Kelimeler arşivinde; içinde "kond" olan, toplam 96 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kond bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kond ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kond olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MİTOKONDROKUPREİN
SÜPERFEKONDASYON, KONDROENDOTELYOM, KONDRODİSTROFİYA
GECEKONDULAŞMAK, OSTEOKONDİRİTİS
DİSKONDROPLAZİ, AKONDROGENEZİS, GECEKONDULAŞMA, KONDROSKELETON, OSTEOKONDROZİS, KONDRİFİKASYON, KONDRODİSPLAZİ, KONDRODİSTROFİ, GECEKONDUCULUK
KONDROMATOZİS, KONDURABİLMEK, KONDURUVERMEK, MİTOKONDRİYON, MİTOKONDRİYUM, KONDROKRANYUM, PERİKONDRİYUM, KONDENSELEŞME
KONDURABİLME, SİNKONDROZİS, KONDROMALAZİ, KONDRONEKTİN, KONDROSARKOM, OSTEOKONDROS, OSTEOKONDROM, AKONDROPLAZİ, ADENOKONDROM, KONDÜKTÖRLÜK, MİKSOKONDROM, KONDURUVERME, FİBROKONDROM
KONDROPLAST, KONDROBLAST, KONDRİYAKUS, KONDOMİNYUM, KONDÜKSİYON, EPİKONDİLUS, GECEKONDULU, KONDANSATÖR, GECEKONDUCU
MİTOKONDRİ, SİNKONDROZ, KONDROLOJİ, KONDURTMAK
GECEKONDU, KONDROZİS, KONDUKTOR, KONDURTMA, KONDURUCU, KONDRİTİS, ENKONDROM, FEKONDİTE, GECEKONDİ, ENKONDRAL, KONDENSUS, EKKONDROM, KONDIRAÇI, KONDÜKTÖR, KONDİSYON, KONDURMAK
KONDURAK, KUŞKONDU, KONDÜVİT, ANAKONDA, GÜNKONDU, SEKONDER, KONDİLUS, KONDURMA, KONDİLİK, KONDİLES, KONDUCAK
ELKONDU, LİKONDİ, AKKONDU, VAKONDA, KONDÜİT, KONDURA, KONDUCU, KONDROS, KONDRİN, KONDROM
KONDAK, KONDEK, KONDUR, KONDİL, KONDOR, KONDOK, KONDOM, KONDOL
KONDU
KOND
KOND
Koyun bacağından çıkan, hiç aşınmamış taze aşık kemiği.
OSTEOKONDİRİTİS
Kemik ve kemik kıkırdağının bir arada gelişen yangısı.
AKONDROGENEZİS
Ayak ve bacak kemiklerinin, kemik ve kıkırdaklardaki bozukluklar nedeniyle, aşırı derecede kısalmasıyla belirgin bir yapılış bozukluğu.
KONDRODİSPLAZİ
Kalıtsal olarak belli sığır, koyun ve köpek ırklarında görülen, kıkırdağın enlemesine veya uzunlamasına büyümesindeki bozukluklara bağlı olarak oluşan, yerel veya genel, kemik veya iskelet bozukluğu.
KONDROENDOTELYOM
Endotel ve kıkırdak doku elemanları içeren iyicil bağ doku tümörü.
KONDRODİSTROFİYA
Kıkırdağın normal dışı gelişimiyle belirgin bozukluk, kondrodistrofi.
MİTOKONDROKUPREİN
Yeni doğanlarda bilhassa karaciğer mitokondrilerinde bulunan bakırı depolayan protein. Yeni doğanlarda bakırı depolar ve sitokrom oksidazın oluşumunda bakır deposu olarak hizmet eder.
GECEKONDULAŞMAK
Gecekondu sayısı çoğalmak.
GECEKONDUCULUK
Gecekonducu olma durumu, konduculuk. Gecekonducunun yaptığı iş, konduculuk.
KONDRODİSTROFİ
Kondrodistrofiya.
KONDRİFİKASYON
Kıkırdaklaşma.
DİSKONDROPLAZİ
Uzun kemiklerin uç kısımlarında kıkırdak dokuda gelişimin durması nedeniyle, baş ve gövdenin normal olmasına karşın, kol ve bacakların kısa kalmasıyla belirgin bir iskelet yapılış bozukluğu.
OSTEOKONDROZİS
Kemiklerin ucundaki büyüme kıkırdağında farklılaşma bozuklukları ve kıkırdağın kırılgan olmasıyla belirgin bir hastalık Domuz, köpek, at, hindi, sığır ve koyunlarda. kalıtım, hızlı gelişme, fiziksel tembellik, cinsiyet ve beslenme bozuklukları gibi nedenlerden kaynaklanır.
KONDROSKELETON
Kıkırdaksı iskelet.
SÜPERFEKONDASYON
Aynı kızgınlık döneminde oositlerin farklı erkeklerin spermatozoitleriyle döllenmesi.
GECEKONDULAŞMA
Gecekondulaşmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOND geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KONDÜKTÖRLÜK
Kondüktör olma durumu. Kondüktörün görevi.
MEKSEFE
Kondansatör. Otomobillerde kondansatör görevini yapan parça.
KONDURMA
Kondurmak işi.
GECEKONDUCU
Gecekonduda oturan kimse, konducu. Gecekondu yapıp satan kimse, konducu.
ARMATÜR
Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım. Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası.
AGREKAN
Yüz otuz kadar kondroitin sülfat ve keratan sülfat, glikozaminoglikan zincirinin bağlandığı 210000 mol ağırlığında, kıkırdakta bulunan bir proteoglikan.
RIHDAN
Yazı kurutmak için kullanılan özel kumun konduğu üzeri delikli kap.
KAPASİTE
Bir şeyi içine alma, sığdırma sınırı, kapsama gücü, sığa. Anlama, kavrama yeteneği. Bir işletmenin üretim miktarı. Bir kondansatörün elektrik yığma sınırı, sığa. Belli bir alana sığabilecek kişi veya nesne sayısı.
BÜFE
Evlerde içine yemek takımlarının konduğu dolap. Yiyecek, içecek, gazete, dergi vb.nin satıldığı küçük dükkân. Toplantılarda yiyecek ve içeceklerin konulduğu masa.
YOĞUNLAÇ
Kondansatör.
HÜMA
Başına konduğu kimseye mutluluk getirdiğine inanılan talih kuşu.
KUBURLUK
Tabanca kılıfı. Kuburun konduğu yer.
AKKONDU
Gecekondunun, toplumun çeşitli kesimlerinde hoşgörüyle karşılanmayan, kaçak olarak yapılmış imgesini değiştirebilmek, bununla birlikte karşıladığı toplumsal işgörüyü yoksul ailelere devletin ve kent yönetimlerinin yardım ve desteği ile yasal yoldan sunabilmek için önerilen güdümlü gecekondu; toplumsal konut.
ATLAMA
Atlamak işi. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılmış olan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma. Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.
PREZERVATİF
Cinsel ilişkiyle geçebilecek hastalıklardan korunmak veya kadının hamile kalmasını önlemek için erkeklerin kullandığı ince, saydam bir tür kılıf, kondom, kaput (I).
GECEKONDU
İmar ve yapı kanunlarına aykırı olarak başkalarına veya kamuya ait arazi veya arsalar üzerinde toprak sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın acele yapılmış konut, kondu. Acele ile yapılıvermiş, derme çatma yapı.
TENZİH
Arılama, kusur kondurmama. Allah'ın bütün kusurlardan uzak olduğuna inanma.
ŞEKERLEME
Şekerlemek işi. Oturduğu yerde hafif ve kısa süreli uyuma. Toz şekerin içine meyve özleri konduktan sonra kaynatılmasıyla yapılmış olan her türlü şeker.
MEZOZOM
Bakterinin üremesi sırasında bakteri zarından kıvrımlar yaparak meydana gelen mitokondri benzeri yapı.
ÇAVELA
Tutulan balıkların içine konduğu sepet, çavalye.