Kelimeler arşivi içinde; başında "kok" olan, toplam 158 adet kelime bulunmaktadır. kok ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kok ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kok olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KOKSİDİYOMİKOZİS
KOKSİDİYOSTATİK
KOKLEARİFORMİS
KOKLATABİLMEK, KOKLAYABİLMEK, KOKOROZLANMAK, KOKSİDİYOSTAT, KOKULANDIRMAK
KOKARYÜRÜLÜK, KOKLAŞTIRMAK, KOKLATABİLME, KOKLAYABİLME, KOKOREÇÇİLİK, KOKOROZLANMA, KOKSAKİVİRÜS, KOKSİDİYOZİS, KOKULANDIRMA
KOKAİNCİLİK, KOKAİNOMANİ, KOKAZLANMAK, KOKİNDURMAK, KOKLAŞTIRMA, KOKLATILMAK, KOKOZLANMAK, KOKSARTROSE, KOKULUPINAR, KOKURDAŞMAK, KOKUŞTURMAK
KOKABİLMEK, KOKANLAMAK, KOKARGANAK, KOKLANGOZU, KOKLANKIZI, KOKLATILMA, KOKOZLANMA, KOKSİDİYOZ, KOKSOPODİT, KOKULANMAK, KOKULATMAK, KOKUNUKLUK, KOKURDAMAK, KOKUSUZLUK, KOKUŞTURMA
KOKABİLME, KOKAİNMAN, KOKALAMAK, KOKARİBİK, KOKARİLİK, KOKARMEKE, KOKARTSIZ, KOKARZADE, KOKKLAMAK, KOKLANGIZ, KOKLANGOZ, KOKLANGÖZ, KOKLAŞMAK, KOKLATMAK, KOKLEARİS, KOKLEİTİS, KOKLUKOZA, KOKMUŞLUK, KOKOBASİL, KOKOREÇÇİ, KOKSİGEUS, KOKTURMAK, KOKUCULUK, KOKULAMAK, KOKULANMA
KOKAİNCİ, KOKALMAK, KOKARCIK, KOKAROTU, KOKARTLI, KOKCEVİZ, KOKETLİK, KOKİMBİT, KOKİNMAK, KOKLAGAZ, KOKLAMAK, KOKLAŞMA, KOKLATMA, KOKLAYIŞ, KOKLİTİS, KOKOVİÇA, KOKOZLUK, KOKSİGİS, KOKSİTİS, KOKULMAK, KOKUMERE, KOKUNMAK, KOKURDAK, KOKURDAN, KOKUŞMAK, KOKUTMAK
KOKARCA, KOKAROT, KOKARSU, KOKETRİ, KOKLAMA, KOKOLİZ, KOKONOS, KOKOREÇ, KOKOROZ, KOKRAMA, KOKTEYL, KOKUMAK, KOKUSUZ, KOKUŞLU, KOKUŞMA, KOKUŞUK, KOKUTMA
KOKAİN, KOKANA, KOKART, KOKGUÇ, KOKİKS, KOKKOZ, KOKKUN, KOKLAK, KOKLAN, KOKLEA, KOKMAH, KOKMAK, KOKMUŞ, KOKOÇI, KOKOİT, KOKONA, KOKOTA, KOKPİT, KOKTUR, KOKUCİ, KOKUCU, KOKULU
KOKAK, KOKAL, KOKAN, KOKAR, KOKAZ, KOKEN, KOKET, KOKİL, KOKLA, KOKMA, KOKOÇ, KOKOL, KOKOM, KOKON, KOKOR, KOKOŞ, KOKOT, KOKOZ, KOKSA, KOKUÇ, KOKUM, KOKUŞ
KOKA, KOKU
KOK
KOK
Maden kömürünün damıtılmasıyla elde edilen, birleşiminde kömürden çok daha az oranda uçucu madde bulunan katı yakıt, kok kömürü.
KOKULANDIRMAK
Özel bir koku kazandırmak.
KOKOROZLANMAK
Göz korkutmak, meydan okumak.
KOKOROZLANMA
Kokorozlanmak işi.
KOKLEARİFORMİS
Salyangoz biçiminde olan.
KOKSAKİVİRÜS
Picornaviridae ailesinin, enterovirüs cinsinde yer alan RNA virüs.
KOKLAŞTIRMAK
Koklaşma işini yaptırmak.
KOKSİDİYOMİKOZİS
Coccidioides immitis tarafından oluşturulan, bütün hayvan türlerinde sistemik veya akciğer ve bölgesel lenf yumrularında sınırlı granülomlu reaksiyonla belirgin bir mantar hastalığı, Kaliforniya hastalığı, Posadas hastalığı, Posadas-Wernicke hastalığı.
KOKSİDİYOSTATİK
Koksidiyostat.
KOKLAYABİLME
Koklayabilmek işi.
KOKLATABİLMEK
Koklatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KOKOREÇÇİLİK
Kokoreççinin yaptığı iş.
KOKSİDİYOSTAT
Hayvanlarda koksidiyoz kontrolünde kullanılan su ve yeme katılan ajanlar, antikoksidiyal, koksidiyostatik.
KOKLAYABİLMEK
Koklama imkânı veya olasılığı bulunmak.
KOKLATABİLME
Koklatabilmek işi.
KOKARYÜRÜLÜK
Çavuş kuşu, ibibik.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKİDE
İnanç. Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AKADEMİ
Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.
AMBER
Amber balığından çıkarılan güzel kokulu, kül renginde bir madde. Güzel kokulu bazı maddelerin ortak adı.
ANANAS
Ananasgillerden, sıcak ülkelerde yetişen bir ağaç (Ananas sativus). Bu ağacın çam kozalağına benzeyen, iri, güzel kokulu, lezzetli meyvesi.
APSENT
Pelinle kokulandırılmış sert bir içki.
ANASON
Maydanozgillerden, kokulu tohumu hamur işlerinde ve rakı yapımında kullanılan bir bitki (Pimpinella anisum).
ANTRASİT
Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
AÇELYA
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ALERJİ
Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AHUDUDU
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
AKŞAMSEFASI
İki çeneklilerden, gece açan küçük kokulu çiçekleri olan, otsu bir bitki, gecesefası (Mirabilis jalapa).
AMONYAK
Azot ve hidrojen birleşimi olan, keskin kokulu bir gaz (NH3). İçinde bu gazın eritilmiş bulunduğu su, nişadır ruhu.
AKTAR
Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.
AMBERBU
Hindistan'da, İran'da yetişen, piştiğinde güzel bir koku veren, iri ve uzun taneli bir pirinç türü.
ANIK
Hazır. Ballıbabagillerden, tek yıllık, mavi çiçekli, yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki, dağ reyhanı (Ziziphora).