Kelimeler arşivinde; içinde "kiri" olan, toplam 66 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kiri bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kiri ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kiri olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇEMKİRİVERMEK
ÇEMKİRİVERME, KİRİZMALAMAK, KİRİŞKESMECİ
KİRİKTİRMEK, KİRİZLENMEK, KİRİZMALAMA
TAPPAKİRİŞ, DORUKKİRİŞ, KİRİNCİMEK, KİRİLDEMEK, KİRİŞÇİLER, KİRİŞÇİLİK, KİRİŞLEMEK
KILKİRİŞİ, KİRİŞLEME, KİRİŞHANE, KİRİMİŞÇE, KEKİRİMSİ, İRİŞKİRİK
KİRİLDEK, KİRİLCOH, FAKİRİZM, KİRİKMEK, KİRİLDİK, KİRİLMEK, KİRİNMEK, KİRİŞDEK, KİRİŞMEK, KİRİTMEK, KİRİZMEN, MİNKİRİÇ, ÇEMKİRİŞ, GÖLKİRİŞ, GÖKKİRİŞ, KİRİŞLİK, KİRİŞSİZ, BAŞKİRİŞ, HARAKİRİ
KİKİRİK, KİRİŞÇİ, KİRİŞME, KİRİŞLİ, KİRİZMA, MEKİRİP, KİRİŞAN, KİRİNTİ, KİRİNTE, ANKİRİN, KİRİNCİ, ÖZKİRİŞ, DİMKİRİ, KİRİMEK, KIKİRİK, YÜZKİRİ, ZİMKİRİ
ANKİRİ, KİRİNÇ, KİRİCİ
KİRİZ, KİRİL, KİRİŞ, KİRİK, KİRİN, KİRİÇ
KİRİ
KİRİ
Eşek yavrusu, sıpa. Sonra : Senden kiri ben geleceğim. Sesini kes, sus : Kişi oğluysan kiri dur yerinde. İnat. Sus. Geri. Ücret, karşılık, mükâfat, ecir. Kira.
KİRİLDEMEK
Yel hafif hafif esmek : Yel ne güzel kirildiyor.
KİRİZLENMEK
Sarkıntılık etmek.
KİRİŞLEMEK
Kirişi çekip germek. Kiriş olarak kullanılan keresteyi döşemek.
KİRİŞÇİLER
Antalya ili, Döşemealtı nahiyesine bağlı bir yer.
KİRİZMALAMAK
Kirizma yapmak.
ÇEMKİRİVERME
Çemkirivermek işi.
KILKİRİŞİ
Yaban soğanı.
DORUKKİRİŞ
Trabzon şehrinde, Şalpazarı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KİRİŞKESMECİ
Dosdoğru: İki evin arasına kirişkesmeci bir duvar çekeceğim.
TAPPAKİRİŞ
Çok sarhoş : Dün tappakiriş idin ne söylediğini bilmedin.
KİRİKTİRMEK
İnatlaştırmak, gözünü korkutmak, kaçındırmak.
ÇEMKİRİVERMEK
Ansızın çemkirmek.
KİRİŞÇİLİK
Kirişçinin yaptığı iş.
KİRİNCİMEK
İş bozulmak : Aman, şu aşa su katma, sonra kirincir. Çamaşır temizlenmemek : Bu beyazlar kirincimiş. Yudum yudum arınmadı. İyi pişmemek, çiğ kalmak : Aman şu aşa su katma da kirincimesin. Kendine verilen işi başkalarına gördürmek için tembellik etmek, üşenmek.
KİRİZMALAMA
Kirizmalamak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİRİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KALAS
Kalın biçilmiş uzun tahta. Ahşap yapılarda kiriş olarak kullanılan kalın biçilmiş uzun tahta. Kaba, anlayışsız kimse, kereste.
BİNİŞMEK
İki parçadan biri, öbürünün üstünde olmak. Kırık bir kemiğin iki parçası birbiri üstüne gelmek. Kas kirişleri birbiri üstüne binmek.
FIRÇA
Bir şeyin tozunu, kirini gidermekte veya bir şeye boya, cila sürmekte kullanılan, bir araya getirilerek bağlanmış kıl vb.nden yapılmış olan araç. Çökmeyi engelleyen bağların oynamasını veya kaymasını önlemek için aralara yerleştirilen direk parçası. Resim yapma sanatı ve biçimi. Paylama.
BAĞLAMA
Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.
KEMERE
Gemi güvertesinin enine konmuş kirişlerinden her biri.
KİRİŞLEME
Kirişlemek işi. Çapraz olarak, kılıçlama. Ahşap döşemelerde yaklaşık 50 santimetre ara ile kirişler koyma.
ETRİYE
Dikme kiriş bağlantılarında direnci sağlayan sargı.
KİRİŞÇİ
Kiriş yapan veya satan kimse.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
BAŞTABAN
Yunan ve Roma mimarlıklarında, sütunların üstüne oturan ve iki sütun arasındaki uzaklığın üstünü örten büyük, uzun taş kirişlerin oluşturduğu bölüm.
GEZ
Okun, kirişe geçen ucundaki kertik. Yapı işlerinde kullanılan çekül. Yer ölçmeye yarar düğümlü ip. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun gerisinde bulunan ve nişan alırken arpacıkla birlikte göz ile hedef arasında aynı doğru üzerine getirilen kertik.
FRİZ
Tavandan inerek sahnenin üst kısmını, sahne boyunca kaplayan kısa, dar perde. Eski Yunan ve Roma yapılarında taban kirişi ile çatı arasında kalan, üzeri boydan boya kabartmalarla süslü bölüm, efriz.
ÇİLE
Zahmet, sıkıntı. Yay kirişi. İpek, yün, pamuk vb. her türlü iplik demeti. Dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zahmetli ve perhizli dönem.
AÇMALIK
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.
GERİLİM
Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.
KİRİŞHANE
Kiriş yapılmış olan yer.
BOYUNDURUK
Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.
KİRİL
Kiril alfabesi.
ÇİTİLEMEK
Kirini çıkarmak için çamaşırın iki yanını birbirine sürtmek.
GEZLEMEK
Bir yeri ölçmek. Bir hedefi vurmak için silaha gerekli doğrultuyu vermek, nişan almak. Okun gezini kirişe yerleştirmek.