Sonu KARAL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "karal" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu karal ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında karal olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde karal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KARAL

Uzun taneli bir cins üzüm.

TOKSOKARAL

Toxocara cinsine ait veya Toxocara cinsinin neden olduğu.

  -   -   -  

Anlamında KARAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KARAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KARALAYIŞ

Karalama işi.

FASSAL

Karalamacı.

KARALANMAK

Karalama işi yapılmak. Kara duruma gelmek. Leke sürülmek, kötülük yüklenmek.

ALGARİNA

Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.

KARALAMA

Karalamak işi. Leke sürme, kötülük yükleme. El alıştırmak için çok tekrarlanarak yazılan yazı. Üstünde düzeltmeler yapılan, temize çekilmemiş yazı taslağı, müsvedde.

CIZIKTIRMAK

Yazmak, karalamak.

BEYAZ

Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kişi. Beyaz zehir.

ÇIKRIKÇI

Çıkrık yapıp satan kimse. Elyaf fitillerini incelterek iplik veya elyaf yünü durumuna getiren ve boş makaralara saran bir makine.

KARALANMA

Karalanmak işi.

KARAMAK

Hor görmek. Karalamak, kara çalmak, lekelemek. Kötülemek, yermek.

FAKR

Yoksulluk, fukaralık.

KITAAT

Kıtalar, ana karalar. Asker birlikleri.

KARARTI

Karaltı. Kararmış yer, siyahlık.

İFTİRACI

Karalamacı.

KARALI

Karası (II) olan. Üzeri kalemle karalanmış.

KAPKARA

Çok kara, her yanı kara, simsiyah. Her yanı karalara bürünmüş bir biçimde. Sıkıntılı, zor.

FASSALLIK

Karalamacılık.

GÖLGE

Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet. Güneş ışınlarından korunacak yer. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse. Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan. Röfle. Koruma, kayırma himaye.

DİL

Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.

İFTİRACILIK

Karalamacılık.