Kelimeler arşivinde; içinde "kete" olan, toplam 57 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kete bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kete ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kete olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HATİPLİKETENCİLER
TÜKETEBİLMEK, KETENGÖMLEĞİ, FİRKETELEMEK, KETENYAPRAĞI
KETENGÖYNEK, KETENÇUKURU, GÖBEKKETESİ, EVSÜKETEKLİ, EKSİKETEKLİ, KETENGİLLER, ERKETECİLİK, TÜKETEBİLME, FİRKETELEME
KETEZLEMEK, EKMEKETEĞİ, KETENCİLER
KETENPERE, KETENDERE, ERKETELİK, KETENTAŞI, KETENYAĞI, HEKİKETEN, EYSÜKETEK, EVSÜKETEK, SAÇKETESİ, KETENYERİ, EKSİKETEK, EĞSİKETEK, EGSİKETEK, NEZAKETEN
SERKETER, PARAKETE, KETENOVA, KETENLİK, KETENLER, KETENİĞİ, KETEBELİ, ERKETECİ, KETEBEHU, KETENCİK
KETENEK, KETENLİ, KETENCİ, KETEMEZ, ESKETEK, ELKETEK, FİRKETE, KETEYİN, TEKETEK
KETENE, İSKETE, ERKETE
KETEN, KETEZ, KETER
KETE
KETE
Yağlı, mayalı veya mayasız hamurdan yapılmış olan çörek.
KETENGÖYNEK
Bir çeşit armut.
TÜKETEBİLMEK
Tüketme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KETEZLEMEK
Sandıklamak, bağlamak, sarmak : Portakalı ketezledik.
TÜKETEBİLME
Tüketebilmek işi.
KETENÇUKURU
Giresun ili, Tirebolu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
FİRKETELEMEK
Firkete ile tutturmak.
GÖBEKKETESİ
Kağnı ve arabalarda göbeği dağılmaktan koruyan demir çember. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta).
KETENYAPRAĞI
Yaprak biçiminde çuval deseni. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
KETENGİLLER
Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, keten vb. türleri içine alan bitki familyası.
EKSİKETEKLİ
Kadın.
KETENGÖMLEĞİ
İnce kabuklu, tatlı bir çeşit incir.
FİRKETELEME
Firketelemek işi.
HATİPLİKETENCİLER
Düzce ili, Konuralp bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
EVSÜKETEKLİ
Kadın.
ERKETECİLİK
Gözetleyicilik.
Bu bölümde tanımı içerisinde KETE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EKSTRAFOR
Giysilerin etek, kol, yaka parçalarına, perdelerin ucuna geçirilen seyrek dokunmuş keten şerit.
FANTA
Mavimsi yeşil renkli bir tür baştankara, dağ isketesi.
DUYUMSAMAZLIK
Duygusuzluk az ve yavaş tepki gösteren, bunun sonucu duygulandırıcı sebeplere karşı ilgisiz kalan insanın niteliği. Düzgülü olarak türlü durumların harekete getirdiği ilgi ve duygulardan yoksun olma durumu.
FELAKETZEDE
Felakete uğramış (kimse).
DUYGULANIM
Etkilenme, duygulanma. İstenç ve anlıktan ayrı görülen, duygusal tepkiler gösterme durumu. Bir ruh durumunun dış sebeplerle değişmesi. Tutkudan daha düzenli ancak daha güçsüz olan seçkin bir eğilim. Duyarlığın harekete geçişi.
BAROK
MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.
ERKENCİ
Erken davranan (kimse). Sabahın ilk saatlerinde harekete geçen. Erken olgunlaşan veya yetişen (meyve, sebze).
BAŞLAMAK
Görünmek. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak. Çalışır, işler, yürür duruma girmek. Etkisini göstermek. Bir işe girişmek, harekete geçmek.
FİLARİZ
Keten dövmeye yarayan tokmak.
BEZİR
Keten tohumu. Bezir yağı.
FLANEL
Keten ve yünden dokunan kumaş.
ÇIRÇIRLAMAK
Pamuk, keten, kendir vb. bitkisel dokuma ham maddelerini çekirdek veya kabuklarından temizlemek.
ALEYHTARLIK
Bir işe, harekete veya düşünceye karşı olma, karşıtçılık.
BİYEL
Makinelerde, bir ucu pistona, öbür ucu volanı çeviren kaldıraca geçirilmiş, pistonun doğrusal hareketini krankta dairesel harekete çeviren, hareketli kol.
DAMASKO
Çoğunlukla döşemelik olarak kullanılan, keten ve ipek karışımı bir kumaş türü.
BALIKLAMA
Suya dalmada, atlamada balık gibi gergin, düz ve baş aşağı bir biçimde. Bir işe, bir duruma, bir harekete sonucunun ne olacağını düşünmeden (girişmek).
ETAMİN
Pamuk, keten veya ipekten, seyrek dokunmuş delikli bir kumaş türü.
DÜŞMAN
Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).
ALESTA
Harekete hazır, tetikte.
BEZ
Pamuk ya da keten ipliğinden yapılmış olan dokuma, çaput. Herhangi bir cins kumaş. Kumaş veya dokumadan yapılmış. İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ. Herhangi bir iş için kullanılan dokuma. Pamuktan, düz dokuma.