KİLİM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kilim" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. kilim ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kilim ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kilim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

KİLİMCİLİK

7 harfli kelimeler

KİLİMCİ, KİLİMLİ

5 harfli kelimeler

KİLİM

Bazı kelimelerin anlamları

KİLİM

Döşeme, divan gibi yerlere serilen, genellikle desenli, havsız, kalın, kıl veya yün dokuma.

KİLİMCİLİK

Kilimcinin yaptığı iş.

KİLİMCİ

Kilim dokuyan veya satan kimse.

KİLİMLİ

Batman kenti, Sason ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Erzincan kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzurum şehrinde, Kışlaköy bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kırşehir şehrinde, Akçakent ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Van şehrinde, Çaldıran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Zonguldak şehrinde, Kilimli nahiyesine bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında KİLİM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KİLİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SAĞILMAK

Sağma işine konu olmak. Kumaş, kilim vb. bir yerinden iplik çıkıp sökülmek. Akmak, kaymak, aşağıya doğru hızla inmek.

SERGİ

Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer. Yaygı, kilim. Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü. Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü tarım, sanayi vb. ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer.

ÇUBUKLAMAK

Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak.

HEYBE

At, eşek vb. binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim veya halıdan yapılmış iki gözlü torba. Omza geçirilebilen tek gözlü bir çanta türü.

PAMUK

Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium). Bu tellerin işlenmiş biçimi. Yere serili halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri, hav. Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış. Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı.

SİLİ

Kilim, yünden dokunmuş yaygı. Arı, temiz. İffetli.

ÇULTAR

Eyerin veya palanın üzerine örtülen kilim, halı vb. örtü.

AÇGI

Anahtar. Kalem açacağı. Demircilerin, baltanın deliğini açıp, genişletmek için kullandıkları aygıt. Oklava ile açılmış hamur, yufka. Kilim, halı gibi yaygı, sergi.

CİCİM

Ensiz olarak dokunmuş parçaların yan yana eklenmesiyle oluşan, perde veya örtü olarak kullanılan nakışlı ince kilim.

KEÇE

Yapağı veya keçi kılının dokunmadan yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş. Bu kumaştan yapılan. Yere serilen halı, kilim vb. yünlü döşemelik.

AKITMACIK

Kilim, yün çorap ve heybelerde kullanılan bir çeşit motif.

ISTAR

Halı, kilim dokunan tezgâh.

PALAS

Lüks otel. Gösterişli yapı, saray. Kolay, rahat. Keçi kılından dokunmuş kaba kilim, yaygı. Kolaylık gösteren, hoşa giden (nesne, kimse, yer).

SAVAN

Pamuk ipliğinden yapılmış olan kalınca kilim. Yaygı, örtü. Tropikal iklim bölgesinin tipik bitki örtüsü.

KOÇBAŞI

XV. yüzyılın sonuna kadar kullanılan, kuşatılan bir şehrin veya kalenin sur ve kapılarını yıkmaya yarayan, ön tarafı koçun başına benzeyen ağır direk. Halı, kilim vb.nde bulunan çapaya benzer bir motif türü. Bir veya birkaç kişi tarafından taşınan, kol gücüyle vurularak genellikle kapıları kırmakta kullanılan demir araç.

ÇIRPMAK

Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.

PALA

Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir kılıç kılıç. Eski, kullanılmış eşya ya da giysi. Kürek vb. araçların, enli ve yassı bölümü. Bez parçalarından dokunan basit kilim, yaygı. Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş veya kereste.

TÜYLÜ

Tüyü olan. Uzun tüyleri olan kilim.

ELİBELİNDE

Halı ve kilimlere yapılan, ellerini beline koymuş insan figürünü andıran bir motif türü, eliböğründe, koçboynuzu.

SECCADE

Bir kişinin üzerinde namaz kılabileceği büyüklükte, halı, kilim, post veya kumaştan yaygı, namazlık.