KOK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kok" olan, toplam 158 adet kelime bulunmaktadır. kok ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kok ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kok olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KOKSİDİYOMİKOZİS

15 harfli kelimeler

KOKSİDİYOSTATİK

14 harfli kelimeler

KOKLEARİFORMİS

13 harfli kelimeler

KOKLATABİLMEK, KOKLAYABİLMEK, KOKOROZLANMAK, KOKSİDİYOSTAT, KOKULANDIRMAK

12 harfli kelimeler

KOKARYÜRÜLÜK, KOKLAŞTIRMAK, KOKLATABİLME, KOKLAYABİLME, KOKOREÇÇİLİK, KOKOROZLANMA, KOKSAKİVİRÜS, KOKSİDİYOZİS, KOKULANDIRMA

11 harfli kelimeler

KOKAİNCİLİK, KOKAİNOMANİ, KOKAZLANMAK, KOKİNDURMAK, KOKLAŞTIRMA, KOKLATILMAK, KOKOZLANMAK, KOKSARTROSE, KOKULUPINAR, KOKURDAŞMAK, KOKUŞTURMAK

10 harfli kelimeler

KOKABİLMEK, KOKANLAMAK, KOKARGANAK, KOKLANGOZU, KOKLANKIZI, KOKLATILMA, KOKOZLANMA, KOKSİDİYOZ, KOKSOPODİT, KOKULANMAK, KOKULATMAK, KOKUNUKLUK, KOKURDAMAK, KOKUSUZLUK, KOKUŞTURMA

9 harfli kelimeler

KOKABİLME, KOKAİNMAN, KOKALAMAK, KOKARİBİK, KOKARİLİK, KOKARMEKE, KOKARTSIZ, KOKARZADE, KOKKLAMAK, KOKLANGIZ, KOKLANGOZ, KOKLANGÖZ, KOKLAŞMAK, KOKLATMAK, KOKLEARİS, KOKLEİTİS, KOKLUKOZA, KOKMUŞLUK, KOKOBASİL, KOKOREÇÇİ, KOKSİGEUS, KOKTURMAK, KOKUCULUK, KOKULAMAK, KOKULANMA

8 harfli kelimeler

KOKAİNCİ, KOKALMAK, KOKARCIK, KOKAROTU, KOKARTLI, KOKCEVİZ, KOKETLİK, KOKİMBİT, KOKİNMAK, KOKLAGAZ, KOKLAMAK, KOKLAŞMA, KOKLATMA, KOKLAYIŞ, KOKLİTİS, KOKOVİÇA, KOKOZLUK, KOKSİGİS, KOKSİTİS, KOKULMAK, KOKUMERE, KOKUNMAK, KOKURDAK, KOKURDAN, KOKUŞMAK, KOKUTMAK

7 harfli kelimeler

KOKARCA, KOKAROT, KOKARSU, KOKETRİ, KOKLAMA, KOKOLİZ, KOKONOS, KOKOREÇ, KOKOROZ, KOKRAMA, KOKTEYL, KOKUMAK, KOKUSUZ, KOKUŞLU, KOKUŞMA, KOKUŞUK, KOKUTMA

6 harfli kelimeler

KOKAİN, KOKANA, KOKART, KOKGUÇ, KOKİKS, KOKKOZ, KOKKUN, KOKLAK, KOKLAN, KOKLEA, KOKMAH, KOKMAK, KOKMUŞ, KOKOÇI, KOKOİT, KOKONA, KOKOTA, KOKPİT, KOKTUR, KOKUCİ, KOKUCU, KOKULU

5 harfli kelimeler

KOKAK, KOKAL, KOKAN, KOKAR, KOKAZ, KOKEN, KOKET, KOKİL, KOKLA, KOKMA, KOKOÇ, KOKOL, KOKOM, KOKON, KOKOR, KOKOŞ, KOKOT, KOKOZ, KOKSA, KOKUÇ, KOKUM, KOKUŞ

4 harfli kelimeler

KOKA, KOKU

3 harfli kelimeler

KOK

Bazı kelimelerin anlamları

KOK

Maden kömürünün damıtılmasıyla elde edilen, birleşiminde kömürden çok daha az oranda uçucu madde bulunan katı yakıt, kok kömürü.

KOKULANDIRMAK

Özel bir koku kazandırmak.

KOKOROZLANMAK

Göz korkutmak, meydan okumak.

KOKOROZLANMA

Kokorozlanmak işi.

KOKLEARİFORMİS

Salyangoz biçiminde olan.

KOKSAKİVİRÜS

Picornaviridae ailesinin, enterovirüs cinsinde yer alan RNA virüs.

KOKLAŞTIRMAK

Koklaşma işini yaptırmak.

KOKSİDİYOMİKOZİS

Coccidioides immitis tarafından oluşturulan, bütün hayvan türlerinde sistemik veya akciğer ve bölgesel lenf yumrularında sınırlı granülomlu reaksiyonla belirgin bir mantar hastalığı, Kaliforniya hastalığı, Posadas hastalığı, Posadas-Wernicke hastalığı.

KOKSİDİYOSTATİK

Koksidiyostat.

KOKLAYABİLME

Koklayabilmek işi.

KOKLATABİLMEK

Koklatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KOKOREÇÇİLİK

Kokoreççinin yaptığı iş.

KOKSİDİYOSTAT

Hayvanlarda koksidiyoz kontrolünde kullanılan su ve yeme katılan ajanlar, antikoksidiyal, koksidiyostatik.

KOKLAYABİLMEK

Koklama imkânı veya olasılığı bulunmak.

KOKLATABİLME

Koklatabilmek işi.

KOKARYÜRÜLÜK

Çavuş kuşu, ibibik.

  -   -   -  

Anlamında KOK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKİDE

İnanç. Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AKADEMİ

Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.

AMBER

Amber balığından çıkarılan güzel kokulu, kül renginde bir madde. Güzel kokulu bazı maddelerin ortak adı.

ANANAS

Ananasgillerden, sıcak ülkelerde yetişen bir ağaç (Ananas sativus). Bu ağacın çam kozalağına benzeyen, iri, güzel kokulu, lezzetli meyvesi.

APSENT

Pelinle kokulandırılmış sert bir içki.

ANASON

Maydanozgillerden, kokulu tohumu hamur işlerinde ve rakı yapımında kullanılan bir bitki (Pimpinella anisum).

ANTRASİT

Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.

AKAMBER

Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.

AÇELYA

Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

ALERJİ

Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

AHUDUDU

Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.

ALKOL

Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.

AKŞAMSEFASI

İki çeneklilerden, gece açan küçük kokulu çiçekleri olan, otsu bir bitki, gecesefası (Mirabilis jalapa).

AMONYAK

Azot ve hidrojen birleşimi olan, keskin kokulu bir gaz (NH3). İçinde bu gazın eritilmiş bulunduğu su, nişadır ruhu.

AKTAR

Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.

AMBERBU

Hindistan'da, İran'da yetişen, piştiğinde güzel bir koku veren, iri ve uzun taneli bir pirinç türü.

ANIK

Hazır. Ballıbabagillerden, tek yıllık, mavi çiçekli, yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki, dağ reyhanı (Ziziphora).