Kelimeler arşivi içinde; başında "kilis" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. kilis ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kilis ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kilis olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KİLİSLİLİK
KİLİSECİK
KİLİSLİ
KİLİSA, KİLİSE
KİLİS
KİLİS
Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. Kilis, Gaziantep'in ilçesi.
KİLİSECİK
Saraylarda Hıristiyan ermişlerinin giysilerinin saklandığı yer. Saraylarda yapılan küçük tapınma yeri. Kiliselerin yan sahınlarında bulunan hücrelerde hazırlanmış tapınma köşeleri.
KİLİSE
Hristiyanların ibadet etmek için toplandıkları yer. Hristiyanlıkla ilgili dinî kuruluş. Hristiyanlığın öğretilmesi, dinî işlerin yönetimi vb. ile ilgilenen papa ve piskoposlar topluluğu.
KİLİSLİLİK
Kilisli olma durumu.
KİLİSLİ
Kilis ilinden olan kimse.
KİLİSA
Killi toprak : Şu tepedeki tarlam kilisadır, pek bereket vermez.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİLİS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
ELBEYLİ
Kilis iline bağlı ilçelerden biri.
ÖĞRENCİ
Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, okul çocuğu, talebe, şakirt. Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse. Özel ders alan kimse.
JÜBİLE
Evliliğin ellinci yılında düzenlenen kutlama şenliği. Tevrat'a göre, Yahudilerde, elli yılda bir Tanrı'ya ve dinlenmeye ayrılan yıl. Katoliklerde, Roma'ya hacca gidenlerin, kilisece günahlarının tam olarak bağışlandığı yıl. Bir sanat veya spor dalında uzun süre çalışanların onuruna düzenlenen kutlama töreni.
KAZASKER
İlmiye sınıfının yüksek derecesinde bulunan devlet görevlisi. Osmanlı döneminde mahkemelerin en yetkilisi.
ORG
Klavyeli büyük ve küçük borulardan yapılmış, körüklerden elde edilen havanın bu borulardan geçmesiyle değişik ses tonları verebilen, genellikle kilise çalgısı, erganun.
ORTODOKSLUK
Meşru kilisenin resmî kararlarına uygun öğreti ve düşüncelerin bütünü. Doğu Hristiyan kiliseleri tarafından sürdürülen, Yunan ve Slavların çoğunun benimsediği mezhep.
KUDAS
Hz. İsa'nın havarileriyle birlikte yediği son yemeği anmak için, Hristiyanların kilisede bir kap içinde ekmek ve şarabı kutsayarak yaptıkları tören, liturya.
ORTODOKS
Hristiyan mezheplerinden biri. Bu mezhebe bağlı olan kimse. Dogmaya ve kilise öğretisine uygun olan.
ANGLİKANİZM
İngiliz kilisesinin tuttuğu inanç yolu.
BAŞKİLİSE
Piskoposluk makamı olan büyük kilise, katedral.
ENGİZİSYON
Orta Çağda, Katoliklerde katı din inançlarına karşı gelenleri cezalandırmak için kurulan kilise mahkemelerinin adı.
PAPA
Roma Katolik kilisesinin, bir meclis tarafından seçilen, Vatikan'da oturan ve Hz. İsa'nın vekili sayılan başkanı.
MUSABEYLİ
Kilis iline bağlı ilçelerden biri.
DEFTERDAR
Bir ilin para işlerini yöneten en üst düzeydeki görevli. Osmanlılarda maliye işlerinin en yüksek yetkilisi veya illerde maliye işleriyle uğraşan görevli.
KATOLİK
Roma kilisesinin kendine verdiği ad. Katolik mezhebinden olan kimse. Hristiyanlığın mezheplerinden biri.
KATEDRAL
Başkilise.
PATRİK
Ortodoks ve bazı Doğu kiliselerinin başkanı.
ANGLİKAN
İngiliz kilisesine bağlı olan kimse.
BAZİLİKA
İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise. Kral sarayı. Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi.