Kelimeler arşivi içinde; başında "kom" olan, toplam 159 adet kelime bulunmaktadır. kom ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kom ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kom olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KOMPLEKSLEŞTİRİCİ
KOMPARTIMANLAŞMA
KOMPLEMANTASYON
KOMİKLEŞTİRMEK, KOMPLEKSİMETRİ, KOMPLEKSSİZLİK, KOMPOZİSYONİZM
KOMBİNEZONSUZ, KOMİKLEŞTİRME, KOMİSYONCULUK, KOMMENSALİZİM, KOMMİSSURALİS, KOMPAKTSIZLIK, KOMPLEKSSİZCE, KOMPOZİTÖRLÜK
KOMBİNEZONLU, KOMMENSALİZM, KOMPENZASYON, KOMPLİKASYON, KOMÜNİKASYON
KOMBİNASYON, KOMÇAMLAMAK, KOMENSALİZM, KOMİKLEŞMEK, KOMİTACILIK, KOMMUNİKANS, KOMMUNİKARE, KOMPARTIMAN, KOMPİLASYON, KOMPLEKSLİK, KOMPLEKSSİZ, KOMPLOCULUK, KOMPOSTOLUK, KOMPOZİSYON, KOMÜNİSTLİK
KOMALAŞMAK, KOMANDİTER, KOMBİNEZON, KOMİKLEŞME, KOMİSERLİK, KOMİSYONCU, KOMMİSSURA, KOMPARATİF, KOMPETİTİF, KOMPLEKSLİ, KOMPLEKSON, KOMPLEKSUS, KOMPLEMENT, KOMPLİYANS, KOMPOSİTUS, KOMPOZİTÖR, KOMPRESSOR, KOMPRESYON, KOMSİLAMAK, KOMSULAMAK, KOMŞUGEZEN, KOMŞUPINAR, KOMUTANLIK
KOMALTMAK, KOMANDİTE, KOMBÜSYON, KOMEDYACI, KOMMENSAL, KOMPAKTUS, KOMPLİMAN, KOMPRADOR, KOMPRESÖR, KOMÜRTLEK, KOMÜTATÖR
KOMANDİT, KOMATULA, KOMBALAK, KOMBELİK, KOMBULAK, KOMEDYEN, KOMENSAL, KOMİKLİK, KOMİSYAN, KOMİSYON, KOMİTACI, KOMİTARE, KOMLAMAK, KOMMUNİS, KOMPETAN, KOMPLEKS, KOMPLİKE, KOMPLİMA, KOMPLOCU, KOMPOSTO, KOMPOZİT, KOMPRİME, KOMPUSTO, KOMŞULAR, KOMŞULUG, KOMŞULUK, KOMURSGA, KOMUTMAK, KOMÜNİST, KOMÜNİTE, Devamını Oku »»
KOMALIK, KOMANDO, KOMBİLİ, KOMBİNA, KOMBİNE, KOMEDON, KOMEDYA, KOMİSER, KOMODİN, KOMODOR, KOMPİLE, KOMPOST, KOMPOZE, KOMPRAL, KOMPRES, KOMUTAN
KOMALİ, KOMBAK, KOMÇİK, KOMEDİ, KOMİTA, KOMİTE, KOMMAK, KOMMEK, KOMPER, KOMPLE, KOMPLO, KOMUTA
KOMAK, KOMAN, KOMAR, KOMAT, KOMBE, KOMBİ, KOMEÇ, KOMEN, KOMES, KOMİK, KOMOF, KOMOS, KOMOT, KOMSA, KOMSİ, KOMSU, KOMŞI, KOMŞİ, KOMŞU, KOMUK, KOMUR, KOMUT, KOMÜN, KOMÜR, KOMÜŞ
KOMA, KOME, KOMİ, KOMT, KOMU
KOM
KOM
Ağıl, davar ağılı. Yayla evi. Bir kimseye ait küçük yerleşim yeri, çiftlik.
KOMPOZİTÖRLÜK
Bestecilik.
KOMMİSSURALİS
Bağlanma yerine ait, bağlanma yeriyle ilgili olan.
KOMMENSALİZİM
Komensalizm.
KOMPLEKSSİZLİK
Komplekssiz olma durumu.
KOMBİNEZONSUZ
Kombinezonu olmayan.
KOMİKLEŞTİRME
Komikleştirmek işi.
KOMİSYONCULUK
Komisyoncunun yaptığı iş, simsarlık.
KOMPLEKSSİZCE
Kompleksiz bir biçimde.
KOMPLEMANTASYON
Akraba virüslerin bir hücrede gerçekleştirdikleri karışık virüs enfeksiyonu sonucunda, üremesi eksik olan virüsün, diğer akraba virüsün ürünlerini kullanarak çoğalması.
KOMİKLEŞTİRMEK
Komik duruma getirmek.
KOMPAKTSIZLIK
Kompakt olmama özelliği, tıkızsızlık.
KOMPARTIMANLAŞMA
Ökaryot hücrelerde, hücre içinde çeşitli metabolik olayların zarla çevrili değişik yerlerde ya da organellerde yapılmak üzere aynlması.
KOMPOZİSYONİZM
Bütün yapmak üzere elementleri ya da parçaları birleştirme.
KOMPLEKSİMETRİ
Az ayrışan bir çözünür kompleks oluşturan bir maddenin titrasyonu veya bu maddeyle titrasyon.
KOMPLEKSLEŞTİRİCİ
Kompleks oluşturabilen.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.
BESTECİ
Beste yapan kimse, bestekâr, kompozitör, maestro.
ARŞ
İslam inanışına göre göğün en yüksek katı. "Yürü" komutu.
ALBAY
Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.
BESTECİLİK
Bestecinin yaptığı iş, bestekârlık, kompozitörlük.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ATEŞÇİ
Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.
BAŞBUĞ
Eski Türklerde baş, başkan, komutan. Osmanlı Devleti'nde savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşturulan birliğin veya milis güçlerinin komutanı.
BAŞKOMUTAN
Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.
BAŞKUMANDAN
Başkomutan.
ANTİKOMÜNİST
Komünizme karşı olan.
BİRLEŞTİRME
Birleştirmek işi, kombinasyon.
BAŞKUMANDANLIK
Başkomutanlık.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
BİNBAŞI
Orduda rütbesi yüzbaşı ile yarbay arasında bulunan ve asıl görevi tabur komutanlığı olan subay.
ANTİKOMÜNİZM
Komünizm karşıtlığı.
ANTİKOMÜNİSTLİK
Antikomünist olma durumu.
BAŞKOMUTANLIK
Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.
BEY
Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü. Satma, satış. As. Zengin, ileri gelen kimse, bay (I). Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge. Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı. Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir. Eş, koca. Komutan. Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz.