Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kok" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kok ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kok olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kok olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
STAFİLOKOK, STREPTOKOK
ENTEROKOK
EKİNOKOK, TETRAKOK, MİKROKOK, PNÖMOKOK, DİPLOKOK
GONOKOK, SÖMİKOK
BERKOK, ÇOLKOK, ALAKOK
ŞAKOK, TEKOK, ÜŞKOK
KOK
KOK
Maden kömürünün damıtılmasıyla elde edilen, birleşiminde kömürden çok daha az oranda uçucu madde bulunan katı yakıt, kok kömürü.
ŞAKOK
Yabani armut.
ALAKOK
Rafadan yumurta.
STAFİLOKOK
Mikroskopta üzüm salkımlarına benzer kümeler durumunda görülen mikroplar.
STREPTOKOK
Sıvı ortamda zincir biçimde koloniler oluşturan, çoğu zaman patojen olan bir mikrokok.
EKİNOKOK
Etoburların gelişmiş dönemlerinde bağırsaklarında yaşayan bir tür tenya.
ÇOLKOK
Pilâv.
GONOKOK
Belsoğukluğu mikrobu.
ENTEROKOK
Gram pozitif, fakültatif anaerob, diplokok veya zincir biçiminde insan ve hayvanların bağırsak florasında bulunan kok cinsi. Gram pozitif, fakültatif anaerop, diplokok veya zincir biçiminde bulunan yuvarlak biçimli bir bakteri cinsi.
DİPLOKOK
Bakterilerde, bölündükten sonra ayrılmayıp çiftler hâlinde birbirine bağlı kalmış koklar. Bölündükten sonra ayrılmayıp çiftler hâlinde bulunan koklar. Mikroskop altında çift çift görülen koklara verilen ad.
BERKOK
Ok gibi çevik ve güçlü olan kimse.
PNÖMOKOK
İnsanda ve diğer memelilerde zatürree hastalığına yol açan bakteriler. Bakteriyel pnömoninin en sık etkeni olarak kabul edilen, Gram pozitif, Streptococcus pneumoniae türü bakteri.
TEKOK
Ok gibi hızlı harekete eden biricik kimse.
MİKROKOK
Nokta biçimdeki mikroplara verilen genel ad.
SÖMİKOK
Taş kömürünün 500-600 °C'de damıtılmasıyla elde edilen kömür.
TETRAKOK
Bölündükten sonra dörtlü gruplar oluşturan bakteri cinsi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇELYA
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).
ANIK
Hazır. Ballıbabagillerden, tek yıllık, mavi çiçekli, yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki, dağ reyhanı (Ziziphora).
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
AKİDE
İnanç. Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri.
ANTRASİT
Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.
ALERJİ
Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.
ANANAS
Ananasgillerden, sıcak ülkelerde yetişen bir ağaç (Ananas sativus). Bu ağacın çam kozalağına benzeyen, iri, güzel kokulu, lezzetli meyvesi.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AKŞAMSEFASI
İki çeneklilerden, gece açan küçük kokulu çiçekleri olan, otsu bir bitki, gecesefası (Mirabilis jalapa).
ANASON
Maydanozgillerden, kokulu tohumu hamur işlerinde ve rakı yapımında kullanılan bir bitki (Pimpinella anisum).
AMBER
Amber balığından çıkarılan güzel kokulu, kül renginde bir madde. Güzel kokulu bazı maddelerin ortak adı.
AKTAR
Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
AMONYAK
Azot ve hidrojen birleşimi olan, keskin kokulu bir gaz (NH3). İçinde bu gazın eritilmiş bulunduğu su, nişadır ruhu.
AHUDUDU
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.
AMBERBU
Hindistan'da, İran'da yetişen, piştiğinde güzel bir koku veren, iri ve uzun taneli bir pirinç türü.
APSENT
Pelinle kokulandırılmış sert bir içki.
AKADEMİ
Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.