Kelimeler arşivinde; içinde "kevi" olan, toplam 32 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kevi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kevi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kevi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KEVİKSİNMEK, KEVİKLENMEK
SAĞLIKEVİ, DERNEKEVİ, KEVİRTMEK
GEDİKEVİ, KEVİRMEK, KEVİRDEK, KEVİKLİK, EKMEKEVİ, DÖŞEKEVİ, MÜZİKEVİ, KAYAKEVİ, ÇİÇEKEVİ, TUTUKEVİ, KONUKEVİ, ERKEKEVİ
İLİKEVİ, UŞAKEVİ, KEVİDON, KEVİKCİ, KEVİKLİ, HALKEVİ
YÜKEVİ, GÖKEVİ, KEVİYH, KEKEVİ, ÇAKEVİ
KEVİ
Lehim sürmeye yarayan bakır bir araç. Yel etkisiyle olan set biminde kar yığını.
MÜZİKEVİ
Çeşitli müzik türlerine ait kursların verildiği, müzik aletlerinin satıldığı yer.
GEDİKEVİ
Afyon kenti, Ümraniye nahiyesine bağlı bir yer.
ÇİÇEKEVİ
Çiçek yetiştirilen ve satılan yer.
KEVİRMEK
Bırakmak.
KAYAKEVİ
Kayak yapılmış olan yerlerde kurulmuş tesis.
TUTUKEVİ
Tutukluların kapatıldığı yer, tomruk, dam, tevkifhane.
KEVİKLENMEK
Birinden yararlanmak için onu tutar görünmek. Güvenmek. Sevinmek.
KEVİKLİK
Samanlık. Ot, saman ve benzerleri yemlerin konulduğu yer, samanlık.
KEVİKSİNMEK
Ufak ve değersiz şeylere önem vermek.
DÖŞEKEVİ
Adana şehri, Çatalan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KEVİRTMEK
Ham ve küçük kavun. Bırakmak.
SAĞLIKEVİ
Sağlık ocağı.
EKMEKEVİ
Yemek yapılan ve yenilen oda.
DERNEKEVİ
Bir dernek veya kuruluşun üyelerinin buluşmaları için ayrılmış yer, lokal.
KEVİRDEK
Ham ve küçük kavun.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEVİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KEVİŞ
Ayakkabı. Yarışma, yarış : Çocuklar kevişle fasülyeyi kırıp ayıkladılar.
LOKAL
Müzikli eğlencelerin yapıldığı yer. Dernekevi. Yöresel. Yerel.
MİSAFİRHANE
Konukevi. Yolcuların konakladıkları han, kervansaray vb.
PLANETARYUM
Gökevi.
SALACA
Hasta, yaralı ya da ölü taşınan sedye. Tabut. Tutukevi. Ölü. Sedye. Hayvanın çektiği hasta sedyesi. Üstünde ölü yıkanılan kerevet. Sedye, tabut.
KOĞUŞ
Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.
DAM
Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılmış olan çoğu kiremit kaplı bölüm. Dansta kavalyenin eşi. Tutukevi. Ahır. İskambil kâğıtlarında kız. Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi.
OĞLANEVİ
Evlenme sürecinde erkek tarafı, erkekevi.
KUTES
Tutsakevi.
TUTNAK
Mahkeme kararını gösterir belge. Tutukevi.
TOMRUKÇU
Tutukevi bekçisi, gardiyan.
TURMA
Turp. Tutukevi.
YÜKEVİ
Yükevi, yüklük.
TEVKİFHANE
Tutukevi.
TOMRUK
Ağacın kesilerek silindir biçimine getirilmiş gövdesi. Tutukevi. Ayak ve ellere geçirilip bağlanan iki parça kütükten meydana gelen işkence aleti. İşlenmek veya biçilmek için hazırlanmış taş kütlesi.
NABAK
Tutukevi.
YILDIZLIK
Yıldız olma durumu. Gökevi.
TORMUK
Kömür yakılan yer, kömür ocağı. Tutukevi. Tutukluların ayağına vurulan demir. Emir: Ne demek istiyorsun, beni tormuğun altına mı sokacaksın ?.