Kelimeler arşivinde; içinde "ko" olan, toplam 4688 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ko bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ko ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ko olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
AKORTSUZLAŞTIRMAK, KOLEKTİFLEŞTİRMEK, BRONKOSPAZMOLİTİK, GASTROKOLONOSTOMİ, GLUKOKORTİKOİTLER, KOLANJİYOHÜCRESEL, KOMPLEKSLEŞTİRİCİ, KOYULAŞTIRABİLMEK, MİKROKOTİLEDONLAR, MİTOKONDROKUPREİN, RAMBOUİLLETKOYUNU, SARKOSPORİDİYOZİS, SEFALOTORAKOPAGUS, VAZOKONSTRİKSİYON
AKORTSUZLAŞTIRMA, KOCAMANLAŞTIRMAK, KOLEKTİFLEŞTİRME, KONFEKSİYONCULUK, KOOPERATİFLEŞMEK, KORKUNÇLAŞTIRMAK, TELEKOMÜNİKASYON, AKKORLAŞTIRILMAK, BRONKODİLATASYON, BÜYÜKKONAKGÖRMEZ, CHOLİSTANİKOYUNU, DİSKOSPONDİLİTİS, GLİKOPROTEİNOZİS, HİPERKORTİKALİZM, HİPERKORTİZOLİZM, KOKSİDİYOMİKOZİS, KOLAYLAŞTIRILMAK, KOMPARTIMANLAŞMA, KONDRODİSTROFİYA, KONDROENDOTELYOM, KORYOAMNİYONİTİS, KOŞULLANDIRILMAK, KOYULAŞTIRABİLME, KRİYOKOAGÜLASYON, KRONOFARMAKOLOJİ, KÜÇÜKKONAKGÖRMEZ, LENFANGİYOSARKOM, LÖKOSİTOZOONOZİS, MUKOPOLİSAKKARİT, PERİKOLESİSTİTİS, Devamını Oku »»
ANTİKOMÜNİSTLİK, GECEKONDULAŞMAK, İNTERKONEKSİYON, KOCAMANLAŞTIRMA, KOLEKSİYONCULUK, KOOPERATİFÇİLİK, KOOPERATİFLEŞME, KORKUNÇLAŞTIRMA, MOLOTOFKOKTEYLİ, REKONSTRÜKSİYON, ŞEREFLİKOÇHİSAR, KOPYALAYAPIŞTIR, AKKORLAŞTIRILMA, ANTİKOAGÜLASYON, DEKONTAMİNASYON, EKOKARDİYOGRAFİ, EPİDERMOMİKOZİS, FAEOHİFOMİKOZİS, FİTOTRİKOBEZOAR, FOSFATİDİLKOLİN, GLİKONEOJENEZİS, GLİKOSEREBROSİT, GLUKOSEREBROSİT, HEMANJİYOSARKOM, KARINDANKONUŞAN, KERAVNOSKOPEYON, KODALLIÇİFTLİĞİ, KOKSİDİYOSTATİK, KOLAYLAŞTIRILMA, KOMPLEMANTASYON, Devamını Oku »»
AKORTSUZLAŞMAK, BAKTERİYOSKOPİ, BAŞKONSOLOSLUK, BAŞPİSKOPOSLUK, FARMAKODİNAMİK, GECEKONDUCULUK, KOMPLEKSSİZLİK, KONFERANSÇILIK, KONSOMATRİSLİK, KONSTRÜKTİVİZM, KONVERTİBİLİTE, KOORDİNATÖRLÜK, PARAPSİKOLOJİK, PSİKOPATOLOJİK, YELKOVANGİLLER, MERDİVENKOVASI, AFLATOKSİKOZİS, AKKORLAŞTIRMAK, AKONDROGENEZİS, ANTİKOKSİDİYAL, ANTİKOMPLEMENT, APENNİNEKOYUNU, AŞAĞIKOCAYATAK, BLASTOKONİDYUM, ÇAMURKOŞARLARI, ÇİKOLATASIZLIK, DEKOMPENZASYON, DERMATOMİKOZİS, DİSKONDROPLAZİ, DOMANİÇKOZLUCA, Devamını Oku »»
AKORTSUZLAŞMA, BAŞDEKORCULUK, BAŞKOMUTANLIK, BİYOMİKROSKOP, DEDİKODUCULUK, FARMAKODİNAMİ, KOKOROZLANMAK, KOLESTEROLSÜZ, KONDENSELEŞME, KONFEDERASYON, KONFEKSİYONCU, KONFİGÜRASYON, KONSANTRASYON, KONSERVATUVAR, KONSOLİDASYON, KONSTRÜKSİYON, KONVANSİYONEL, KOŞULLANDIRMA, PARAPSİKOLOJİ, PSİKOPATOLOJİ, SOSYOEKONOMİK, TELEKONFERANS, TRİKOTAJCILIK, DENİZKOZALAĞI, KORGENERALLİK, KONUKSEVERLİK, ABDOMİNOSKOPİ, AKKORLAŞTIRMA, AKTİNOMİKOTİK, AKTİNOMİKOZİS, Devamını Oku »»
AKOMPANYATÖR, ANTİKOMÜNİST, ANTİKOMÜNİZM, BÜLBÜLKONAĞI, DAKTİLOSKOPİ, DEKORATÖRLÜK, FARMAKOGNOZİ, FARMAKOLOJİK, GALVANOKOTER, KARAKONCOLOS, KARDİYOSKOPİ, KODİFİKASYON, KOKLAŞTIRMAK, KOKOREÇÇİLİK, KOKOROZLANMA, KOKULANDIRMA, KOLEKSİYONCU, KOLESTEROLLÜ, KOLLAYICILIK, KOLONYALAMAK, KOLONYALANMA, KOLTUKLANMAK, KOMPLİKASYON, KOMÜNİKASYON, KONDÜKTÖRLÜK, KONFEDERATİF, KONFORSUZLUK, KONSOLOSHANE, KONSÜLTASYON, KONTROLCÜLÜK, Devamını Oku »»
AKORDİYONCU, AKORTLANMAK, AKORTLATMAK, AKORTSUZLUK, ALIKONULMAK, ALKOLSÜZLÜK, BAŞKONSOLOS, BAŞPİSKOPOS, BOYKOTÇULUK, DOLİKOSEFAL, ELEKTROSKOP, FARMAKOLOJİ, FİZİKOKİMYA, GALVANOSKOP, GASTROSKOPİ, GECEKONDUCU, HİGROSKOPİK, JİNEKOLOJİK, KALEYDOSKOP, KARAKOYUNLU, KARDİYOSKOP, KOBAYGİLLER, KOBRAGİLLER, KOCAKARILIK, KOKAİNOMANİ, KOKLAŞTIRMA, KOKOZLANMAK, KOKUŞTURMAK, KOLAYLANMAK, KOLAYLAŞMAK, Devamını Oku »»
AKORDEONCU, AKORTLAMAK, AKORTLANMA, AKORTLATMA, ALIKONULMA, ALKOLÖLÇER, BALKONUMSU, BAŞAKORTÇU, BAŞDEKORCU, BAŞKOMUTAN, BAŞKONAKÇI, BÜYÜKORHAN, ÇAKOZLAMAK, ÇEKOSLOVAK, ÇİNKOGRAFİ, DEDİKODUCU, DEKORASYON, DEKORCULUK, EBÜLYOSKOP, EKONOMETRİ, FARMAKOLOG, GASTROSKOP, GÜÇLÜKONAK, HELİKOPTER, HİDROSKOPİ, ISTAKOZLAR, İSKONTOSUZ, JAKOBENİZM, JİNEKOLOJİ, KALKOLİTİK, Devamını Oku »»
AKORDİYON, AKORTLAMA, ALIKOYMAK, BEYLİKOVA, ÇAKOZLAMA, ÇİNKOGRAF, DEKORATİF, DEKORATÖR, EKOLOJİST, EKOLOJİZM, EKONOMİST, EKONOMİZM, EKOPRAKSİ, ENDOSKOPİ, GECEKONDU, GLİKOZÜRİ, HİGROSKOP, İSKONTOLU, İSKORÇİNA, JİNEKOLOG, KARAKOÇAN, KAŞKARİKO, KATAKOFTİ, KOALİSYON, KOCALTMAK, KOCAMANCA, KOCAOĞLAN, KOCASİNAN, KOÇAKLAMA, KOÇLANMAK, Devamını Oku »»
AKÇAKOCA, AKKORLUK, AKONİTİN, AKORDEON, AKORTSUZ, ALIKOYMA, ALKOLİZM, ALKOLSÜZ, ANAKONDA, ANTRİKOT, ASKOSPOR, BAROSKOP, BOYKOTAJ, BOYKOTÇU, ÇİKOLATA, DEDİKODU, DİSKOTEK, EKİNOKOK, EKOLOJİK, EKONOMİK, ENDOSKOP, FİLDEKOZ, FLAMENKO, FOTOKOPİ, FOTOSKOP, GLİKOJEN, GLİKOZİT, HELİKOİT, İSKORBÜT, İSKORPİT, Devamını Oku »»
AKORTÇU, AKORTLU, ALKOLİK, ALKOLLÜ, ANTİKOR, BABAÇKO, BROKOLİ, ÇİNAKOP, DAMASKO, DEKODER, DEKOLTE, DEKORCU, DEKOVİL, DİALKOL, DİYAKOZ, EKOLALİ, EKOLOJİ, EKONOMİ, ENİKONU, FİYASKO, GAYAKOL, GLOKONİ, GONOKOK, HALKOYU, HELİKON, ISTAKOZ, İLKOKUL, İSKOÇÇA, İSKONTO, JAKOBEN, Devamını Oku »»
ALAKOK, BALKON, BARKOD, BEYKOZ, BOYKOT, DEKONT, DEKORE, DÜZİKO, EKOLOG, ESKORT, FİSKOS, GLİKOL, GLİKOZ, GLOKOM, ISKOTA, KALİKO, KAŞKOL, KOBALT, KOCALI, KOCAMA, KOÇKAR, KODEİN, KODEKS, KOFANA, KOFÇAZ, KOFLUK, KOKAİN, KOKMAK, KOKMUŞ, KOKONA, Devamını Oku »»
AKKOR, AKONT, AKORT, ALKOL, APİKO, ARKOZ, BANKO, ÇİNKO, DEKOR, DİSKO, EKOSE, İSKOÇ, KASKO, KOBAY, KOBRA, KOÇAK, KOÇAN, KODES, KOFRA, KOFUL, KOĞUŞ, KOKAK, KOKET, KOKMA, KOKOT, KOKOZ, KOKUŞ, KOLAJ, KOLAN, KOLAY, Devamını Oku »»
AKOR, EKOL, İKON, KOCA, KOÇU, KOFA, KOKA, KOKU, KOLA, KOLİ, KOMA, KOMİ, KONÇ, KONİ, KONT, KONU, KORE, KORO, KORT, KORU, KOSA, KOŞU, KOTA, KOVA, KOYU, KOZA, PİKO, SAKO, SKOR, AKKO, Devamını Oku »»
EKO, KOÇ, KOD, KOF, KOK, KOL, KOM, KOR, KOT, KOV, KOY, KOZ, AKO, KOA, KOB, KOC, KOĞ, KOH, KOİ, KON, KOO, KOP, KOS, KOŞ
KO
KO
Köy. Bırak, koy.
GASTROKOLONOSTOMİ
Mideyle kolon arasında ameliyatla anastomoz yapılması.
MİTOKONDROKUPREİN
Yeni doğanlarda bilhassa karaciğer mitokondrilerinde bulunan bakırı depolayan protein. Yeni doğanlarda bakırı depolar ve sitokrom oksidazın oluşumunda bakır deposu olarak hizmet eder.
AKORTSUZLAŞTIRMAK
Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.
SARKOSPORİDİYOZİS
Sarkokistozis.
BRONKOSPAZMOLİTİK
Bronşlardaki spazmı çözen ilaç.
KOLANJİYOHÜCRESEL
Safra kanallarına ait, onlarla ilişkili veya ilişkin.
AKORTSUZLAŞTIRMA
Akortsuzlaştırmak işi.
MİKROKOTİLEDONLAR
Kısrakta fetüs gelişiminde koryon kesesinin endometriyumla birlikte yaptığı mikroplasentomlar.
SEFALOTORAKOPAGUS
Baş ve göğüsleri birbirine yapışık ikizler; bu biçimle belirgin hilkat garibesi.
GLUKOKORTİKOİTLER
Böbrek üstü bezinin korteks bölgesinden salgılanan, karbohidrat, lipit ve protein metabolizmasında faaliyet gösteren 21 karbonlu steroit hormonlar. Kimyasal olarak androstan ve pregnan türevi olarak bilinen, böbrek üstü bezinin zona fasikülata ve retikülaris bölgelerinde üretilen, önceden doğal yollarla üretilirken günümüzde tamamen sentetik yolla elde edilen, steroit yapıda, şeker, yağ, protein metabolizması üzerine etkili olan ve ayrıca, yangı oluşumunu da önemli oranda engelleyen, kortizol, kortizon ve kortikosteron hormonlarına, kan glikoz düzeyini artırmasından dolayı verilen genel ad. Glikokortikoidler klinikte; ketozis, yangıyla karakterize eklem, tendo, bursa, deri, göz ve kulak hastalıkları, dolaşım şoku gibi hastalıkların tedavisiyle, doğumu teşvik etmek için kullanılırlar.
KOYULAŞTIRABİLMEK
Koyulaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
RAMBOUİLLETKOYUNU
Fransa'da elde edilmiş, ancak bugün en çok Amerika da yetiştirilen, yapağı verim ve kalitesiyle birlikte erken gelişme ve etçilik özellikleri de iyi olan, etçi-yapağıcı tip olarak kabul edilen vücut beyaz, yüz ve bacaklar yapağıyla örtülü, koçları boynuzlu olan koyun ırkı.
VAZOKONSTRİKSİYON
Kan damarı iç çapının daralması.
KOMPLEKSLEŞTİRİCİ
Kompleks oluşturabilen.
KOLEKTİFLEŞTİRMEK
Ortaklaştırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
AÇIKÇA
Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.
ABARTILMAK
Abartma işine konu olmak.
ACIKILMAK
Acıkma işine konu olmak.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
AÇIKLIKÖLÇER
Bir mikroskobun açıklığını ölçmeye yarayan alet.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ABLALIK
Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.
ABU
Şaşma ve korku bildiren bir söz.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
ACINILMAK
Acınma işine konu olmak.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AÇELYA
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ACINMAK
Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.