Kelimeler arşivi içinde; başında "kete" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. kete ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kete ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kete olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KETENYAPRAĞI, KETENGÖMLEĞİ
KETENGÖYNEK, KETENGİLLER, KETENÇUKURU
KETEZLEMEK, KETENCİLER
KETENDERE, KETENYERİ, KETENYAĞI, KETENTAŞI, KETENPERE
KETENCİK, KETEBEHU, KETEBELİ, KETENİĞİ, KETENLER, KETENLİK, KETENOVA
KETENCİ, KETEYİN, KETENLİ, KETEMEZ, KETENEK
KETENE
KETEN, KETER, KETEZ
KETE
Yağlı, mayalı veya mayasız hamurdan yapılmış olan çörek.
KETENDERE
Aydın ili, Nazilli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Muğla kenti, Milâs ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Ordu ili, Akkuş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KETENYAPRAĞI
Yaprak biçiminde çuval deseni. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
KETENYERİ
Aydın kenti, Köşk ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KETENCİLER
Kocaeli kenti, Derbent nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Zonguldak şehri, Ereğli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KETENTAŞI
Amyant.
KETENÇUKURU
Giresun ili, Tirebolu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KETENCİK
Deniz yosununun ince bir cinsi (Muscus arboreus). Bu bitkiden elde edilen, sabun yapımında ve ressamlıkta kullanılan bir yağ. Turpgillerden, küçük sarı çiçekli, yağlı bir bitki (Chamaelina sativa).
KETEBELİ
Şaşkın, beceriksiz. Gösterişli, alımlı.
KETENGÖMLEĞİ
İnce kabuklu, tatlı bir çeşit incir.
KETENGİLLER
Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, keten vb. türleri içine alan bitki familyası.
KETENPERE
Dolandırıcılık.
KETENGÖYNEK
Bir çeşit armut.
KETENYAĞI
(Resim) Keten tohumundan çıkarılan açık sarı renkli yağ; çiğ bezir.
KETEBEHU
Eski levhaların ya da aslından bakılarak kopye edilen yazının altındaki "yazan", "bunu kopya eden" anlamına gelen sözcük.
KETEZLEMEK
Sandıklamak, bağlamak, sarmak : Portakalı ketezledik.
Bu bölümde tanımı içerisinde KETE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FİRKETELEME
Firketelemek işi.
ALESTA
Harekete hazır, tetikte.
BEZİR
Keten tohumu. Bezir yağı.
BAŞLAMAK
Görünmek. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak. Çalışır, işler, yürür duruma girmek. Etkisini göstermek. Bir işe girişmek, harekete geçmek.
BAROK
MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.
BALIKLAMA
Suya dalmada, atlamada balık gibi gergin, düz ve baş aşağı bir biçimde. Bir işe, bir duruma, bir harekete sonucunun ne olacağını düşünmeden (girişmek).
ERKENCİ
Erken davranan (kimse). Sabahın ilk saatlerinde harekete geçen. Erken olgunlaşan veya yetişen (meyve, sebze).
DUYGULANIM
Etkilenme, duygulanma. İstenç ve anlıktan ayrı görülen, duygusal tepkiler gösterme durumu. Bir ruh durumunun dış sebeplerle değişmesi. Tutkudan daha düzenli ancak daha güçsüz olan seçkin bir eğilim. Duyarlığın harekete geçişi.
FANTA
Mavimsi yeşil renkli bir tür baştankara, dağ isketesi.
ETAMİN
Pamuk, keten veya ipekten, seyrek dokunmuş delikli bir kumaş türü.
DAMASKO
Çoğunlukla döşemelik olarak kullanılan, keten ve ipek karışımı bir kumaş türü.
DUYUMSAMAZLIK
Duygusuzluk az ve yavaş tepki gösteren, bunun sonucu duygulandırıcı sebeplere karşı ilgisiz kalan insanın niteliği. Düzgülü olarak türlü durumların harekete getirdiği ilgi ve duygulardan yoksun olma durumu.
ÇIRÇIRLAMAK
Pamuk, keten, kendir vb. bitkisel dokuma ham maddelerini çekirdek veya kabuklarından temizlemek.
BİYEL
Makinelerde, bir ucu pistona, öbür ucu volanı çeviren kaldıraca geçirilmiş, pistonun doğrusal hareketini krankta dairesel harekete çeviren, hareketli kol.
EKSTRAFOR
Giysilerin etek, kol, yaka parçalarına, perdelerin ucuna geçirilen seyrek dokunmuş keten şerit.
FELAKETZEDE
Felakete uğramış (kimse).
BEZ
Pamuk ya da keten ipliğinden yapılmış olan dokuma, çaput. Herhangi bir cins kumaş. Kumaş veya dokumadan yapılmış. İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ. Herhangi bir iş için kullanılan dokuma. Pamuktan, düz dokuma.
ALEYHTARLIK
Bir işe, harekete veya düşünceye karşı olma, karşıtçılık.
FİLARİZ
Keten dövmeye yarayan tokmak.
DÜŞMAN
Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).