KOND ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kond" olan, toplam 58 adet kelime bulunmaktadır. kond ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kond ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kond olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KONDROENDOTELYOM, KONDRODİSTROFİYA

14 harfli kelimeler

KONDROSKELETON, KONDRODİSTROFİ, KONDRODİSPLAZİ, KONDRİFİKASYON

13 harfli kelimeler

KONDROKRANYUM, KONDENSELEŞME, KONDURUVERMEK, KONDURABİLMEK, KONDROMATOZİS

12 harfli kelimeler

KONDRONEKTİN, KONDROMALAZİ, KONDURABİLME, KONDURUVERME, KONDROSARKOM, KONDÜKTÖRLÜK

11 harfli kelimeler

KONDOMİNYUM, KONDROPLAST, KONDRİYAKUS, KONDROBLAST, KONDÜKSİYON, KONDANSATÖR

10 harfli kelimeler

KONDURTMAK, KONDROLOJİ

9 harfli kelimeler

KONDUKTOR, KONDROZİS, KONDRİTİS, KONDURMAK, KONDURTMA, KONDİSYON, KONDURUCU, KONDIRAÇI, KONDENSUS, KONDÜKTÖR

8 harfli kelimeler

KONDURAK, KONDURMA, KONDÜVİT, KONDUCAK, KONDİLES, KONDİLUS, KONDİLİK

7 harfli kelimeler

KONDUCU, KONDURA, KONDROS, KONDROM, KONDRİN, KONDÜİT

6 harfli kelimeler

KONDOL, KONDAK, KONDEK, KONDİL, KONDOK, KONDOM, KONDOR, KONDUR

5 harfli kelimeler

KONDU

4 harfli kelimeler

KOND

Bazı kelimelerin anlamları

KOND

Koyun bacağından çıkan, hiç aşınmamış taze aşık kemiği.

KONDURUVERME

Konduruvermek işi.

KONDROMATOZİS

Vücutta çok sayıda kondrom oluşması.

KONDROKRANYUM

Geçici olarak embriyoda olduğu gibi veya bazı balıklarda daimi olarak bulunan kafatası. Geçici olarak embriyoda veya bazı balıklarda daimi olarak bulunan kafatası. Kıkırdaksal kafatası.

KONDURABİLME

Kondurabilmek işi.

KONDROENDOTELYOM

Endotel ve kıkırdak doku elemanları içeren iyicil bağ doku tümörü.

KONDURUVERMEK

Ansızın veya çabucak kondurmak.

KONDRONEKTİN

Kıkırdak matriksinde bulunan ve kondrositlerin kollagenle bağlanmasını sağlayan bir glikoprotein.

KONDROSKELETON

Kıkırdaksı iskelet.

KONDRODİSPLAZİ

Kalıtsal olarak belli sığır, koyun ve köpek ırklarında görülen, kıkırdağın enlemesine veya uzunlamasına büyümesindeki bozukluklara bağlı olarak oluşan, yerel veya genel, kemik veya iskelet bozukluğu.

KONDRODİSTROFİ

Kondrodistrofiya.

KONDROMALAZİ

Kıkırdağın anormal yumuşaklığı.

KONDENSELEŞME

Yapay reçinelerin oluşumunu ve değişimini sağlayan kimyasal tepkime.

KONDRİFİKASYON

Kıkırdaklaşma.

KONDRODİSTROFİYA

Kıkırdağın normal dışı gelişimiyle belirgin bozukluk, kondrodistrofi.

KONDURABİLMEK

Kondurma imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında KOND bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOND geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GECEKONDULAŞMAK

Gecekondu sayısı çoğalmak.

YOĞUNLAÇ

Kondansatör.

ÇAVELA

Tutulan balıkların içine konduğu sepet, çavalye.

KUBURLUK

Tabanca kılıfı. Kuburun konduğu yer.

KONDÜKTÖRLÜK

Kondüktör olma durumu. Kondüktörün görevi.

MEKSEFE

Kondansatör. Otomobillerde kondansatör görevini yapan parça.

KONDURMA

Kondurmak işi.

GECEKONDU

İmar ve yapı kanunlarına aykırı olarak başkalarına veya kamuya ait arazi veya arsalar üzerinde toprak sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın acele yapılmış konut, kondu. Acele ile yapılıvermiş, derme çatma yapı.

KAPASİTE

Bir şeyi içine alma, sığdırma sınırı, kapsama gücü, sığa. Anlama, kavrama yeteneği. Bir işletmenin üretim miktarı. Bir kondansatörün elektrik yığma sınırı, sığa. Belli bir alana sığabilecek kişi veya nesne sayısı.

PREZERVATİF

Cinsel ilişkiyle geçebilecek hastalıklardan korunmak veya kadının hamile kalmasını önlemek için erkeklerin kullandığı ince, saydam bir tür kılıf, kondom, kaput (I).

RIHDAN

Yazı kurutmak için kullanılan özel kumun konduğu üzeri delikli kap.

MEZOZOM

Bakterinin üremesi sırasında bakteri zarından kıvrımlar yaparak meydana gelen mitokondri benzeri yapı.

BÜFE

Evlerde içine yemek takımlarının konduğu dolap. Yiyecek, içecek, gazete, dergi vb.nin satıldığı küçük dükkân. Toplantılarda yiyecek ve içeceklerin konulduğu masa.

ŞEKERLEME

Şekerlemek işi. Oturduğu yerde hafif ve kısa süreli uyuma. Toz şekerin içine meyve özleri konduktan sonra kaynatılmasıyla yapılmış olan her türlü şeker.

GECEKONDUCULUK

Gecekonducu olma durumu, konduculuk. Gecekonducunun yaptığı iş, konduculuk.

ATLAMA

Atlamak işi. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılmış olan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma. Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.

HÜMA

Başına konduğu kimseye mutluluk getirdiğine inanılan talih kuşu.

TENZİH

Arılama, kusur kondurmama. Allah'ın bütün kusurlardan uzak olduğuna inanma.

GECEKONDUCU

Gecekonduda oturan kimse, konducu. Gecekondu yapıp satan kimse, konducu.

ARMATÜR

Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım. Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası.