Sonu KİLİT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kilit" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kilit ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kilit olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kilit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

KUTUKİLİT

8 harfli kelimeler

SAĞKİLİT, SOLKİLİT

5 harfli kelimeler

KİLİT

Bazı kelimelerin anlamları

KİLİT

Anahtar, düğme gibi takılıp çıkarılabilen bir parça yardımıyla çalışan kapatma aleti. Bir yanı değirmi, öbür yanına demir çubuk geçirilmiş olan yarım halka. Atların alnından alt çenesine uzanan beyazlık.

SAĞKİLİT

Sağa açılan kapıya ya da kapağa takılan kilit.

KUTUKİLİT

Kapağın ya da çekmecenin iç yüzüne yuva açılmaksızın vida ile tutturulan mobilya kilidi.

SOLKİLİT

Sola açılan kapak ya da kapıya takılan kilit.

  -   -   -  

Anlamında KİLİT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KİLİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKSAYA

Beyaz gömlek: Aksaya giyer ilikli, sandığı altın kilitli. Gemici gömleği. Yakası, kol ağzı ve eteği işlemeli bir çeşit beyaz ceket.

KİLİTLEMEK

Anahtarla kilidi kapamak. Bir nesne veya bir kimseyi kilitli bir yere kapamak. Karşılıklı çıkıntı ve girintileri olan şeyleri birbirine geçirmek, kenetlemek. Sıkıca tutmak. Kapatmak.

ORUÇLU

Oruç tutan (kimse), niyetli, ağzı kilitli.

GÖBEK

İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.

KİLİTSİZ

Kilidi olmayan. Kilitlenmemiş.

ZIVANA

İki ucu açık küçük boru. Bir kilit dilinin yerleşmesi için açılmış delik. Pipo veya sigara ağızlığının sap bölümü.

KİLİTLENMEK

Kilitleme işi yapılmak. Odaklanmak. Çalışmaz hâle gelmek. Fiziksel, ruhsal vb. nedenlerle hareket edemez, kıpırdayamaz duruma gelmek.

KİLİTLİ

Kilidi olan. Kilitlenmiş.

KİLİTLETMEK

Kilitlenmesini sağlamak.

KÜNDE

Güreşçinin, hasmını altına alıp bir elini önden, ötekini arkadan geçirerek ellerini kilitlemesi. Düzen, tuzak, oyun, hile. Suçluların ayağına bağlanan demir halka, köstek.

NALBUR

At nalı yapan demirci. Çivi, kilit, menteşe gibi yapı işlerinde kullanılan şeyleri satan kimse, hırdavatçı.

ÇITÇIT

Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.

KİLİTLEME

Kilitlemek işi.

KAPAMAÇ

Kilit, sürgü, toka vb.ni kapalı tutmaya yarayan düzenek.

FİŞE

Bazı mobilya kilitlerinin içinde bulunan, birbirinin benzeri fakat farklı ölçüdeki uçları yaylı kilit elemanı.

ANAHTARCI

Anahtar yapan, satan veya onaran kimse, açkıcı. Kapı, kasa vb. yerlere anahtar uydurarak hırsızlık yapan kimse. Kilitli kapıları açan kimse, çilingir.

HIRDAVAT

Kilit, tel, çivi vb. metal eşya. Önemsiz, ufak tefek eşya, gereksiz eşya.

FAREKUYRUĞU

Tahta işlemeciliğinde veya ahşap doğramada, kilit yeri açmakta kullanılan ince, dar testere.

PERİCİK

Kilit dili. Peri hastalığı.

BAĞACIK

Çorap bağı, ip. Bağ, bahçe kapılarına yapılan ağaç kilit. Koyunların kaçmasını önlemek için çobanın uyumadan önce bir ucunu kendine, bir ucunu da koyunlardan birine bağladığı ip. Kadınların kullandıkları renkli yün, sırma veya iple örülmüş kuşak, bel bağı. Demin, az önce, şimdi. Diyarbakır şehrinde, Çınar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.