Kelimeler arşivinde; içinde "kesi" olan, toplam 144 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kesi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kesi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kesi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KESİNLEŞTİREBİLME, MEHMETDEDETEKKESİ
BALIKESİRLİLİK, İNCELERTEKKESİ, KESİNLEŞTİRMEK, KESİTARAŞTIRMA
KESİNTİSİZLİK, TEHLİKESİZLİK, ÇAYIRMELİKESİ, KANGALTEKKESİ, KESİNLEŞTİRME, KIVILKESİLGEN
YANKESİCİLİK, KESİLEBİLMEK, KESİLİVERMEK, KESİŞEBİLMEK, KESİŞİVERMEK
KESİNLEŞMEK, KESİNSİZLİK, BALIKESİRLİ, DAYAKKESİRİ, DEVLİKESİÜN, KESİKLEŞMEK, KESİKSİZLİK, KESİLEBİLME, KESİLİVERME, KESİŞEBİLME, KESİŞİVERME, KESİŞTİRMEK, SAKALIKESİK
KESİMCİLİK, KESİNLİKLE, KESİNTİSİZ, LEKESİZLİK, ÖFKESİZLİK, TEHLİKESİZ, ALTINKESİT, AYDINKESİM, ÇÖZÜLKESİM, KESİKKAVAK, KESİKKEREM, KESİKKÖPRÜ, KESİKLİLİK, KESİMLEMEK, KESİNLEMEK, KESİNLEŞME, KESİŞTİRME, KESİVERMEK, KIVILKESİM, SUYLAKESİM, TEKESİRMEK
BALIKESİR, HAREKESİZ, KESİCİLİK, KESİMHANE, KESİNTİLİ, YANKESİCİ, DEVLİKESİ, ISILKESİM, IŞILKESİM, KESİKAĞAÇ, KESİKKAYA, KESİKKELİ, KESİMLEME, KESİNEKES, KESİNETLİ, KESİNLEME, KESİSİYLE, KESİTDEYA, KESİVERME, KILIKESİK, KOCAKESİK, KOLKESİMİ, SAÇIKESİK, TAŞKESİĞİ, TEKESİMEK, TÖKESİMEK
BAŞKESİT, KESİKLİK, KESİKSİZ, KESİLMEK, KESİMLİK, KESİNKES, KESİNLİK, KESİNMEK, KESİRSİZ, KESİŞMEK, MASKESİZ, MÜNKESİR, TAKKESİZ, KESİMEVİ, ALTKESİM, ELİKESİK, ETLEKESİ, KEMKESİM, KESİKKAŞ, KESİKTAŞ, KESİLEME, KESİLMEĞ, KESİNDİK, KESİTMEK, ÖNKESİCİ, SUKESİMİ, SUTİKESİ, TAŞKESİK, YERKESİK
KESİKLİ, KESİLİŞ, KESİLME, KESİMCİ, KESİNME, KESİNTİ, KESİRLİ, KESİŞEN, KESİŞME, LEKESİZ, ÖFKESİZ, ŞİKESİZ, KESİKÇİ, KESİKSU, KESİLİK, KESİLİM, KESİLLİ, KESİMİŞ, KESİMLİ, KESİMLÜ, KESİYEN, ÖZKESİT
KESİCİ, KESİKE, KESİKİ, KESİLİ, KESİYH
KESİF, KESİK, KESİM, KESİN, KESİR, KESİŞ, KESİT, KESİB, KESİÇ, KESİĞ
KESİ
KESİ
Kesilmiş yer. Ortaklık, yarıcılık : Tarlayı kesiye verdim. Çamaşır. Giysi, elbise. Ucu eğik baston, sırık.
MEHMETDEDETEKKESİ
Çorum ili, Dodurga ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
İNCELERTEKKESİ
Denizli şehrinde, Bozkurt ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
KESİNLEŞTİRMEK
Kesin bir duruma getirmek.
KESİNTİSİZLİK
Kesintisiz olma durumu.
KIVILKESİLGEN
Çözgen içinde yükünlerine tümüyle ayrılan özdek.
YANKESİCİLİK
Yankesici olma durumu.
KESİLİVERMEK
Ansızın kesilmek.
ÇAYIRMELİKESİ
Keçisakalı.
BALIKESİRLİLİK
Balıkesirli olma durumu.
KESİNLEŞTİRME
Kesinleştirmek işi.
KESİLEBİLMEK
Kesilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KESİTARAŞTIRMA
Belli bir evrenden belli bir zamanda örneklemeyle alınmış bir kesit üzerinde yapılan gözlemlerle gerçekleştirilen araştırma, bk. ağırlıklı kesitaraştırma, ağırlıksız kesitaraştırma.
TEHLİKESİZLİK
Tehlikesiz olma durumu.
KESİNLEŞTİREBİLME
Kesinleştirebilmek işi.
KANGALTEKKESİ
Sivas ili, Kangal ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KESİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALABROS
Fırça gibi dik kesilmiş (erkek saçı).
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
ARALIKLI
Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.
APUKURYA
Et kesimi.
APLİKE
Düz veya desenli bir kumaştan kesilmiş motiflerin bir başka kumaşa işlenmiş durumu.
ANALJEZİK
Ağrı kesici.
ARALIKSIZ
Birbirine bitişik olan, aralarında açıklık bulunmayan, kesintisiz. Sürekli, ara vermeden, kesintisiz.
ARASIZ
Sürekli olarak, arkası kesilmeden, ara vermeden, müstemirren, vira.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
ALENİ
Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde yapılan.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ALAGARSON
Kısa kesilmiş saç. Oğlan saçı biçiminde kısa kesilmiş kadın saçı.
AMPÜTASYON
Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
ALYAN
Cıvataları çıkarıp takmaya yarayan, altıgen kesitli, L biçiminde alet.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
AKINCI
Düşman ülkesine akın yapan savaşçı. İleri uç oyuncusu.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
ASPİRİN
Ağrı kesici, ateş düşürücü ve kanı sulandırıcı olarak kullanılan beyaz renkli hap.