Kelimeler arşivi içinde; başında "kaş" olan, toplam 170 adet kelime bulunmaktadır. kaş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kaş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kaş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAŞIKÇIŞEYHLER
KAŞELETTİRMEK
KAŞAĞILANMAK, KAŞAĞILATMAK, KAŞEĞĞİNLİĞİ, KAŞELETTİRME, KAŞIYABİLMEK, KAŞKARANNIĞI, KAŞKARARTMAK, KAŞMİRLENMEK
KAŞAĞILAMAK, KAŞAĞILANMA, KAŞAĞILATMA, KAŞANDIRMAK, KAŞANVERMEK, KAŞARLANMAK, KAŞAVULAMAK, KAŞBIYIKLAR, KAŞIKLANMAK, KAŞIKLATMAK, KAŞINDIRMAK, KAŞITTIRMAK, KAŞIYABİLME, KAŞTARLAMAK
KAŞAĞILAMA, KAŞANDIRMA, KAŞANLAMAK, KAŞARLANMA, KAŞELENMEK, KAŞELETMEK, KAŞIKCIOBA, KAŞIKÇILAR, KAŞIKÇILIK, KAŞIKLAMAK, KAŞIKLANMA, KAŞIKLAYIŞ, KAŞIKYAYLA, KAŞINDIRMA, KAŞITTIRMA, KAŞKORUYAN, KAŞPERÜZÜM, KAŞŞALAMAK
KAŞABURUG, KAŞABURUK, KAŞDARMAK, KAŞDİŞLEN, KAŞEĞRİSİ, KAŞELEMEK, KAŞELENME, KAŞELETME, KAŞIÇALIK, KAŞIKLAĞI, KAŞIKLAMA, KAŞIKLIĞA, KAŞIKSAPI, KAŞINHANI, KAŞINTILI, KAŞKARASI, KAŞKARİKO, KAŞKIRMAK, KAŞKOLSÜZ, KAŞLIKAYA, KAŞMERLİK, KAŞNAŞMAK, KAŞPUSİYE, KAŞTARMAK
KAŞAĞACI, KAŞALTAK, KAŞANMAH, KAŞANMAK, KAŞARMAK, KAŞBASTI, KAŞBELEN, KAŞÇILAR, KAŞEKTİK, KAŞEKTİN, KAŞELEME, KAŞETMEK, KAŞIEĞRİ, KAŞIKARA, KAŞIKÇIN, KAŞIKLIK, KAŞINMAK, KAŞITMAK, KAŞKAVAL, KAŞKIŞLA, KAŞKOLLÜ, KAŞKORSE, KAŞLAMAK, KAŞOBASI, KAŞPINAR, KAŞYAYLA
KAŞAĞIL, KAŞALOT, KAŞALTI, KAŞANLI, KAŞANMA, KAŞANNI, KAŞARLI, KAŞAVIŞ, KAŞBAŞI, KAŞBOYU, KAŞDİBİ, KAŞEKSİ, KAŞESİZ, KAŞICAK, KAŞIKÇI, KAŞIKLA, KAŞIKLI, KAŞIMAK, KAŞINIŞ, KAŞINMA, KAŞINTI, KAŞITMA, KAŞLAMA, KAŞLICA, KAŞÖREN, KAŞUKLA, KAŞÜSTÜ, KAŞYAZI, KAŞYOLU
KAŞAĞI, KAŞANE, KAŞAVİ, KAŞELİ, KAŞENK, KAŞEVİ, KAŞGIR, KAŞIMA, KAŞİFE, KAŞİYH, KAŞKAL, KAŞKAM, KAŞKAŞ, KAŞKIR, KAŞKİR, KAŞKOL, KAŞKÖY, KAŞLIK, KAŞMAK, KAŞMAR, KAŞMER, KAŞMİR, KAŞOBA, KAŞÖNÜ, KAŞŞAK
KAŞAK, KAŞAL, KAŞAM, KAŞAN, KAŞAR, KAŞAT, KAŞAV, KAŞEK, KAŞEL, KAŞGA, KAŞHA, KAŞIG, KAŞIH, KAŞIK, KAŞIM, KAŞİF, KAŞİR, KAŞKA, KAŞLI, KAŞOH, KAŞŞA
KAŞA, KAŞE
KAŞ
KAŞ
Gözlerin üzerinde kemerli birer çizgi oluşturan kısa kıllar. Kemerli ve çıkıntılı şey veya yer. Sarp kayalık, uçurum. Eyerin ön ve arkasındaki çıkıntılı bölüm. Duvar, bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Sarp kayalıklar, uçurum. Tepe, dağ. Bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set. Yokuşun düzlüğe çıkılacak yeri, yokuşun başı. Patika, ince yol. Suyun, toprağın bir yanını oyup diğer yanını yükselttiği kısmı. Duvar, duvarın üstü. Çatı saçağı. Dam. Balkon. Semerin iki yanındaki ağaçlar. Ufuk. Mısır kırması. Mısır kırması ile yapılan çorba. Ocağın kemeri : Ocağa kaş çevirmek her ustanın işi değildir. Köprünün kemeri. Kemençede telleri yüksekçe tutmaya yarayan, eşiğin yanında bulunan, kaş biçimindeki delikler. Su kaynağı. Ev, oda, ahır ve benzerleri yapılarda dama uzunlamasına atılan atmaların altına, iki yana, yapı uzunsa ortaya gelecek biçimde enlemesine yerleştirilen ağaçlar. Dağlık, kayalık yolun dönemeci. Sergen, raf. Semerin üst, ön tarafında binenlerin tutunması veya yüke ait ipin bağlanmasına yarayan iki, ağaç çıkıntı. Yokuş, uçurum. Boylu boyunca uzanmış büyük kısmı toprağa gömülü kaya. Taraf, geçe. Uçurum, set, duvar. Kaç?. Kaş// kaş goz: kaş ve göz gibi çehreye ait uzuvlar// kaş kiprik: bk. kaş kirpik// kaş kirpik: kaş ve kirpik, bk. kaş kiprik// kaş yihmak: melul olmak, mahzun olmak Artvin Yusufeli Uşhum köyü. Gözün üzerinde bulunan çıkıntı ve bu çıkıntı üzerinde büyüyen kısa yumuşak tüyler. Toprak damlarda duvarı taşan kısım. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar; Alçılı Delice Ankara). Alçak duvar. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar). Semerin ön ve arkasında ip geçirmeye yarayan çatal ağaçlar. Eğer ve semerin önündeki sivri kısım. Tepelerde su ayırımı çizgisi. (Kadıköy Buldan Denizli). Gözün üzerinde bulunan çıkıntı ve bu çıkıntı üzerinde büyüyen kısa, yumuşak tüyler. Eyerin ve semerin önünde ve ardında olan yükseklikler. Kavun ve karpuz dilimi. Damın saçağı. 4.Ufuk. Gümüşhane kenti, Kelkit ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KAŞAĞILATMA
Kaşağılatmak işi.
KAŞANDIRMAK
Hayvanı durdurup işetmek.
KAŞAĞILATMAK
Kaşağılama işini yaptırmak.
KAŞAĞILANMA
Kaşağılanmak işi.
KAŞAĞILAMAK
Tımar etmek için hayvana kaşağı sürmek.
KAŞAĞILANMAK
Kaşağılama işi yapılmak.
KAŞKARANNIĞI
Alaca karanlık.
KAŞELETTİRMEK
Kaşeletme işini yaptırmak.
KAŞMİRLENMEK
Cilve yapmak, nazlanmak.
KAŞELETTİRME
Kaşelettirmek işi.
KAŞKARARTMAK
Kaş çatmak.
KAŞEĞĞİNLİĞİ
Dargınlık, küskünlük, güceniklik.
KAŞIKÇIŞEYHLER
Bolu ili, Göynük ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KAŞANVERMEK
At, eşek işemek.
KAŞIYABİLMEK
Kaşıma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇATINMAK
Kaşlarını çatıp surat asmak.
BELCE
İki kaş arası.
CEDEL
Tartışma, çekişme, münakaşa etme.
ALGI
Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.
GİCİŞMEK
Kaşınmak, kaşıntı duymak, gidişmek.
EKŞİMEK
Ekşi duruma gelmek. Kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek, somurtmak. Utanmak, mahcup olmak. Mayalanmak. Bozulmak. Sırnaşmak, ısrar etmek.
CENKLEŞMEK
Savaşmak. Atışmak, çekişmek, münakaşa etmek.
ÇATKI
Uç uca, birbirine çatılan şeylerin bütünü. Bir işin bütününün veya parçalarının bir araya getirilmesinde uyulan yöntem. Alından geçerek başın çevresine çember gibi bağlanan bağ, kaşbastı. Sehpa.
GICIK
Boğazda duyulup aksırtan, öksürten yakıcı kaşıntı. Sözleriyle, davranışlarıyla karşısındakini kızdıran, sinirlendiren, sıkan (kimse). Beyaz renkli, dağlıç koyununa benzer vücut yapısında, kuyruğu son omurlara kadar yağ kitlesi ile kaplı ve bu sebeple alt kısmı yuvarlakça görünen, kaba, karışık yapağılı bir tür koyun.
AYTIŞMAK
Atışmak, tartışmak, münakaşa etmek. Halk şairleri belli bir ayak çerçevesinde karşılıklı atışmak.
GICIKLAMAK
Gıcık oluşturmak, kaşındırmak. Kuşkulandırmak. Cinsel istek uyandırmak.
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.
GİDİŞMEK
Kaşıntı duymak, kaşınmak, gicişmek.
BEZEKÇİ
Duvar ve tavanları boyayıp birtakım resim veya şekillerle süsleyen kimse, nakkaş. Gelinleri süsleyen kadın.
DALAK
Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.
CEDELLEŞMEK
Tartışmak, münakaşa etmek, becelleşmek, cebelleşmek. Uğraşmak, çabalamak, becelleşmek, cebelleşmek.
DALAMAK
Köpek, kurt vb. hayvanlar dişlemek, ısırmak. Zehirli böcek, ısırgan otu, sert kumaş dokunarak teni acıtmak veya kaşındırmak.
ALIN
Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.
DONRA
Saç kepeği, kaş konağı. Kalınlaşmış, tabaka durumuna gelmiş kir.
BEZEMECİ
Bezeme yapan oymacı veya nakkaş.