Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ko" olan, toplam 81 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ko ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ko olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ko olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
REMBETİKO, KAŞKARİKO
SAMAMİKO, KAMABOKO, FOROTİKO, FLAMENKO, ŞAMAMİKO, FERETİKO
BABAÇKO, STATÜKO, CEKCEKO, LOHTİKO, LOHDİKO, LOFLOKO, ŞAKŞAKO, FİYASKO, ŞARLİKO, DAMASKO, GUANAKO
FIÇIKO, FİÇİKO, KORAKO, KADİKO, BACİKO, PATIKO, ALAÇKO, SİROKO, DÜZİKO, ROKOKO, RİZİKO, MASİKO, KALİKO
SIZKO, TİNKO, APİKO, KAKKO, TENKO, TANKO, LEŞKO, LEUKO, PİSKO, SARKO, LOKKO, OTOKO, SAKKO, PANKO, REPKO, BEŞKO, BANKO, ÇİNKO, DİSKO, KASKO, KRİKO, ŞİŞKO, TRİKO, ANİKO, HOKKO, BOSKO, ÇARKO, DİKKO, ÇİLKO, ĞORKO, Devamını Oku »»
JAKO, KAKO, GEKO, SOKO, PİKO, SEKO, SAKO, AKKO, ARKO, FİKO, MİKO, MAKO, LÖKO
AKO, EKO
KO
KO
Köy. Bırak, koy.
STATÜKO
Süregelen düzenin korunması durumu, sürer durum. Yürürlükte bulunan antlaşmalara göre olması gereken veya süregelen durum, sürer durum.
ŞAMAMİKO
Ustaların Karagöz tipi için kullandıkları argo.
KAŞKARİKO
Oyun, dolap, düzen. Yalan.
LOHTİKO
Karalahana çorbasına mısır ekmeği doğrayıp kaynatılarak yapılan bir çeşit yemek.
FERETİKO
Kendir ve pamuk karıştırılarak dokunan keten, poplin gibi kumaş. Ketenden dokunan ve iç çamaşırı yapımında kullanılan ince bez.
CEKCEKO
Değirmende buğdayın bittiğini haber veren bir aygıt. Çekirge.
SAMAMİKO
(Argo) Karagöz'ün argodaki adı.
LOFLOKO
Bir oyun.
FLAMENKO
Endülüs halk müziği.
REMBETİKO
Nüfus mübadelesi sonucu, Anadolu'dan Yunanistan'a göç eden Rumların orada oluşturdukları müzik türü.
FOROTİKO
İç çamaşırı yapmada kullanılan bir çeşit yerli dokuma.
ŞAKŞAKO
Gelincik bitkisi.
LOHDİKO
Kara lahana yemeği.
BABAÇKO
Güçlü, gösterişli, iri yarı (kadın).
KAMABOKO
Surimiden yapılan çeşitli ürünler.
Bu bölümde tanımı içerisinde KO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
AÇIKLIKÖLÇER
Bir mikroskobun açıklığını ölçmeye yarayan alet.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
ACIKILMAK
Acıkma işine konu olmak.
ABARTILMAK
Abartma işine konu olmak.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ACINILMAK
Acınma işine konu olmak.
ACINMAK
Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.
ABLALIK
Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ABU
Şaşma ve korku bildiren bir söz.
AÇIKÇA
Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.
AÇELYA
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.