Kelimeler arşivi içinde; başında "kesi" olan, toplam 93 adet kelime bulunmaktadır. kesi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kesi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kesi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KESİNLEŞTİREBİLME
KESİNLEŞTİRMEK, KESİTARAŞTIRMA
KESİNLEŞTİRME, KESİNTİSİZLİK
KESİŞEBİLMEK, KESİŞİVERMEK, KESİLİVERMEK, KESİLEBİLMEK
KESİŞİVERME, KESİNLEŞMEK, KESİNSİZLİK, KESİLİVERME, KESİLEBİLME, KESİKSİZLİK, KESİKLEŞMEK, KESİŞEBİLME, KESİŞTİRMEK
KESİKKÖPRÜ, KESİNLİKLE, KESİVERMEK, KESİNLEŞME, KESİNLEMEK, KESİMLEMEK, KESİMCİLİK, KESİNTİSİZ, KESİŞTİRME, KESİKKEREM, KESİKKAVAK, KESİKLİLİK
KESİMLEME, KESİKKELİ, KESİCİLİK, KESİVERME, KESİNLEME, KESİNETLİ, KESİNEKES, KESİTDEYA, KESİKAĞAÇ, KESİMHANE, KESİNTİLİ, KESİSİYLE, KESİKKAYA
KESİLEME, KESİNLİK, KESİŞMEK, KESİRSİZ, KESİTMEK, KESİKLİK, KESİNKES, KESİKTAŞ, KESİNDİK, KESİMLİK, KESİNMEK, KESİLMEĞ, KESİKKAŞ, KESİLMEK, KESİMEVİ, KESİKSİZ
KESİNME, KESİŞME, KESİŞEN, KESİRLİ, KESİNTİ, KESİMLÜ, KESİMLİ, KESİMİŞ, KESİMCİ, KESİLME, KESİLLİ, KESİLİŞ, KESİLİM, KESİLİK, KESİKSU, KESİKLİ, KESİKÇİ, KESİYEN
KESİYH, KESİLİ, KESİKİ, KESİKE, KESİCİ
KESİŞ, KESİR, KESİN, KESİM, KESİT, KESİK, KESİĞ, KESİF, KESİÇ, KESİB
KESİ
KESİ
Kesilmiş yer. Ortaklık, yarıcılık : Tarlayı kesiye verdim. Çamaşır. Giysi, elbise. Ucu eğik baston, sırık.
KESİNLEŞTİRME
Kesinleştirmek işi.
KESİNLEŞMEK
Kesin bir durum almak, katileşmek. Değişme olanağı olmadan yürürlüğe girmek.
KESİLİVERME
Kesilivermek işi.
KESİNTİSİZLİK
Kesintisiz olma durumu.
KESİLEBİLME
Kesilebilmek işi.
KESİKSİZLİK
Bir süreç ya da gidişin aralıksız süregelmesi.
KESİNLEŞTİREBİLME
Kesinleştirebilmek işi.
KESİLİVERMEK
Ansızın kesilmek.
KESİNLEŞTİRMEK
Kesin bir duruma getirmek.
KESİŞİVERME
Kesişivermek işi.
KESİTARAŞTIRMA
Belli bir evrenden belli bir zamanda örneklemeyle alınmış bir kesit üzerinde yapılan gözlemlerle gerçekleştirilen araştırma, bk. ağırlıklı kesitaraştırma, ağırlıksız kesitaraştırma.
KESİŞİVERMEK
Aniden kesişmek.
KESİLEBİLMEK
Kesilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KESİNSİZLİK
Kesin olmama durumu.
KESİŞEBİLMEK
Kesişme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KESİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
ALABROS
Fırça gibi dik kesilmiş (erkek saçı).
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
ALAGARSON
Kısa kesilmiş saç. Oğlan saçı biçiminde kısa kesilmiş kadın saçı.
ARALIKSIZ
Birbirine bitişik olan, aralarında açıklık bulunmayan, kesintisiz. Sürekli, ara vermeden, kesintisiz.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
ALYAN
Cıvataları çıkarıp takmaya yarayan, altıgen kesitli, L biçiminde alet.
ALENİ
Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde yapılan.
APUKURYA
Et kesimi.
ARASIZ
Sürekli olarak, arkası kesilmeden, ara vermeden, müstemirren, vira.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
ARALIKLI
Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.
AMPÜTASYON
Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
ANALJEZİK
Ağrı kesici.
ASPİRİN
Ağrı kesici, ateş düşürücü ve kanı sulandırıcı olarak kullanılan beyaz renkli hap.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
AKINCI
Düşman ülkesine akın yapan savaşçı. İleri uç oyuncusu.
APLİKE
Düz veya desenli bir kumaştan kesilmiş motiflerin bir başka kumaşa işlenmiş durumu.