Kelimeler arşivi içinde; başında "kilit" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. kilit ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kilit ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kilit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KİLİTLEYEBİLMEK
KİLİTLEYEBİLME
KİLİTLENMEK, KİLİTLETMEK, KİLİTLİİĞNE
KİLİTLEMEK, KİLİTLENME, KİLİTLETME, KİLİTLİLİK
KİLİTTAŞI, KİLİTPÖRÜ, KİLİTPERİ, KİLİTLEME
KİLİTMEK, KİLİTSİZ
KİLİTLİ
KİLİT
KİLİT
Anahtar, düğme gibi takılıp çıkarılabilen bir parça yardımıyla çalışan kapatma aleti. Bir yanı değirmi, öbür yanına demir çubuk geçirilmiş olan yarım halka. Atların alnından alt çenesine uzanan beyazlık.
KİLİTTAŞI
(Mimarlık) Kemer, kubbe ve tonozların tepe noktalarına konan, üstüne yukarıdan ve yanlardan binen ağırlığı yastık taşlarına aktaran taş. Kars şehrinde, Digor ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KİLİTLEMEK
Anahtarla kilidi kapamak. Bir nesne veya bir kimseyi kilitli bir yere kapamak. Karşılıklı çıkıntı ve girintileri olan şeyleri birbirine geçirmek, kenetlemek. Sıkıca tutmak. Kapatmak.
KİLİTLETMEK
Kilitlenmesini sağlamak.
KİLİTSİZ
Kilidi olmayan. Kilitlenmemiş.
KİLİTLİİĞNE
Çengelliiğne.
KİLİTLİLİK
Kilitli olma durumu.
KİLİTMEK
El ve ayakları ip ya da zincirle bağlamak.
KİLİTLEME
Kilitlemek işi.
KİLİTLETME
Kilitletmek işi.
KİLİTLENMEK
Kilitleme işi yapılmak. Odaklanmak. Çalışmaz hâle gelmek. Fiziksel, ruhsal vb. nedenlerle hareket edemez, kıpırdayamaz duruma gelmek.
KİLİTPERİ
Kilitlerin içinde anahtarın geçtiği ince dil. Kilitlerin içindeki dil bölümü.
KİLİTPÖRÜ
Kilitlerin içindeki dil bölümü.
KİLİTLENME
Kilitlenmek işi.
KİLİTLEYEBİLME
Kilitleyebilmek işi.
KİLİTLEYEBİLMEK
Kilitleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİLİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BUKA
Kelepçe. Hayvanların ayağına takılan köstek. Kaçmaması için hayvanların ayağına takılan zincir, demir köstek. Kilit. Hayvanların ayağına bağlanan, kelepçeye benzeyen bir araç. (Yenikent Aksaray Niğde).
FAREKUYRUĞU
Tahta işlemeciliğinde veya ahşap doğramada, kilit yeri açmakta kullanılan ince, dar testere.
GÖBEK
İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.
AKSAYA
Beyaz gömlek: Aksaya giyer ilikli, sandığı altın kilitli. Gemici gömleği. Yakası, kol ağzı ve eteği işlemeli bir çeşit beyaz ceket.
CIT
Anahtar, asma kilit.
BİZEZ
Lamba şişesi. Kilit.
KAPAMAÇ
Kilit, sürgü, toka vb.ni kapalı tutmaya yarayan düzenek.
PERİCİK
Kilit dili. Peri hastalığı.
HIRDAVAT
Kilit, tel, çivi vb. metal eşya. Önemsiz, ufak tefek eşya, gereksiz eşya.
KÜNDE
Güreşçinin, hasmını altına alıp bir elini önden, ötekini arkadan geçirerek ellerini kilitlemesi. Düzen, tuzak, oyun, hile. Suçluların ayağına bağlanan demir halka, köstek.
ORUÇLU
Oruç tutan (kimse), niyetli, ağzı kilitli.
ÇITÇIT
Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.
ÇITI
Anahtar, asma kilit. Çıtçıt. Mısır patlatmak için kullanılan bir tava. Sonbaharda toplanan meyve ve sebzenin ağaç dallarına ve bitki köklerine bağlanarak çatılmış şekli. 2 Kabuğu soyulmuş ve 5-10 tanesi bir arada bağlanmış mısır.
BUHAV
Gerdan. Kilit.
ZIVANA
İki ucu açık küçük boru. Bir kilit dilinin yerleşmesi için açılmış delik. Pipo veya sigara ağızlığının sap bölümü.
BAĞACIK
Çorap bağı, ip. Bağ, bahçe kapılarına yapılan ağaç kilit. Koyunların kaçmasını önlemek için çobanın uyumadan önce bir ucunu kendine, bir ucunu da koyunlardan birine bağladığı ip. Kadınların kullandıkları renkli yün, sırma veya iple örülmüş kuşak, bel bağı. Demin, az önce, şimdi. Diyarbakır şehrinde, Çınar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ANAHTARCI
Anahtar yapan, satan veya onaran kimse, açkıcı. Kapı, kasa vb. yerlere anahtar uydurarak hırsızlık yapan kimse. Kilitli kapıları açan kimse, çilingir.
KİLİTLİ
Kilidi olan. Kilitlenmiş.
FİŞE
Bazı mobilya kilitlerinin içinde bulunan, birbirinin benzeri fakat farklı ölçüdeki uçları yaylı kilit elemanı.
NALBUR
At nalı yapan demirci. Çivi, kilit, menteşe gibi yapı işlerinde kullanılan şeyleri satan kimse, hırdavatçı.