağlı bir bölge.

KONALBUMİN

Yumurta beyazının kristalli olmayan albumini.

KONAKKURAN

Adana ilinde, Feke ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Muş şehrinde, Nurettin nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KONAKADÜZÜ

Muş şehri, Korkut ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KONARGÖÇER

Göçebe bir hayat süren, bir yere sürekli yerleşmeyen (aşiret, oba vb.), göçerkonar.

KONAKLATMA

Konaklatmak işi.

KONAKLANMAK

Saç kepeklenmek, konak yapmak. Saç kepeklenmek.

KONAKLAYABİLME

Konaklayabilmek işi.

KONAKLAYABİLMEK

Konaklama imkânı veya olasılığı bulunmak.

KONAKPINAR

Balıkesir şehri, Konakpınar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Siirt şehri, Kurtalan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sivas ilinde, Konakpınar bucağına bağlı bir bölge.

KONABİLMEK

Konma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KONAKÇIBAŞI

Savaşa gitmekte olan padişahın tuğları ile otağını bir konak ileride taşıyanların en kıdemlisi olan beylerbeyi, sancakbeyi ya da kapıcıbaşı aşamasındaki yüksek görevli.

KONAĞLAMAK

Konuk olmak.

  -   -   -  

Anlamında KONA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KONA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İNMEK

Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Alçalıp eski durumuna dönmek. Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak. Sayısı azalmak. Fiyatı düşürmek. Ağmak. Uzamak, ulaşmak. Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak. Değeri düşmek. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak. İnme gelmek. Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek. Konaklamak. Vurmak. Yıkılmak.

HASTEL

Daha ziyade gençlerin ve araştırmacıların konaklaması için yapılmış ve belirli kurallara göre yönetilen ucuz tesisler.

DİNE

Konaklama yeri.

ÇUBUKÇU

Çubuk yapıp satan kimse. Saraylarda ve büyük konaklarda tütün çubuklarını hazırlayan kimse.

HAREM

Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan bölüm, selamlık karşıtı. Karı, eş. Bu bölümde oturan kadınların hepsi.

EĞLEK

Sürünün yazın öğle sıcağında dinlendiği gölgelik. Yolcuların geceyi geçirdikleri yer, han, konak.

DONRA

Saç kepeği, kaş konağı. Kalınlaşmış, tabaka durumuna gelmiş kir.

BORDÜR

Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

FOYA

Parıltısını artırmak için elmas taşlarının altlarına konan ince metal yaprak.

ATKI

Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.

BAŞKONAKÇI

Asalağın en iyi geliştiği, dolayısıyla en çok yararlandığı ve yaşamaktan hoşlandığı konakçı.

GÖÇÜRÜCÜ

Seferde padişah tuğlarının ikisini bir konak ileride taşıyan dört kişiden ikisine verilen unvan.

HAN

Doğu ülkelerinde yerli beyler ve Kırım girayları için kullanılan unvan. Osmanlı padişahlarının adlarının sonuna getirilen unvan. Büyükşehirlerde serbest mesleklerde çalışanların oda veya daire tutup çalıştıkları birkaç katlı yapı. Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri. Yol üzerinde veya kasabalarda yolcuların konaklamalarına yarayan yapı.

ÇABA

Herhangi bir işi yapmak için ortaya konan güç, zorlu, sürekli çalışma, gayret, ceht, efor.

AYVAZ

Koca, erkek, eş. Savaş gemilerinde çalışan cerrah yardımcısı. Büyük konaklarda mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak.

DURAK

Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.

ESER

Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt. İz, işaret, im. Yayın, kitap, yapıt. Soyut kavramlarda belirti.

AĞRIMA

Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.

ÇEŞNİCİ

Saraylarda ve büyük konaklarda yemek ve sofra işlerini yöneten kimse. Tütün veya içkilerin tat ve niteliğini belirleyen kimse. Sikkelerin ayarını düzenleyen kimse.