Kelimeler arşivi içinde; başında "kiri" olan, toplam 43 adet kelime bulunmaktadır. kiri ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kiri ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kiri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KİRİZMALAMAK, KİRİŞKESMECİ
KİRİZMALAMA, KİRİKTİRMEK, KİRİZLENMEK
KİRİNCİMEK, KİRİŞLEMEK, KİRİLDEMEK, KİRİŞÇİLER, KİRİŞÇİLİK
KİRİŞLEME, KİRİŞHANE, KİRİMİŞÇE
KİRİŞSİZ, KİRİTMEK, KİRİŞDEK, KİRİŞLİK, KİRİŞMEK, KİRİLMEK, KİRİZMEN, KİRİKMEK, KİRİLCOH, KİRİLDEK, KİRİLDİK, KİRİNMEK
KİRİMEK, KİRİNCİ, KİRİŞÇİ, KİRİŞAN, KİRİZMA, KİRİŞLİ, KİRİNTİ, KİRİŞME, KİRİNTE
KİRİCİ, KİRİNÇ
KİRİŞ, KİRİZ, KİRİN, KİRİL, KİRİK, KİRİÇ
KİRİ
KİRİ
Eşek yavrusu, sıpa. Sonra : Senden kiri ben geleceğim. Sesini kes, sus : Kişi oğluysan kiri dur yerinde. İnat. Sus. Geri. Ücret, karşılık, mükâfat, ecir. Kira.
KİRİNCİMEK
İş bozulmak : Aman, şu aşa su katma, sonra kirincir. Çamaşır temizlenmemek : Bu beyazlar kirincimiş. Yudum yudum arınmadı. İyi pişmemek, çiğ kalmak : Aman şu aşa su katma da kirincimesin. Kendine verilen işi başkalarına gördürmek için tembellik etmek, üşenmek.
KİRİŞÇİLİK
Kirişçinin yaptığı iş.
KİRİŞLEME
Kirişlemek işi. Çapraz olarak, kılıçlama. Ahşap döşemelerde yaklaşık 50 santimetre ara ile kirişler koyma.
KİRİZMALAMA
Kirizmalamak işi.
KİRİZLENMEK
Sarkıntılık etmek.
KİRİŞSİZ
Kirişi olmayan.
KİRİTMEK
İnat etmek, geri çekilmek, ayak diremek, huylanmak. Yüzünü asmak : Gene yüzünü kiritti.
KİRİKTİRMEK
İnatlaştırmak, gözünü korkutmak, kaçındırmak.
KİRİMİŞÇE
Sessizce : Ahmet odaya kirimişçe girdi.
KİRİŞLEMEK
Kirişi çekip germek. Kiriş olarak kullanılan keresteyi döşemek.
KİRİŞKESMECİ
Dosdoğru: İki evin arasına kirişkesmeci bir duvar çekeceğim.
KİRİŞHANE
Kiriş yapılmış olan yer.
KİRİŞÇİLER
Antalya ili, Döşemealtı nahiyesine bağlı bir yer.
KİRİLDEMEK
Yel hafif hafif esmek : Yel ne güzel kirildiyor.
KİRİZMALAMAK
Kirizma yapmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİRİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEZLEMEK
Bir yeri ölçmek. Bir hedefi vurmak için silaha gerekli doğrultuyu vermek, nişan almak. Okun gezini kirişe yerleştirmek.
KİRİŞLİ
Kirişi olan. Kiriş yapısında olan.
BAŞTABAN
Yunan ve Roma mimarlıklarında, sütunların üstüne oturan ve iki sütun arasındaki uzaklığın üstünü örten büyük, uzun taş kirişlerin oluşturduğu bölüm.
GEZ
Okun, kirişe geçen ucundaki kertik. Yapı işlerinde kullanılan çekül. Yer ölçmeye yarar düğümlü ip. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun gerisinde bulunan ve nişan alırken arpacıkla birlikte göz ile hedef arasında aynı doğru üzerine getirilen kertik.
KİRİŞÇİ
Kiriş yapan veya satan kimse.
KİRİL
Kiril alfabesi.
BAĞLAMA
Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.
FIRÇA
Bir şeyin tozunu, kirini gidermekte veya bir şeye boya, cila sürmekte kullanılan, bir araya getirilerek bağlanmış kıl vb.nden yapılmış olan araç. Çökmeyi engelleyen bağların oynamasını veya kaymasını önlemek için aralara yerleştirilen direk parçası. Resim yapma sanatı ve biçimi. Paylama.
ETRİYE
Dikme kiriş bağlantılarında direnci sağlayan sargı.
BİNİŞMEK
İki parçadan biri, öbürünün üstünde olmak. Kırık bir kemiğin iki parçası birbiri üstüne gelmek. Kas kirişleri birbiri üstüne binmek.
ÇİLE
Zahmet, sıkıntı. Yay kirişi. İpek, yün, pamuk vb. her türlü iplik demeti. Dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zahmetli ve perhizli dönem.
FRİZ
Tavandan inerek sahnenin üst kısmını, sahne boyunca kaplayan kısa, dar perde. Eski Yunan ve Roma yapılarında taban kirişi ile çatı arasında kalan, üzeri boydan boya kabartmalarla süslü bölüm, efriz.
GERİLİM
Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.
ÇİTİLEMEK
Kirini çıkarmak için çamaşırın iki yanını birbirine sürtmek.
AÇMALIK
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.
KEMERE
Gemi güvertesinin enine konmuş kirişlerinden her biri.
KALAS
Kalın biçilmiş uzun tahta. Ahşap yapılarda kiriş olarak kullanılan kalın biçilmiş uzun tahta. Kaba, anlayışsız kimse, kereste.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
KİRİŞLİK
Kiriş konulan yer. Kiriş olarak kullanılmaya uygun.
BOYUNDURUK
Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.