KİRE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kire" olan, toplam 59 adet kelime bulunmaktadır. kire ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kire ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kire olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

KİREÇSİZLEŞTİRMEK

16 harfli kelimeler

KİREÇSİZLEŞTİRME

14 harfli kelimeler

KİREMİTÇİSALİH

13 harfli kelimeler

KİREÇÇİFTLİĞİ, KİREÇSİZLENME

12 harfli kelimeler

KİREMİTÇİLİK, KİREÇSİLEMEK

11 harfli kelimeler

KİRENÇUKURU, KİREÇLEŞMEK, KİREÇLENMEK, KİREMİTHANE, KİREÇSİLEME

10 harfli kelimeler

KİREÇOCAĞI, KİREÇLEŞME, KİREÇLENME, KİREÇLEMEK, KİREÇÇİLİK, KİREMİTLİK, KİREÇYEREN

9 harfli kelimeler

KİREÇSÜTÜ, KİREÇTAŞI, KİRELEMEK, KİREMİTÇİ, KİREÇLEME, KİREÇKÖYÜ, KİREÇHANE, KİREMİTLİ, KİRECİMSİ

8 harfli kelimeler

KİREMETE, KİRENCİK, KİRENLİK, KİRERMEK, KİRELLİK, KİRELİYH, KİREBELİ, KİREÇLİK, KİREBOLU, KİREÇÇİL, KİREÇKÖY, KİREÇSİZ

7 harfli kelimeler

KİRESEP, KİREMİT, KİREÇSİ, KİREÇLİ, KİREVET, KİRELİK, KİREÇÇİ, KİREBET, KİRENCİ, KİRENLİ, KİREVİT

6 harfli kelimeler

KİRELİ, KİREDİ, KİREĞİ

5 harfli kelimeler

KİREÇ, KİREN, KİREK, KİREZ

4 harfli kelimeler

KİRE

Bazı kelimelerin anlamları

KİRE

Altında killi ve kireçli tabaka bulunan yerler. Bağ yetiştirilen beyaz topraklı yerler. Taşlı yerler. Para ile ormandan odun taşımak : Uşaklara söyle sabah kireye gideceğiz. Kır.

KİREÇLENME

Kireçlenmek işi. Organik dokuların içinde kireç birikmesi durumu. Organik dokularda kalsiyum tuzlarının birikmesi sonucu biçimlenen sertleşme, kalsifikasyon.

KİREÇOCAĞI

Adana kenti, Seyhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Çorum ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KİREÇSİLEME

Kireçsilemek işi.

KİRENÇUKURU

Sinop ilinde, Gerze belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop ili, Kabalı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KİREÇÇİFTLİĞİ

Kütahya ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KİREMİTÇİLİK

Kiremitçinin yaptığı iş.

KİREÇSİZLENME

Kayaçların içinde bulunan kalsiyum karbon tuzunun sularla eritilerek alınması. Kayaçların içinde bulunan kalsiyum karbon tuzunun, sularla eritilerek alınması.

KİREÇLEŞMEK

Kireç durumuna gelmek, kireçlenmek, kalkerleşmek.

KİREÇSİLEMEK

Isı yardımıyla kirece çevirmek. Yüksek ısı ile kurutmak.

KİREMİTÇİSALİH

Edirne şehrinde, Uzunköprü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KİREÇLEŞME

Kireçleşmek işi.

KİREÇSİZLEŞTİRME

Kireçten arıtma.

KİREÇSİZLEŞTİRMEK

Kireçsiz duruma getirmek.

KİREÇLENMEK

Kireç dökülmek ya da saçılmak. Bitkilerin hücre zarlarında kalsiyum karbonat, kalsiyum oksalat vb. kalsiyum tuzları toplanmak. Kireç sürülmek. Kireç bulaşmak. Organik dokularda, dokunun görevine engel olacak derecede kalsiyum tuzları birikmek.

KİREMİTHANE

Kiremit yapılmış olan yer.

  -   -   -  

Anlamında KİRE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KİRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİNDİRME

Bindirmek işi. Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu. Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri.

HORASAN

Kiremit ve tuğla tozlarının kireç ve su ile karıştırılmasından elde edilen bir harç türü. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.

BADANALAMAK

Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.

FRESK

Yaş duvar sıvası üzerine kireç suyunda eritilmiş madenî boyalarla resim yapma yöntemi. Bu yöntemle yapılmış duvar resmi.

DÜDEN

Kireçli bölgelerde kirecin erimesi veya yer altındaki karstlı bir çukur tavanın çökmesiyle oluşan doğal kuyu.

DERE

Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.

DAM

Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılmış olan çoğu kiremit kaplı bölüm. Dansta kavalyenin eşi. Tutukevi. Ahır. İskambil kâğıtlarında kız. Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

ÇEKİ

Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.

HARTAMA

Kiremit yerine kullanılan veya kiremit altına konulan ince tahta.

EDİ

İş yapma. Yapılan iş. Birbiriyle iyi anlaşan iki yaşlının baş başa kalışını anlatan Edi ile Büdü, Şakire Dudu deyiminde geçen bir söz.

BADANA

Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.

ANGUT

Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea). Ahmak, kaba saba.

ERDEN

Bakire. Bakire olarak, bakire bir biçimde.

FAKİRCE

Yoksul. (faki'rce) Fakire benzer bir biçimde.

DİKİT

Mağaralarda tavandan damlayan kireçli suların katılaşmasıyla tabandan yukarıya doğru oluşan kalker birikintisi, stalagmit.

FAKİRANE

Fakir gibi, fakire uygun düşen.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

HARÇ

Harcanan para, masraf. Yapıda tuğla veya taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılmış olan karışım. Resmî işlerde devlet veznesine ödenen para. Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin bütünü. Bahçıvanlıkta değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak. Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı veya süsleyici şeyler.

BAKİRELİK

Bakire olma durumu, erdenlik.