Kelimeler arşivinde; içinde "keşi" olan, toplam 28 tane kelime bulunuyor. İçerisinde keşi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu keşi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında keşi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KEŞİKLEŞMEK, KEŞİRLENMEK, BAŞKEŞİŞLİK, KELEMEKEŞİR, KEŞİŞLENMEK
KEŞİKLEŞME, KEŞİŞKIRAN
KEŞİKLEME, KEŞİŞHANE, KEŞİŞLEME, EBEMKEŞİK
KEŞİKTEN, KEŞİROTU, TERKEŞİK, BAŞKEŞİŞ, KEŞİŞLİK, KEŞİDECİ
UŞAKEŞİ, KEŞİKÇİ
LEKEŞİ, LÖKEŞİ, EKEŞİK, KEŞİDE
KEŞİR, KEŞİK, KEŞİŞ, KEŞİF
KEŞİ
KEŞİ
Yağsız, kuru peynir. Doğrunun konsayı eksenini kestiği yer.
BAŞKEŞİŞLİK
Başrahiplik.
KEŞİKLEŞME
Keşikleşmek işi.
KEŞİKLEME
Almaş, münavebe.
EBEMKEŞİK
Gökkuşağı.
KELEMEKEŞİR
Kırlarda biten ve çorbaya konulan bir çeşit bitki.
KEŞİKTEN
Sebepten.
BAŞKEŞİŞ
Başrahip.
KEŞİŞLENMEK
Uyumak.
KEŞİKLEŞMEK
Keşikle çalışmak.
KEŞİŞKIRAN
Kars ilinde, Kağızman ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
KEŞİRLENMEK
Ceviz içlenmek.
KEŞİŞLEME
Güneydoğudan esen yel, akça yel, kara yel karşıtı. Güneydoğu 135°'lik yön.
TERKEŞİK
Karışık, zor çözülen ya da okunan (şey) :- Bu iş çok terkeşik.
KEŞİŞHANE
Manastır.
KEŞİROTU
Havuç.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEŞİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇATIŞMA
Çatışmak işi. Savaş maksadıyla düşmana karşı ilerleyen bir birliğin karşı tarafın keşif ve güvenlik kollarıyla arasındaki ilk silahlı vuruşma. Türlü yönlerden uzanan kıvrımlı dağ sıralarının, bir yerde dar bir açı ile birbirine yaklaşıp kaynaşması veya düğümlenmesi. Silahlı büyük kavga, arbede.
BAŞRAHİP
Manastırlarda en kıdemli ve yönetimden sorumlu rahip, başkeşiş.
NÖBET
Sıra, keşik. Vakit vakit ortaya çıkan aynı türden fizyolojik bozuklukların bütünü. Sıra ile belirli süre bir yeri bekleme işi. Hastalık sebebiyle titreme, yüksek ateş. Kez, defa. Sıra ile yapılmış olan görev, iş. Resmî yerlerde veya önemli kimselerin kapısında belli vakitlerde çalınan mızıka.
İLHANİ
İlhanlılar devrinde Anadolu'da yaygın olarak kullanılan keşideli bir yazı türüne verilen ad.
SKAVUT
Çok hızlı gidebilen bir tür keşif gemisi.
RAHİP
Hristiyanlarda genellikle manastırda yaşayan evlenmemiş papaz, keşiş, karabaş.
KEFCİ
Bilirkişi, keşifçi.
KIRLANGIÇ
Kırlangıçgillerden, geniş gagalı, çatal kuyruklu, ince uzun kanatlı, küçük göçebe kuş (Hirundo). Köyleri dolaşarak göz hastalıklarını ve özellikle akbasmayı iyi ettiğini öne süren sahte hekim. Öküz arabasında arka dingil ve tekerlekleri özeğe bağlayan çatal ağaç. Osmanlı donanmasında yer alan, karakol ve keşif işlerinde kullanılan, yelkenli ve kürekli küçük bir tür savaş gemisi.
KEŞ
Yağı alınmış sütten veya yoğurttan yapılan peynir. Kış için kurutulan yağsız, tuzsuz yoğurt. Ayyaş, esrarkeş. Aptal. Yağı alınmış yoğurttan ya da sütten yapılan peynir. Kış için kurutulan yağsız, tuzlu yoğurt. Tulum peyniri. Yoğurt ve yarma ile yapılan bir çeşit yemek. Sevilmeyen yemek: Kadın var aşı keş yapar, kadın var keşi aş yapar. Durum. Nemli toprak. Çok sulanmış toprak. Keçi yolu. İnatçı. Dinsiz ve kötü : Keş oldu gayrı o. Vurdum duymaz, duygusuz. Göze gelen beyazlık, körlük : Gözün keş olsun. Kir, bar : Ağzıyın keşini sil. Sıra, nöbet. Gırtlak. Sert, kinci, güçlü kişi. Kış için kurutulan yağsız, tuzsuz yoğurt yumruları. Yoğurt ve dövme buğdayla yapılan bir çeşit yemek. Ağzın yanlarında biriken kir: Bırak canım ağzı keşlinin biri. Kurutulmuş çökelek. Kurutulmuş yoğurt. Patika yol. Kabadayı, külhanvari, berduş. Süzme yoğurdun tuzlanması ve gölgede kurutulmasıyla elde edilen sert çökelek. Döğme ile yoğurttan yapılan yemek. (Alayunt Kütahya; Kandilli Bozüyük Bilecik). Keş adı verilen, yemeğin konulduğu kap. (Kandilli Bozüyük Bilecik). Yoğurt kurusu, ekşimik. Şanlıurfa şehrinde, Şekerli nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ALMAŞ
İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.
KEŞŞAF
Bilinmeyen çok önemli bir şeyi keşfeden. İzci. Keşif kolu.
KEŞİŞLİK
Keşiş olma durumu.
DİŞARLA
Keşişleme rüzgârı.
MÜNAVEBE
Nöbetleşme, keşikleme.
KEŞFİYE
Keşifle ilgili. Keşfeden.
MANASTIR
Bazı kesin kurallara bağlı rahip veya rahibelerin dünya ile ilgilerini keserek yaşadıkları yapı, keşişhane.
BAŞRAHİPLİK
Başrahip olma durumu, başkeşişlik. Başrahibin yaptığı iş, başkeşişlik. Başrahibin makamı, başkeşişlik.
KEŞFİ
Keşifle ilgili. Keşfeden.
KEŞŞİK
Sıra, nöbet. Sıra, nöbet (Ç.Çiftliği), karşılığı keşik.
HÜCUMBOT
Görevi saldırmak olan, torpidolarla donatılmış, keşif ve karakol görevlerini de yapan, çok hızlı, küçük savaş gemisi.