Sonu KEŞİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "keşi" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu keşi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında keşi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde keşi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KEŞİ

Yağsız, kuru peynir. Doğrunun konsayı eksenini kestiği yer.

LEKEŞİ

Tıpkısı, özdeşi.

UŞAKEŞİ

Dölyatağı.

LÖKEŞİ

Çulluk kuşu.

  -   -   -  

Anlamında KEŞİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KEŞİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KEŞFİYE

Keşifle ilgili. Keşfeden.

NÖBET

Sıra, keşik. Vakit vakit ortaya çıkan aynı türden fizyolojik bozuklukların bütünü. Sıra ile belirli süre bir yeri bekleme işi. Hastalık sebebiyle titreme, yüksek ateş. Kez, defa. Sıra ile yapılmış olan görev, iş. Resmî yerlerde veya önemli kimselerin kapısında belli vakitlerde çalınan mızıka.

KEŞŞAF

Bilinmeyen çok önemli bir şeyi keşfeden. İzci. Keşif kolu.

KIRLANGIÇ

Kırlangıçgillerden, geniş gagalı, çatal kuyruklu, ince uzun kanatlı, küçük göçebe kuş (Hirundo). Köyleri dolaşarak göz hastalıklarını ve özellikle akbasmayı iyi ettiğini öne süren sahte hekim. Öküz arabasında arka dingil ve tekerlekleri özeğe bağlayan çatal ağaç. Osmanlı donanmasında yer alan, karakol ve keşif işlerinde kullanılan, yelkenli ve kürekli küçük bir tür savaş gemisi.

RAHİP

Hristiyanlarda genellikle manastırda yaşayan evlenmemiş papaz, keşiş, karabaş.

KEŞFİ

Keşifle ilgili. Keşfeden.

İLHANİ

İlhanlılar devrinde Anadolu'da yaygın olarak kullanılan keşideli bir yazı türüne verilen ad.

BAŞRAHİPLİK

Başrahip olma durumu, başkeşişlik. Başrahibin yaptığı iş, başkeşişlik. Başrahibin makamı, başkeşişlik.

KEŞ

Yağı alınmış sütten veya yoğurttan yapılan peynir. Kış için kurutulan yağsız, tuzsuz yoğurt. Ayyaş, esrarkeş. Aptal. Yağı alınmış yoğurttan ya da sütten yapılan peynir. Kış için kurutulan yağsız, tuzlu yoğurt. Tulum peyniri. Yoğurt ve yarma ile yapılan bir çeşit yemek. Sevilmeyen yemek: Kadın var aşı keş yapar, kadın var keşi aş yapar. Durum. Nemli toprak. Çok sulanmış toprak. Keçi yolu. İnatçı. Dinsiz ve kötü : Keş oldu gayrı o. Vurdum duymaz, duygusuz. Göze gelen beyazlık, körlük : Gözün keş olsun. Kir, bar : Ağzıyın keşini sil. Sıra, nöbet. Gırtlak. Sert, kinci, güçlü kişi. Kış için kurutulan yağsız, tuzsuz yoğurt yumruları. Yoğurt ve dövme buğdayla yapılan bir çeşit yemek. Ağzın yanlarında biriken kir: Bırak canım ağzı keşlinin biri. Kurutulmuş çökelek. Kurutulmuş yoğurt. Patika yol. Kabadayı, külhanvari, berduş. Süzme yoğurdun tuzlanması ve gölgede kurutulmasıyla elde edilen sert çökelek. Döğme ile yoğurttan yapılan yemek. (Alayunt Kütahya; Kandilli Bozüyük Bilecik). Keş adı verilen, yemeğin konulduğu kap. (Kandilli Bozüyük Bilecik). Yoğurt kurusu, ekşimik. Şanlıurfa şehrinde, Şekerli nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

DİŞARLA

Keşişleme rüzgârı.

HÜCUMBOT

Görevi saldırmak olan, torpidolarla donatılmış, keşif ve karakol görevlerini de yapan, çok hızlı, küçük savaş gemisi.

KEŞİŞLİK

Keşiş olma durumu.

ALMAŞ

İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.

MANASTIR

Bazı kesin kurallara bağlı rahip veya rahibelerin dünya ile ilgilerini keserek yaşadıkları yapı, keşişhane.

BAŞRAHİP

Manastırlarda en kıdemli ve yönetimden sorumlu rahip, başkeşiş.

KEŞİKLEŞMEK

Keşikle çalışmak.

SKAVUT

Çok hızlı gidebilen bir tür keşif gemisi.

KEFCİ

Bilirkişi, keşifçi.

MÜNAVEBE

Nöbetleşme, keşikleme.

ÇATIŞMA

Çatışmak işi. Savaş maksadıyla düşmana karşı ilerleyen bir birliğin karşı tarafın keşif ve güvenlik kollarıyla arasındaki ilk silahlı vuruşma. Türlü yönlerden uzanan kıvrımlı dağ sıralarının, bir yerde dar bir açı ile birbirine yaklaşıp kaynaşması veya düğümlenmesi. Silahlı büyük kavga, arbede.